TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GÜNEŞ BASIM YAYIM ORGANİZASYON VE TİCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/24677) Karar Tarihi: 28/1/2021 Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Mustafa İlhan ÖZTÜRK Başvurucu : Güneş Basım Yayım Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti. Vekili : Av. Özge DEMİR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru,
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GÜNEŞ BASIM YAYIM ORGANİZASYON VE TİCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/24677) Karar Tarihi: 28/1/2021 Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Mustafa İlhan ÖZTÜRK Başvurucu : Güneş Basım Yayım Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti. Vekili : Av. Özge DEMİR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir siyasetçi hakkında yapılan haber nedeniyle başvu rucu aleyhine tazminata hükmedilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal e ttiği iddialarına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 4/7/2018 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. 6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunm uştur. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelere göre olaylar özetle şö yledir: Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 38. Başvuruya konu gazete haberinin yayımlandığı tarihten önce -2 013 yılında- aralarında siyasetçi ve kamu görevlilerinin de bulunduğu çok sa yıda kişinin hukuka aykırı olarak ortam dinleme araçlarıyla dinlenerek özel hayatlarına ve haberleşme özgürlüklerine müdahale edildiğine ilişkin iddiaları araştırmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu (Komisyon) kuru lmuştur. Komisyon, daha önce emniyet genel müdür yardımcılığı ve istihbarat daire başkanlığı görevlerinde bulunan E.A.nın konuyla ilgili olarak bilgisine başvurmuştur. E .A. Komisyona verdiği ifadesinde, ismini vermediği bir büyükşehir belediye başkanının yasa dışı dinleme aracı kullandığı iddiasında bulunmuştur. 9. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kahramanmaraş milletvekili olan D.Ö. de yasa dışı dinleme cihazları konusunda açıklamalar yapmıştır. D.Ö., K omisyonda bilgilerine başvurulan kişilerin beyanlarına da atıfta bulunarak Emniyet Ge nel Müdürlüğünün envanterinde bulunan teknik takip ve dinleme yapan araçlardan b ir kısmının kaybolduğunu, araçlardan birinin ise o dönemde Ankara Büyükşehir Belediyesi b aşkanı olan M.G. (davacı) tarafından şantaj amacıyla kullanıldığını iddia etmiştir. Bu id dialar başvuruya konu haberin yayım tarihinden önce çeşitli basın organlarında yayımlanarak g ündem oluşturmuştur. 10. CHP İzmir Milletvekili Er.A. da kaybolduğu iddia edilen dinl eme cihazlarıyla ilgili olarak içişleri bakanı tarafından cevaplanması amacıyla soru önergesi vermiştir. 11. Yukarıda belirtilen gelişmelerden sonra başvurucunun yayımcı sı olduğu ulusa l bir gazete olan Sol gazetesi (gazete), E.A.nın Komisyondaki ifa desi ile milletvekillerinin beyanlarına atıfta bulunarak davacı hakkında ileri sürülen bu i ddiaları haberleştirmiştir. 12. Gazetenin 30/9/2013 tarihli nüshasında yer alan "Hayalet dinleme arac ı [G.de] iddias ı" başlıklı haberin ilgili kısmında şu ifadeler yer almıştır: "Ortam dinlemesi için kullan ılan 11 mobil arac ın 5'inin M İT'te olduğu belirlenirken kalan 6 arac ın durumu belirsizli ğini koruyor. Kay ıp dinleme araçlar ından birinin bir belediye ba şkan ı taraf ından kullan ıldığı iddias ı gözleri [M.G.ye] çevirdi. CHP Kahramanmara ş milletvekili [D.Ö.nün], Ankara Büyük şehir Belediye Ba şkan ı [M.G.nin] izleme ve ortam dinlemesi yapan araç kulland ığı iddias ıyla yeniden gündeme gelen, teknik takip yapan ve kay ıp olduğu iddia edilen 'Observer' araçlar ının ak ıbeti belirsizliğini koruyor. Araçlar ın son durumuyla ya da araçlardan birini kulland ığı iddia edilen [M.G.] ile ilgili herhangi bir soru şturma ba şlat ılmazken, bu araçlardan ülkede 11 adet oldu ğu ve 5 minibüsün 2013 y ılında tüm teçhizat ıyla MİT'e devredildi ği biliniyor. Kalan 6 arac ın sorumlulu ğunu hiçbir kamu kurulu şu alm ıyor, bu araçlar ın kim ad ına ve nerede kullan ıldığı bilinmiyor. İçişleri Bakanl ığı topu Telekomünikasyon İletişim Başkanl ığı'na atarken, Gümrü k Bakanl ığı da kay ıtlar ında araçlar ına dair bilgi olmad ığını savunuyor. Emekli Emniyet Yetkilisi İddialar ı Doğruluyor Böcek Komisyonunun yasad ışı dinlemeler için bilgisine ba şvurduğu Emniyet Genel Müdürlüğü Emekli Müdür Yard ımc ısı [E.A.nın] ifadeleri de bu araçlar ın varl ığını ve bunlardan birinin bir belediye ba şkan ı taraf ından kullan