10. Hukuk Dairesi 2017/1340 E. , 2019/5757 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı vekili, davacının…
**10. Hukuk Dairesi 2017/1340 E. , 2019/5757 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı vekili, davacının, davalı baharat üretimi işyerinde 07.11.2006-01.01.2010 tarihleri arasında (19.06.2007-1.11.2007 arası dönem hariç) aralıksız hizmet akdi ile çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece, çalışma olgusunun ve niteliği hususunda yeterli araştırma yapılmaksızın, davacının davalı işyerinde dönem dönem yevmiye ile bahçe temizliği yaptığı anlaşılmakta ise de, bu çalışmanın belirsiz süreli hizmet akdine dayalı bir çalışma olmadığı, işyerinde ihtiyaç halinde yevmiye ile davacı ve bir kısım bayanlara temizlik işlerinin yaptırıldığı davalı işverenin 506 sayılı Yasa gereğince arada sözleşmenin türü nedeniyle bildirim zorunluluğunun olmadığı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.