9. Ceza Dairesi 2023/4574 E. , 2023/8140 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/94 E., 2023/6 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı
**9. Ceza Dairesi 2023/4574 E. , 2023/8140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/94 E., 2023/6 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2014 tarihli ve 2011/159 Esas, 2014/107 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2014 tarihli ve 2011/159 Esas, 2014/107 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/1375 Esas, 2021/9118 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; olay tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden gerekçesiz hüküm kurulması, uygulama göre de; 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm kurulması gerektiğinin kabul edilmesine rağmen temel cezanın yazılı şekilde bir yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, on beş-on sekiz yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/94 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 10 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası uyarınca 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak; bozma öncesi aleyhe temyiz başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci madddesinin beşinci fıkrası gereğince netice olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun müsnet suçlardan alt sınırdan cezalandırılmasının ve lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun atılı konumda bulunan suçları işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkeme, "...Suça Sürüklenen Çocuk ...'un Mağdur Çocuk ...'e jilet vererek "tuvalete git, anüsündeki kılları temizle" dediği, Mağdurun bunu kabul etmemesi üzerine jiletle tehdit ederek zorla tuvalete gönderdiği, tuvaletteyken ...'un tek başına yanına geldiği, elindeki jileti tutarak "soyun" dediği, mağdura "senin boynunu bununla keserim" diyerek tehdit etmesi üzerine mağdurun pantolonunu indirdiği, SSÇ'nin arkasına geçtiği ve cinsel organı ile livata eylemini gerçekleştirdiği, mağdura kimseye söylememesini söylediği, livata olgusunun olayın intikal şekli ve zamanı da dikkate alındığında BTM ile giderilebilir şeklinde yaralanması ile birlikte ADÜ Adli Tıp Anabilim Dalının 22.03.2011 tarihli raporunda anal bölgede skar tespiti ile desteklenen Mağdur anlatımı ile sabit olduğu ve mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulduğunun Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 25.09.2013 tarihli raporu ile belirlendiği..." şeklindeki gerekçeyle suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezaların belirlenmesinin isabetli olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek Mahkemece kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/94 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.