ıldığı iddialar ını doğruluyor. TBMM Yasad ışı Dinleme Komisyonu'nda konu şan [E.A.] bu tarz cihazlar ın geneld e Almanya'da [R.S.] firmas ından al ındığını söylüyor ve komisyon üyelerine 'Ben size şu kadar Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 4net söyleyeyim: Baz ı büyükşehir belediye ba şkanlar ımızın bile bu arac ı yıllardan beri kulland ığını herkes biliyor' diyor. CHP Bal ıkesir milletvekili [N.H.nin] bu tür cihazlar ın faturas ız, kay ıtsız ülkeye nas ıl girdiği sorusuna ise 'Türkiye'ye her şey yasal m ı giriyor sayın milletvekilim' diye cevap veriyor. Cevaps ız kalan sorular CHP İzmir milletvekili [E.A.nın] tüm bu iddialar ı içeren soru önergesine İçişleri Bakan ı [M.G.] dinleme ve izleme faaliyetlerine dair her türlü bilginin T İB'in sorumlulu ğunda oldu ğu cevab ını verdi. Bu cihazlar ın gümrük kay ıtlar ının olup olmad ığına yönelik sorular ı ise Gümrük Bakan ı [H.Y.] , ellerinde herhangi bir bilgi ve belg e bulunmad ığı şeklinde yan ıtlad ı. '[M.G.] şantajla Belediye Ba şkanl ığı yap ıyor' [D.Ö.], kay ıp cep telefonlar ını bile bulan devlet yetkililerinin, yurt d ışından özel olarak getirilen kay ıp dinleme araçlar ını bulamamalar ının manidar oldu ğunu söyleyerek 'Geçtiğimiz y ıl böcek komisyonu toplant ısında bu araçlardan birinin bir belediye başkan ında olabilece ği konuşulmuştu. Ben o belediye ba şkan ının [M.G.] olduğunu düşünüyorum. [M.G.] , bugüne kadar milletvekillerinden tutun, mahkeme ba şkanlar ına, iş adamlar ından tutun hatta ba şbakana, birçok ki şiye şantaj yapt ı. Bunca yolsuzlu ğunun, usulsüzlüğünün ortaya ç ıkmamas ının sebebi belediye ba şkan ının şantajlar ıdır' diye konu ştu. Ankara Büyük şehir Belediyesi ile ilgili bir ba şka iddiay ı da gündeme getiren [D.Ö.], 'Ankara Belediyesinde kaç tane hakim savc ı yak ını, istihbarat eleman ı çocuğu çal ışıyor bilmiyoruz ama bizim duyumlar ımız kritik görevlerdeki birçok insan ın yak ınının [M.G. ] taraf ından çal ıştırıldığı yönünde. [M.G.] bunu da elinde bir koz olarak bulunduruyor' dedi." 13. Davacı, anılan haberde geçen ifadeler nedeniyle kişilik hakl arına saldırıda bulunulduğu iddiasıyla 1/10/2013 tarihinde Ankara 22. Asliye Hu kuk Mahkemesinde (Mahkeme) gazete aleyhine manevi tazminat davası açmıştır. 14. Mahkeme 25/6/2015 tarihinde davanın kısmen kabulü ile başvur ucunun 5.000 TL manevi tazminat ödemesine karar vermiştir. Mahkemenin gerekç eli kararının ilgili kısmı şöyledir: "...Her ne kadar söz konusu yay ın içeriğinde muhabirin ki şisel yorumundan ziyade CHP milletvekili [D.Ö.nün] beyanlar ı esas al ınarak haber yap ılmış ise de daval ının bas ın özgürlüğü kapsam ında s ınırsız hareket edemeyece ği herhangi bir konuyu haberle ştirirken kamu yarar ı ile hakk ında haber yap ılan ın menfaati aras ındaki dengeyi objektif olara k korumas ı ve habere konu hususun en az ından görünür gerçekli ğe uygun olup olmad ığının araştırılmas ı gerektiği, somut olayda daval ı söz konusu ara ştırmay ı yapmaks ızın [D.Ö.] taraf ından ileri sürülen iddialar ı haberleştirirken davac ının hakk ında olumsuz kanaat oluşturulmas ına yönelik hareket edildi ği, davac ının şantajc ı bir kişiliğe sahip oldu ğunun ileri sürüldü ğü bu hususun ki şilik haklar ının ihlali mahiyetinde oldu ğu ve davac ının manevi tazminat talebinin yerinde oldu ğu anlaşılmakla birlikte manevi tazminat ın mahiyeti gere ği zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde taraflar ın ekonomik ve sosyal durumlar ı ile tazminata esas olay ın mahiyeti gözönüne al ınarak miktar ın tespiti gerekti ği düşüncesiyle talebin k ısmen kabulüne karar vermek gere ği duyularak a şağıdaki hüküm tesis edilmi ştir..." 15. Tarafların temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (Daire) 19/2/2018 tarihinde kararı oyçokluğuyla onamıştır. Nihai karar başvurucu vekiline 4/6/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 516. Başvurucu 4/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK 17. