Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4315 E. , 2024/5470 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4315 Karar No : 2024/5470 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1. ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2. ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gazi Ü…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4315 E. , 2024/5470 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4315 Karar No : 2024/5470 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1. ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2. ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gazi Üniversitesinde öğretim görevlisi olan davacının, 2009 yılı ve öncesinde teyzesinin yerine ALES'e girdiğinin tespit edildiğinden bahisle 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinin (6-c) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının fiilinin sübuta erdiği, fiiline uyan, kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilinin kurala bağlandığı 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinin (6-c) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairenin 17.03.2022 tarihli Ara Kararı ile istenilen kararın incelenmesinden, davacının teyzesinin nitelikli dolandırıcılık suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 4 yıl 2 ay hapis ve 908.800,00 TL adli para cezasına çarptırıldığı, anılan kararın kesinleştiği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile yürütülen soruşturmanın derdest bulunduğu dikkate alınmak suretiyle, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İsnat edilen suçun, 2009 yılı ve öncesinde teyzesinin yerine ALES'e girmek olduğu, bundan yararlanarak üniversitede öğretim görevlisi olmadığından, fiilin mütemadi suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, teyzesinin isnat edilen fiilden yararlanarak öğretim görevlisi olması nedeniyle fiilin teyzesi bakımından mütemadi suç kapsamında değerlendirildiğinden hareketle, kendisi bakımından da mütemadi suç kapsamında değerlendirmesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu; disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı, ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerce istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; Gazi Üniversitesinde öğretim görevlisi olan davacının, 2009 yılı ve öncesinde teyzesinin yerine ALES'e girdiğinin tespit edildiğinden bahisle 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinin (6-c) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 130. maddesinde; çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı; yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılmasının kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır. Anayasa'nın ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır. 2547 sayılı Kanun'un, 01.03.2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun ile değişik 53/b maddesinde; ''Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." kuralı yer almıştır. Anayasa Mahkemesinin 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı sonrası, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6764 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramış ve 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinde; Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezalarının uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları olduğu belirtilerek, maddede disiplin suç ve cezalarına, disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. 21.08.1982 tarih ve 17789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 11/b-6 maddesinde; kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiili, kamu görevinden çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 19. maddesinin 2. fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır. Ancak anılan Yönetmelik 20.10.2017 tarih ve 30216 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin Yürürlükten kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa Mahkemesinin 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı ile yükseköğretim kurumları yönetici, öğretim elemanı ve memurlarının disiplin işlemleri için getirilmiş herhangi bir kanuni güvence bulunmadığı ve yasal belirlilik sağlanmadığı belirtilerek, Anayasa'nın 38., 128. ve 130. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinin 2. cümlesinin iptal edilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ve karar 08.01.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesinin anılan kararı sonrası, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 6764 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramış ve maddede yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin suç ve cezalarına, disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. Bununla birlikte; Anayasa Mahkemesi'nin 22.01.1990 tarih ve 20410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12.12.1989 tarih ve E:1989/11, K:1989/48 sayılı kararında; ''Türk Anayasal sisteminde, "Devlete güven" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir karmaşaya neden olmamak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır.'' ifadelerine yer verilerek, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi açıkça ortaya konulmuştur. Olayda; davacının 2009 yılı ve öncesinde teyzesinin yerine ALES'e girme fiili nedeniyle yargılandığı ceza davasında; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının resmi belgede sahtecilik suçuna sübut veren fiilinin, 2004- 2009 yılları arasında işlendiği (son sınav günü 15.11.2009) ve 2009 yılında sona erdiği, bu suç açısından 8 yıllık zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma ve ... karar sayılı kararıyla zaman aşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraatine kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacının, 2009 yılı ve öncesinde başkasının yerine sınava girme fiilinin, Anayasa Mahkemesinin 14.1.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararının, 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından ve yürürlüğe girmesinden önce 2004- 2009 yılları (son sınav günü 15.11.2009) arasında işlendiği anlaşılmıştır. Diğer bir anlatımla davacının, disiplin cezasına konu olan, başkasının yerine sınava girme fiilinin, 2009 yılında sona erdiği ve bu fiilinden yararlanarak kamu görevine girmediği açıktır. Bu tarih itibarıyla, 2547 sayılı Kanun'a dayanılarak ihdas edilen Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin yürürlükte bulunduğu ve Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereği, davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gerektiği açıktır. Aksinin kabulü, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesine aykırı olacağı gibi, disiplini bozan fiillerin cezasız kalması sonucu, kamu düzeninin ihlaline yol açacağından, disiplin hukukunun kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacına aykırılık teşkil edecektir. Bu bağlamda; Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 2. fıkrası gereği disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğrayacağı dikkate alındığında, davacının, başkasının yerine sınava girme fiilinin 2004- 2009 yılları arasında işlendiği, son sınav tarihi olan 15.11.2009 tarihinden itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmemiş olması nedeniyle ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığından, dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık, aksi yöndeki İstinaf Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 22/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.