1. Hukuk Dairesi 2021/3051 E. , 2021/4772 K. "" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında görülen dava TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescil istemine ilişkindir. Davacı ..., 1926 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tesci…
**1. Hukuk Dairesi 2021/3051 E. , 2021/4772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında görülen dava TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescil istemine ilişkindir. Davacı ..., 1926 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu davanın reddini savunmuş, MK’nun 713/6 maddesi gereğince tescilini talep etmiştir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz bölümünün özel mülkiyete konu narenciye bahçesi olduğu, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle teknik bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 3.516,83 metrekarelik tescil harici yerin davacı adına tesciline, (D) harfi ile gösterilen 495,15 metrekarelik tescil harici yerin reddine karar verilmiş, davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davalı Hazinenin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki; MK’nun 713/1 maddesinde aynen“Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. KK.’nun 17 maddesinde ise “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, dava konusu taşınmazın dava tarihinden geriye doğru davasız aralıksız yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek taşınmazı tarıma elverişli hale getirdiğini duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması gerekmektedir.