10. Hukuk Dairesi 2025/16310 E. , 2026/2427 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/74 E., 2025/238 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davanın kısmen…
10. Hukuk Dairesi 2025/16310 E. , 2026/2427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/74 E., 2025/238 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 03.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı asil ... ve adına Av. ... ile davalı ... adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı vekili asıl dava dosyasında özetle; davacının asıl işveren konumunda bulunan ... Belediyesi tarafından ihale edilen Harikalar Diyarı konseptinde diğer davalı alt işveren şirketin işçisi olarak çalışırken 05.06.2012 tarihinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle yüksekten düşerek yaralandığından bahisle 603.623,18 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Bozma kararından sonra açılan birleşen dava dosyasında davacı vekili 2.332.430,29 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işin ... pisti yapım işi olduğunu, bu işin ihale ile anahtar teslim olarak davalı ... şirketine verildiğini, işin idaresi ve sorumluluğunun diğer davalıda olduğunu, işin inşaat işi olması sebebiyle müvekkili belediyenin gerekli önlemleri almak gibi yükümlülüğü bulunmadığını, davacının işvereninin de diğer davalı şirket olduğunu, Belediyenin bu işte kimlerin çalıştığını bilmediğini, olayın gerçekleşmesinde belediyenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek kendileri yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı ... ve Tic. A.Ş. (Eski ticaret ünvanı ... Mühendislik İnş. Proje ...ve Tic. Ltd. Şti.) usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 tarih ve 2013/261 Esas, 2021/270 Karar sayılı kararında özetle davalı belediyenin asıl işveren olmadığı, kazanın meydana gelişinde bir kusuru bulunmadığından bahisle davalı ... yönünden davanın reddine, davacının iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının %34,20 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %25, davacının işvereni olan adi ortaklığın %75 oranında kusurlu olduğundan bahisle davacı lehine 233.995,24 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarih, 2021/2486 Esas, 2022/1521 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz'in 06.06.2023 tarih ve 2022/11559 Esas, 2023/6457 Karar sayılı kararı ile davacının sair temyiz itirazları incelenmeksizin somut olayda, davalı ...’nın 5216 sayılı ... Belediyesi Kanunu'nun 7/m maddesi kapsamında asıl işlerinden sayılan buz pisti yapım işini davacının işvereni olan adi ortaklığa vermesinin onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da sorumluluktan kurtaramayacağı gözden kaçırılıp belediyenin ihale makamı olduğu, bu nedenle kazanın meydana gelişinde bir kusuru bulunmadığı kabulünden hareketle davalı ... Belediyesi hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Drece Mahkemesince bozmaya uyulmasından sonra yeni bir bilirkişi kusur raporu alınmış, bu kusur raporunda davalı ...’nin asıl işveren olduğu hususu göz önünde bulundurulmuş, davacının önceden %25 olarak tespit edilen kusur oranı bu kez %20 olarak belirlenmiş, yine aynı raporda davalı ... ve davacının işvereni olan adi ortaklığı oluşturan şirketlerin birlikte %80 kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiş, davacı vekilinin bu kusur raporuna karşı verdiği itiraz dilekçesinde geçen zaman dikkate alınarak yeniden hesap raporu alınmasını talep etmesi üzerine Mahkemece dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 31.01.2024 tarihli bilirkişi hesap raporunda bilinen dönem değiştirildiği gibi daha önceden PMF bakiye ömür tablosuna göre bakiye ömür, bu kez TRH’2010 tablosuna göre tespit edilmiş, raporda davacı tarafça daha önceden itiraza uğramayan %25 müterafik davacı kusuru dikkate alınarak hesaplama yapılmak suretiyle davacının maddi zararı 2.750.436,91 TL olarak hesaplanmış, bunun üzerine davacı vekili aynı davalılara karşı birleşen dava dosyasını açmış ve aslında müvekkilinin ücretinin asgari ücretin 3,38 katı düzeyinde olduğunu, maddi zarar hesabının bu doğrultuda yapılması gerektiğini de ileri sürerek 2.332.430,29 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli ikinci kararında bahsi geçen bu son hesap raporuna itibar edilmek suretiyle ve davacının kusuru son alınan kusur raporunda %20 olarak tespit edilmiş ise de usuli kazanılmış hak gereğince davacının %25, davalıların birlikte %75 kusurlu kabul edilmesi gerektiği kabulünden hareketle asıl dava dosyasında davacı lehine 603.623,18 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında ise yapılan 400.000,00 TL geçici ödeme tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere 2.146.813,73 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli ikinci kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 24.12.20 24... /11517 Esas, 2024/13632 Karar sayılı kararında özetle davacı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları yönünden temyiz eden davacı vekili ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak, davacı vekilinin 02.12.2019 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen 603.623,18 TL maddi zarar tutarını kabul ettiği gözden kaçırılmak suretiyle davalı ... yönünden bu tutardan fazla maddi tazminatın hüküm altına alınması hatalı olduğu gibi aşamalarda yapılan 400.000,00 TL geçici ödemenin mahsubunun infaz aşamasına bırakılmasının da hatalı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen temyiz incelemesine konu 17.07.2025 tarihli kararla asıl dava dosyası yönünden geçici ödeme kapsamında ödenen 400.000,00 TL mahsup edildikten sonra davalı ... Belediyesi'nin sorumlu olduğu tutar 203.623,18 TL ile sınırlı olmak üzere davacı lehine 603.623,18 TL, 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyası yönünden davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı şirket yönünden 2.146.813,73 TL maddi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, usuli kazanılmış hakkın söz konusu olmadığını, yerel mahkeme kabulünün aksine, davacının maddi tazminat talebinin 603.623,18 TL ile sınırlandırdığından söz etmenin mümkün olmadığını, Mahkemece, asıl davada geçici ödemeye ilişkin mahsup işleminin hatalı yapıldığını, bu hatanın, geçici ödemeye tekabül eden işlemiş faiz ve ferilerin davalı belediyeden tahsil imkanını ortadan kaldırdığını, zira, diğer davalı şirketin batık durumda olduğundan geçici ödemeye tekabül eden işlemiş faiz ve ferilerin diğer davalı şirketten tahsil imkanın bulunmadığını, Mahkemenin tarafların kusur sorumluluğuna ve kusur oranına ilişkin kabulünün de hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüerya hesap raporunda davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini; işleyecek pasif dönem zararının sehven hesaplamaya dahil edilmediğini ve yanlış yaşam tablosu üzerinden hesaplama yapıldığını, bu nedenlerle tazminat hesabının eksik ve hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin anahtar teslim iş verdiğini, davacının diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, hal böyleyken müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmalarını kabul etmediklerini, dosyaya sunulan 22.06.2020 tarihli ve 17.03.2021 tarihli bilirkişi raporlarında da ... Belediyesi'nin asıl işveren konumunda olmadığının belirtildiğini, gerçek ücretin hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, dolayısıyla oluşacak tazminatlardan ve özellikle manevi tazminattan idarenin kusuru bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, temyiz incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının asıl dava dosyasına ilişkin maddi tazminat bölümünde Mahkemece “Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile hesaplanan 603.623,18 TL maddi zararının; kaza tarihi olan 05.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (geçici ödeme kapsamında ödenen 400.000,00 TL mahsup edildikten sonra davalı ... Belediyesi'nin sorumlu olduğu tutarın 203.623,18 TL olduğuna)” karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda yukarıda açıklandığı şekilde kurulan hüküm nedeniyle davalı ...'nin kaza tarihinden geçici ödeme tarihine kadar olan faiz alacağından sorumlu tutulmaması yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 17.07.2025 tarihli kararının hüküm fıkrasının asıl dava dosyasındaki maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme ilişkin A-1 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile hesaplanan 603.623,18 TL maddi tazminatın tamamının kaza tarihi olan 05.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketi, bu tazminattan geçici ödeme kapsamında ödenen 400.000,00 TL'nin mahsup edilmesinden dolayı kalan 203.623,18 TL'lik kısmından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... sorumlu olacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Geçici ödenmesine karar verilen 400.000,00 TL yönünden ise kaza tarihinden, bu bedelin ödendiği tarihe kadar işlemiş olan yasal faizin tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı belediyeden tahsili ile davacıya verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'den alınmasına, Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.