12. Ceza Dairesi 2026/1376 E. , 2026/2440 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/524 E., 2018/166 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun…
12. Ceza Dairesi 2026/1376 E. , 2026/2440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/524 E., 2018/166 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 60.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafi, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, müvekkilinin dönüş yaparken trafiği kontrol ettiğini, kavşağın küçük olması nedeniyle aracının da büyük olması nedeniyle aracının bir kısmını Uşak-İzmir istikametindeki şeritlerden birinin yarısını kapatır şekilde açıkta kaldığını, İzmir-... yönünden gelen araçların geçişini 15 saniye kadar beklediğini, beklerken çarpma sesi duyduğunu, fren sesi duymadığını, hemen sağlık ekiplerini çağırdığını, kendisinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kullanmış olduğu tırda gerekli aydınlatmaların bulunduğunu, ölen araç sürücünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığını, imkan ve zorunluluğu olmasına rağmen şeridini değiştirmediğini, karayollarının da kusurunun bulunduğunu, bilirkişi raporlarının sunulan deliller incelenmeden oluşturulduğunu, hükmolunan cezanın fazla olduğunu, katılanların zararlarının hukuk mahkemelerinde ödendiğini, katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'ın sevk ve idaresinde kamyonet ile yanında yolcu olarak bulunan ölenler ..., ..., nitelikli yaralananlar ..., ... ve ... var iken, meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmanın olmadığı, havanın açık, yolun kuru, iki şeritli, düz, eğimli, hız sınırının 110 km/s olduğu, bölünmüş asfalt kaplama devlet karayolunda İzmir istikametine seyri sırasında, geldiği olay yerinde seyrine göre sağındaki ...istikametinden gelip kavşaktan ...istikametine dönmek isteyen sanık ... idaresindeki çekiciye bağlı yarı römorkun sol arka üç tekerleğinin bulunduğu yere çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, üç kişinin ölümü ve üç kişinin nitelikli yaralanmasına neden olduğu olayda, mahkemece, asli kusurlu olarak kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince sanık bakımından hükmolunan kararın isabetli olduğu ancak tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi dosya kapsamına aykırı bulunmakla, suçun işlenmesindeki özellikler, kusur durumu, meydana gelen sonuç dikkate alındığında TCK'nın 50/4. maddesi uygulanmayarak ve İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, ...2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.