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı bir karar için bkz. Uğurlu Gazetecilik Bas ın Yay ın Matbaac ılık Reklamc ılık Ltd. Şti. (2) [GK], B. No: 2016/12313, 26/12/2019, 18-28. V. İNCELEME VE GEREKÇE 18. Mahkemenin 28/1/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü 19. Başvurucu; dava konusu haberin emekli bir emniyet genel müdü r yardımcısının Komisyona verdiği ifadeler ile ilgili olduğunu, anılan iddialar ın soru önergesine konu olduğunu ve milletvekilleri tarafından dile getirildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu, gazetenin haber değeri olan bu iddiaları, iddia sahiplerinin isimlerini k ullanıp konuşmalarından alıntıla r vererek güncel bir şekilde haberleştirdiğini ifade etmiştir. Ba şvurucu, anılan haber nedeniyle manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin Anayasa'nın 5., 25., 26., 28., 29., 30., 31., 36., 40., 67., 68 ve 138. maddelerini ihlal ettiğini iddia etmi ştir. 20. Bakanlık görüşünde; iç hukukta ve Avrupa İnsan Hakları Sözle şmesi'nde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile şeref ve itibar hakkı nın aynı derecede ve eşit olarak saygıyı hak ettiği, bu iki hak arasında hiyerarşik bir ilişki b ulunmadığı belirtilmiştir. Bakanlık, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında ifade özg ürlüğünün bireylerin "görüşlerini aç ıklayabilme, kanaat sahibi olabilme, kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülk e sınırlar ı söz konusu olmaks ızın bilgi ve fikir al ıp verme " özgürlüklerinden oluştuğunun belirtildiğini, bununla birlikte bu özgürlüğün sınırsız bir hak niteliği taşımadığını vurgulamıştır. Bu itibarla Bakanlık, başvurucunun şikâyetlerini n incelenmesinde yargı organlarınca verilen kararlarda ifade (basın) özgürlüğü ile baş kalarının şeref ve itibarının korunması hakkı arasında adil bir dengenin kurulup kurulmadığın ın değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. 21. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında daha önceki idd ialarını yinelemiştir. B. Değerlendirme 22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucunun iddialarının bir bütün olarak Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde düzenlenen ifade ve basın ö zgürlükleri kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 23. Anayasa nın Düşünceyi aç ıklama ve yayma hürriyeti kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 6 Herkes, dü şünce ve kanaatlerini söz, yaz ı, resim veya ba şka yollarla tek ba şına veya toplu olarak aç ıklama ve yayma hakk ına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamlar ın müdahales i olmaks ızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestli ğini de kapsar... Bu hürriyetlerin kullan ılmas ı,... başkalar ının şöhret veya haklar ının,... korunmas ı ... amaçlar ıyla s ınırlanabilir Düşünceyi aç ıklama ve yayma hürriyetinin kullan ılmas ında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir. 24. Anayasa nın Bas ın hürriyeti kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: Bas ın hürdür, sansür edilemez Devlet, bas ın ve haber alma hürriyetlerini sa ğlayacak tedbirleri al ır. Bas ın hürriyetinin s ınırlanmas ında, Anayasan ın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulan ır 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar ver ilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Müdahalenin Varlığı 26. Gazetede yayımlanan haber nedeniyle davacı tarafından açılan davad a başvurucunun 5.000 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmişt ir. Söz konusu mahkeme kararı ile başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerine yönelik b ir müdahalede bulunulmuştur. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı 27. Anayasa nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler,... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtile n sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar,... demokrati k toplum düzeninin... gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 28. Yukarıda anılan müdahalenin Anayasa nın 13. maddesinde öngö rülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin ger eklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir. i. Kanunilik 29. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinin kanunla s ınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 7ii. Meşru Amaç 30. Müdahalenin başkalar ının şöhret veya haklar ının korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucu na varılmıştır. iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk (1) Demokratik Toplum Düzeninin Gerekleri Kavramı 31. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı bir müdahale olması gerekir ( Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, 53-55; Mehmet Ali Ayd ın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, 70-72). Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı ka rşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması, başvurulabilecek en son ç are ve alınabilecek en hafi f önlem olarak kendisini göstermesi gerekmektedir (bazı farklılık larla birlikte bkz. Bekir Coşkun, 51; Mehmet Ali Ayd ın, 68; Tansel Çöla şan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, 51). (2) Demokratik Toplum Düzeninin Bir Gereği Olarak İfade ve Basın Özgürlükleri 32. Anayasa Mahkemesi; Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlüğü ile onun özel güvencelere bağlanmış şekli olan ve Anayasa'nın 28. m addesinde yer alan basın özgürlüğünün demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden oldu ğunu, toplumun ilerlemesi ve her bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini o luşturduğunu daha önce pek çok kez ifade etmiştir. Bu bağlamda ifade özgürlüğü ile basın özgür lüğü herkes için geçerli ve demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir ( Mehmet Ali Ayd ın, 69; Bekir Co şkun, 34-36). Basın özgürlüğünün kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumları n iletilmesi ile bunlara ilişkin bir kanaat oluşturması için en iyi araçlardan birini sa ğladığı açıktır ( İlhan Cihaner (2) , B. No: 2013/5574, 30/6/2014, 63). (3) Basının Ödev ve Sorumlulukları 33. Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri basına tamamen sınırsız bir ifade özgürlüğün ü garanti etmemiştir. Anayasa'nın 12. maddesinin "Temel hak ve hürriyetler, ki şinin topluma, ailesine ve di ğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklar ını da ihtiva eder." biçimindeki ikinci fıkrası, kişilerin sahip oldukları temel hak ve hürriyetleri ku llanırken ödev ve sorumluluklarına da gönderme yapmaktadır. Anayasa'nın 26. madde sinin ikinci fıkrasında yer alan sınırlamalara uyma yükümlülüğü, ifade özgürlüğünün kul lanımına basın için de geçerli olan bazı görev ve sorumluluklar getirmektedir ( Orhan Pala , B. No: 2014/2983, 15/2/2017, 46; Önder Bal ıkçı, B. No: 2014/5552, 26/10/2017, 43). 34. Bu görev ve sorumluluklar başkalar ının şöhret ve haklar ının zarar görme ihtimalinin bulunduğu ve özellikle adı verilen bir şahsın itiba rının söz konusu olduğu durumlarda özel önem arz eder ( Orhan Pala , 47). Basın özgürlüğü; ilgililerin meslek ahlakına saygı göstermelerini, doğru ve güvenilir bilgi verecek şekilde ve iyi niyetli olarak hareket etmelerini zorunlu kılmaktadır. Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 8(4) Başkalarının Şöhret veya Haklarının Korunması 35. Anayasa nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgür lüğünü n sınırlandırılma nedenlerinden ve bu bağlamda ifade özgürlüğünü kullananların uyması gereken görev ve sorumluluklardan biri de başkalarının şöhret v eya haklarının korunmasıdır. Bireyin şeref ve itibarı, kişisel kimliğinin ve manevi bütünlüğ ünün bir parçasını oluşturur ve Anayasa nın 17. maddesinin birinci fıkrasının korumasından fayd alanır (İlhan Cihaner (2), 44) Devlet, bireyin şeref ve itibarına keyfî olarak müdahale et memek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür ( Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, 41; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, 33; Bekir Coşkun, 45; Önder Bal ıkçı, 44). (5) Çatışan Haklar Arasında Dengeleme 36. Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında başvurucunun müdahal e edilen ifade özgürlüğü ile başvurucunun ifadeleri nedeniyle davacının müdaha le edilen şeref ve itiba r hakkının korunması arasında adil bir dengenin gözetilip gözetil mediğini değerlendirmiştir. (Nilgün Halloran, 27; İlhan Cihaner (2), 49). Bu, soyut bir değerlendirme değildir. Mevcut olayda çatışan haklar arasında dengeleme yapılabilmesi i çin yayında kamu yararı bulunup bulunmadığı, genel yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, toplumsal ilginin varlığı ve konunun güncel olup olmadığı, habe rin konusu ve yayımlanma şartları, kullanılan ifadelerin türü, yayının içeriği, şekli ve sonuçları, habere yönelik kısıtlamaların niteliği ve kapsamı, haberde yer alan ifadelerin kim tarafından dile getirildiği, hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük derecesi ile ilgili ki şinin önceki davranışları, kamuoyu ile diğer kişilerin kullanılan ifadeler karşısında sahi p oldukları hakların ağırlığının değerlendirilmesi gerekir ( Nilgün Halloran, 44; Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, 56; Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617, 8/4/2015, 58-66; İlhan Cihaner (2), 66-73). 37. Anayasa Mahkemesi; somut olayın koşullarında başvurucunun y aptığı haber sebebiyle manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin zorunlu bi r ihtiyaca karşılık gelip gelmediğini, gerçekleşmesi amaçlanan meşru amaçla orantılı olup olmadığını, bunu haklı göstermek için ortaya konan gerekçelerin ilgili ve yeterli görünüp görünmediğini davanın bütününe bakarak değerlendirecektir (benzer yönde bir değerlend irme için bkz: Sinan Baran , B. No: 2015/11494, 11/6/2018, 38). (6) Somut Olayın Değerlendirilmesi38. Somut olayda başvurucu, haberin yayımlandığı tarihte Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanı olan davacı hakkında yapmış olduğu bir haber nedeniyle manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir. Başvurunun çözümlenmesi için incelen mesi gereken temel iki mesele bulunmaktadır. İlki başvurucunun daha önce yaygınlık kaz anmış olan bir iddiayı haber yapıp yapmadığı, diğeri ise başvurucunun bir gazeteci ola rak üzerine düşen ödev ve sorumlulukları yerine getirip getirmediğidir (benzer bir incele menin yapıldığı bir karar için bkz. Uğurlu Gazetecilik Bas ın Yay ın Matbaac ılık Reklamc ılık Ltd. Şti. (2) ). 39. Başvurucuya konu haber içeriği incelendiğinde devletin çeşit li kurumları tarafından hangi kurumun envanterinde bulunduğu konusunda net b ir açıklama yapılmayan altı mobil dinleme aracının akıbetinin araştırıldığı görülmekte dir. Bu araştırma yapılırke n öncelikle milletvekili olan D.Ö.nün başka basın organları taraf ından daha önce yayımlanan Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 9açıklamalarına alıntı yapılarak yer verilmiştir. Ayrıca haberde , söz konusu iddiaların haberi n yayımlanmasından bir süre önce Komisyonda dinlenen kişiler tara fından tekrar gündeme getirildiği ve bir soru önergesine konu olduğu hatırlatılmıştır . 40. Görüldüğü üzere somut başvuruya konu haber daha önce farklı mecralarda dile getirilmiş olan, güncel, haber değeri taşıyan bir konuya ilişki n iddiaların haberleştirilerek yeniden gündeme getirilmesinden ibarettir. Dolayısıyla davacı h akkında dile getirilen iddiaların ilk kez başvurucunun haberiyle alenileştiği söylenem ez. 41. Şu hâlde incelenmesi gereken diğer husus ise haber yapılırke n basının ödev ve sorumluluklarına uygun davranılıp davranılmadığıdır. Hiç kuşkus uz bir iddiaya veya söylentiye dayansa da kişilerin itibarını zedeleyecek şekilde i snatta bulunulması durumunda gazetecinin çok daha dikkatli olması, bu konuda asgari bir araş tırma yapması gerekmektedir. Bu gereklilik, ifade ve basın özgürlükleri ile kişilerin şeref ve itibar hakkı arasındaki hassas dengenin korunması bakımından hayati derecede önemlidir. 42. Başvurucudan haberde yer alan iddiaların doğruluğunu bütün y önleriyle ortaya koyacak şekilde ispatlaması değilse bile bu iddialarını somut o lgularla desteklemesi beklenmelidir ( Kadir Sa ğdıç, 57; İlhan Cihaner (2) , 64). Bu durumun gazetecilerin gazetecilik etiğine uygun bir biçimde davranarak doğru ve güven ilir bilgi vermek için iyi niyetli hareket etmeye yönelik ödev ve sorumluluklarından kayna klandığı kabul edilmelidir. Bir diğer anlatımla Anayasa nın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğü ve bu özgürlükle bağlantılı olarak Anayasa nın 26. maddesinde tanımla nan ifade özgürlüğünün gazetecilere tanıdığı güvence, gazetecilerin gazetecilik mesleğ inin gerekleri ile ödev ve sorumluluklarına saygı içinde hareket etmeleri koşuluna bağlıdı r (basının görev ve sorumluluklarına ilişkin olarak bkz. Orhan Pala , 46; Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No: 2015/18567, 25/2/2016, 89; R.V.Y. A. Ş., B. No: 2013/1429, 14/10/2015, 35; Fatih Taş [GK], B. No: 2013/1461, 12/11/2014, 67; Önder Bal ıkçı, 43). 43. Somut olayda davacı hakkındaki iddiaların nerede ne şekilde dile getirildiği ve bu iddiaların sahipleri belirtilmek suretiyle haberleştirildiği görülmektedir. Haber içeriğinde iddia sahiplerinin sözleri tırnak içinde alıntılanmış ve başvur uya konu habere naklen eklendiği açıkça gösterilmiştir. Yargıtay tarafından onanan ilk derece mahkemesi kararında da açıkça " söz konusu yay ın içeriğinde muhabirin ki şisel yorumundan ziyade CHP milletvekili [D.Ö.nün] beyanlar ı esas al ınarak haber yap ıldığı" kabul edilmiştir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesi habere konu daha önce başka mecra larda ileri sürülen ve ayrıca bir milletvekili tarafından da TBMM'de dile getirilen iddiaları n "en az ından görünür gerçekliğe uygun olup olmad ığının" araştırılması gerektiğini ifade etmiştir. İlk derece mahkemesinin kabulüne göre haberleştirilen bir iddianın kimler tarafından ileri sürüldüğünün haberde yer alması yetmemekte, gazetecinin söz konusu iddiaları n doğruluğunu da ayrıca araştırmaları gerekmektedir. 44. Somut başvuruya konu haberde başvurucu bir iddiada bulunmamı ş, davacı hakkında başkaları tarafından ileri sürülen iddiaları haberleşt irmiştir. Haberde, Komisyonda dinlenen bir kişi tarafından ileri sürülen iddialar ile söz kon usu iddiaların kamuoyuna yayılmasından sonra ana muhalefet partisi CHP'nin isimleri habe rde zikredilen iki milletvekilinin açıklamalarına yer verilmiştir. Milletvekilleri nden biri davacının adını da vererek kamuoyu ile görüşlerini paylaşmış, diğer milletvekili i se yine davacının adını zikrederek İçişleri Bakanlığına bir soru önergesinde bulunmuştu r. Başka bir deyişle esas itibarıyla başvurucu, siyasetçiler tarafından dile getirilen ve TBMM'de ileri sürülen iddiaları haber konusu yapmıştır. Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 1045. Bir gazeteci olan başvurucunun sorumluluğu belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken ikinci önemli nokta ise Anayasa Mahkemes inin daha önceki kararlarında da ifade edildiği gibi gazetecilerin ispat yükünü yerine getirirken kendisinden bir beyanın doğruluğunu kanıtlayan savcı gibi hareket etmelerinin b eklenemeyecek olmasıdır. Burada sözü edilen araştırma yükümlülüğü somut gerçeklik anlamı nda değil yayının yapıldığı andaki olayın beliriş biçimine uygunluk olarak anlaşı lmalıdır. Başvurucunun haber kaynaklarının söz konusu iddialar bakımından makul olarak güven ilir olup olmadığını, doğru ve güvenilir bilgiler sunmak için iyi niyet çerçevesinde çaba g österip göstermediğini ortaya koyması yeterlidir (benzer değerlendirmeler için bkz. Orhan Pala, 51; Uğurlu Gazetecili k Basın Yay ın Matbaac ılık Reklamc ılık Ltd. Şti. (2), 52). 46. Gazetecilerden beklenen, bir haber veya makalede bir iddia i leri sürdüklerind e söz konusu iddiaların doğruluğunu araştırmaları ve kişiler hakk ında bir suçlama yönelttiklerinde ise dayanaklarını açıkça belirtmeleridir. Somu t olayda olduğu gibi gazetecilerden kim oldukları bilinen kişilerce ileri sürülen id diaların doğruluğunun haber yapılmadan önce bir savcı gibi bağımsız bir araştırma ile kanıt lamaları beklenemez. Anayasa Mahkemesinin kanaatine göre aksi yönde bir beklenti sorumluluk hukukunu ters çevireceği gibi gazetecilik mesleğini yapmayı da imkânsız hâle getirecekti r. 47. Başvuruya konu haberde davacı hakkında ileri sürülen iddiala rın objektif sınırlar içinde verilmediği ya da haber içeriğinde okuyucuları yönlendir meye müsait yorum ya da imada bulunulduğu da kabul edilmiş değildir. Bu hâliyle başvuru cunun haberleştirdiği iddiaları olgusal temellere dayandırarak mesleğinin gerektirdiğ i ödev ve sorumluluk içinde hareket ettiği kabul edilmelidir. 48. Haberin esas itibarıyla bir belediye başkanı hakkında ileri sürülen yasa dışı dinleme cihazlarını elinde bulundurduğu iddiasıyla bağlantılı ş ekilde verildiği, bu yönüyle kamuoyunu ilgilendiren ve kamusal tartışmaya katkı sunma potans iyeli olan bir niteliği olduğu açıktır. Bir belediye başkanının yasa dışı dinleme cihaz ı bulundurduğuna dair iddianın kaynağı gösterilerek kamuoyuna aktarılmasının şeref ve itibarı koruma gerekçesiyle yaptırıma tabi tutulması kamuyu ilgilendiren konularda serbest ve açık tartışmaların önlenmesi sonucunu doğuracaktır. Anayasa Mahkemesine göre kişil er hakkında gazetecilerin sorumlulukları içinde yapılan haberler veya yorumlardan dolayı cezalandırılması basının kamu yararına ilişkin konuların tartışılmasına yönelik katkılar ına ciddi şekilde engel oluşturacaktır ( Orhan Pala, 52; Ali R ıza Üçer (2) [GK], B. No: 2013/8598, 2/7/2015, 46). 49. Yukarıdaki tespitlere karşın Mahkeme; haberin içeriğini, baş vurucunun daha önce dile getirilmiş olan iddiaları alıntı yaparak haberleştirm iş olmasını, davacının toplumsal konumunu yeterince tartışmadan yapılan haber nedeniyle başvuruc uyu tazminat ödemeye mahkûm etmiştir (benzer değerlendirmeler için bkz. Nilgün Halloran , 52; Önder Bal ıkçı, 45). Yapılan değerlendirmeler ışığında ilk derece mahkemesinin davacının şeref ve itiba r hakkını koruma amacının demokratik bir toplumda basının oynadığ ı temel rol de gözetildiğinde başvurucunun Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri ka psamındaki ifade ve basın özgürlüğü haklarına uygulanan sınırlamaların haklı çıkarılması için yeterli olmadığı ve daha ağır basan bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği kanaatine ulaşılmıştır. İlk derece mahkemesince ifade ve basın özgürlüğünün korunması ile şeref ve itibar hakkının korunması arasında adil bir denge kurulmamıştır. Bu sebeple Mahkemenin ba şvurucunun tazminat ödemesine karar verilmesine ilişkin ileri sürdüğü gerekçeler, b aşvurucunun ifade ve basın özgürlüğü hakkına yapılan müdahale için ilgili ve yeterli olarak kabul edilemez. Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 1150. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 26. ve 28. maddelerinde g üvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar ve rilmesi gerekir. Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamıştır. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 51. 30/11/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurul uşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 52. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama ve 10.000 TL m anevi tazminat talebinde bulunmuştur. 53. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 54. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 55. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fık rasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargı lama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasa l düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ort adan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgüle nen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 12hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 56. İncelenen başvuruda yapılan haber nedeniyle Mahkeme tarafınd an başvurucunun manevi tazminat ödemesine karar verilmesine ilişki n kararın gerekçesinin ilgili ve yeterli olmadığı, bu nedenle başvurucunun ifade ve basın özg ürlüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından k aynaklandığı anlaşılmaktadır. 57. Bu durumda ifade ve basın özgürlüklerinin ihlalinin sonuçlar ının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar b ulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasın a yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal k ararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararı n bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesine gö nderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 58. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşı lığında başvurucuya net 8.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir . 59. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddia nın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE, B. Anayasa nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifa de ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE Selahaddin MENTEŞ'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçların ın ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 22. A sliye Hukuk Mahkemesine (E.2013/443, K.2015/298) GÖNDERİLMESİNE, D. Başvurucuya net 8.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE, F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 13G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 28/1/ 2021 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 14KARŞIOY GEREKÇESİ 1. Anayasa Mahkemesi çoğunluğu başvurucunun ifade ve basın özgür lüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddiaın kabul edilebilir olduğuna kara r vermiştir. Aşağıda açıkladığı m sebeplerle bu karara katılmadım. 2. Başvurucu bir siyasetçi hakkında yapmış olduğu haber nedeniyl e aleyhine tazminata hükmedilmesini ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edil diği iddiasıyla mahkememize başvurmuştur. 3. Mahkememizin gerekçeli kararında başvurucu süreci, olay ve ol gular ayrıntılı olarak yazıldığından bu süreçler karşı oy yazısında tekrar edil memiştir. 4. Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli karar ı ile yapılan haber nedeniyle haberde isim belirtilerek yer alan ifadelerin d avacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu değerlendirilmelerinde bulunularak başvurucu aleyhine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Kararın temyiz edilmesine üzerine Yar gıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından 19.02.2018 tarihinde verilen bu hüküm onanmıştır. 5. Başvurucu söz konusu dava nedeniyle tazminata hükmedilmesinin ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 6. Anayasa'nın düşüncesiyi açıklama ve yayma hürriyeti ve basın hürriyetine ilişkin haklara bir müdahalenin olup olmadığı değerlendirirken Anayasa'nın 13. Maddesinde öngörülen somut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörüle n, Anayasa'nın 26. Maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma demokratik toplum düzenin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama şartlarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 7. İfade ve basın özgürlükleri mutlak olmayıp sınırlandırılabili r nitelikli haklardandır. Anayasa'nın 26. Maddesinin 2. Fıkrasında sınırlam a sebeplerine yer verilmiştir. Basın özgürlüğünün sınırlanmasında ise kural olarak 28. Maddeni n 4. Fıkrası gereği Anayasa'nın 26. ve 27. Madde hükümleri uygulanacaktır. 8. Anayasa'nın 12. Maddesi "temel ve hak ve hürriyetler kişinin topluma ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını ihtiva eder." düzenlemesiyle kişilerin sahip oldukları temel hak ve hürriyetleri kullanılırken ödev ve sorum luluklarının bulunduğun a gönderme yapmaktadır. İfade ve basın özgürlükleri kullanırken d e geçerli olan bazı görev ve sorumluluklar bulunmaktadır. Mahkememizin (Orhan Pala, B. No: 2 014/2983, 15/2/2017 Önder BALIKÇI B. No: 2014/6009 , 15/2/2017) kararlarında da bas ın özgürlüklerinin mutlak olarak düzenlenmediği Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtile n sebeplere bağlı olarak sınırlandırıldığına izin verildiği vurgulanmıştır. 9. AİHM, ifade özgürlüğü ile özel yaşama saygı ve kişilik haklar ının korunmasını dengelerken birçok faktörü değerlendirmektedir. Basın da yer al an ifadelerin genel yarar ile tartışmaya katkısı ilgili kişinin ne kadar meşhur olduğu ve hab erin konusunun ne olduğu, ilgili kişinin yayından önceki davranışı, bilgi elde edinme yön tem ve doğruluğu, yayının içeriği biçimi ve sonuçları ifadeye uygulanan yaptırımın ağırlı ğı gibi kriterleri her somut olay bağlamında değerlendirmektedir. Başvuru Numarası : 2018/24677 Karar Tarihi : 28/1/2021 1510. AİHM, ifade ve basın özgürlüğü ile kişilerin şeref ve itiba r hakkının dengelenmesinde kişilerin yaptığı iş kamu görevlisi olup olmama sı politikacı olup olmaması gibi kriterleri de esas alarak somut olayları değerlendirmekted ir. 11. Başvurucu aleyhine yapılan haber nedeniyle Ankara 22. Asliye hukuk mahkemesince tazminata hükmedilmiştir. Başvurucu aleyhine tazmi nata hükmedilmesine ilişkin kamu yararı ve başkalarının şöhret ve haklarının korunm asının bir parçası olduğu meşru bir amacının olduğu açıktır. Türk Medeni Kanunun 24. Madd esi ve Türk Borçlar Kanunu 58. Maddesi uyarınca tazminata hükmedildiğinden ilgili h ükümlerin kanunilik şartının taşıdığı belirlenmiştir. 12. Kişilerin şeref ve itibarının korunması basın ve ifade özgü rlüğü hürriyetini n korunması konusunda değerlendirme yapılırken mahkemelerce bir d engelenme yapılma zorunluluğu vardır. Ölçütler belirlenirken ana ölçütlerden bir isi de "kamu yararıdır." yayı n salt toplumun yararı gözetilerek yapılmış olmalıdır. Toplumun ç ıkarı dışında hiçbir kişisel çıkar gerçeklerin yanlış olarak sunulmasına neden olmamalıdır. Haber olduğu biçimiyle verilmeli kişisel katkı yer almamalıdır. Gerek yazılı gerekse görsel basının bu işlevini yerine getirirken özellikle yayının gerçek olmasının yayında kamu yara rı bulunmasını toplumsal ilgilinin varlığını konunun güncelliğini gözetmeli ve haber ver ilirken öz ve biçim arasındaki denge korunmalıdır bu ilke ve kurallar gözetilmeden yapılan yay ın hukuka aykırılık oluşturur. Böylece kişilik hakları saldırıya uğramış olur. Anıl an ilke ve kurallara uyulması durumunda ise yayının anayasa basın yasası ve basının genel işl evi karşısında kişilik değerlerine saldırı teşkil etmediği kabul edilmelidir. 13. Somut olayda Ankara 22. Asliye hukuk mahkemesi yaptığı değe rlendirmede basın özgürlüğü kapsamında sınırsız hareket edilemeyeceğini bas ının herhangi bir konuyu haberleştirirken kamu yararı ile hakkında haber yapılanın menfa ati arasındaki dengey i objektif olarak koruması ve habere konu hususu en azından ' gör ünür gerçekliğe' uygun olup olmadığını araştırması gerektiğini başvurucunun söz konusu araş tırmayı yapmaksızın ileri sürülen iddiaları haberleştirirken davacının hakkında olumsuz k anaat oluşturmasına yönelik hareket ettiğini bu şekilde haber ile kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. 14. Başvurucu hakkında haber yaptığı kişinin ne iş yaptığını bil mektedir. Hakkında haber yapılan kişi belediye başkanıdır. Güvenlik bürokrasisinde yer almamıştır. Emniyet mensubu ya da istihbarat görevlisi değildir böyle bir birimde çalışmamıştır. Çalıştığı yerler yaptığı görevler kamuoyu tarafından bilinmektedir. Habere konu olaylar ise daha çok usulsüz teknik takip ve dinlemelere ilişkindir. Hakkında haber yapılan kişinin görünür gerçekli k karşısında basit bir araştırmayla bile ortaya çıkaracak konunun ismi kullanılarak haberleştirilmesi kişinin şeref ve itibarını zedeleyecek niteli ktedir. Ankara Asliye hukuk mahkemesince bu değerlendirme yapılarak şeref ve itibarın koru nması kapsamında tazminata hükmedilmiştir. Mahkeme başvurucunun sorumlu gazeteci lik anlayışı içerisinde davranmadığını tespit ederek hakkında haber yapılan kişinin şe ref ve itibarını zedelendiğini tespit etmiştir. 15. Yukarıda belirtilen gerekçelerle basın ve ifade özgürlüğünü n ihlal edilmediği görüşüyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmadım. Üye Selahaddin MENTEŞ