1. Hukuk Dairesi 2022/4138 E. , 2022/7693 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve terkin – elatmanın önlenmesi-yıkım davası sonunda Pazar(Rize) Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.11.2021 tarihli ve 2021/151 Esas, 2021/793 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, dava ko…
**1. Hukuk Dairesi 2022/4138 E. , 2022/7693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve terkin – elatmanın önlenmesi-yıkım davası sonunda Pazar(Rize) Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.11.2021 tarihli ve 2021/151 Esas, 2021/793 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, dava konusu 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını belirterek, 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasına, dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesine ve üzerindeki yapıların kal’ine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar savunma getirmemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.03.2015 tarihli ve 2015/127 E- 2015/136 K sayılı kararıyla; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tensiple, davalı olarak gösterilen....’ın dava tarihinden önceki bir tarih olan 28.01.2008 tarihinde vefat etmiş olduğu belirtilerek, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2018/8548 E. 2021/1066 K. sayılı kararıyla; “… Somut olayda, Mahkemece, davalı olarak gösterilen ....’un 28.01.2008 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, az yukarıda açıklanan Yasa maddesi uyarınca bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, her ne kadar, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği Medeni Kanun'un 28.maddesinin buyurucu nitelikteki hükmüyle açıklanmış, yine 04.05.1978 tarihli ve 4/5 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince de ölü kişi aleyhine dava açılması mümkün olmadığı gibi ıslahla hasım değiştirilemeyeceği ve ölenin mirasçılarının davaya dahil edilerek çekişmenin çözümlenmesine hukuken olanak bulunmayacağı belirtilmiş ise de, az yukarıda açıklandığı üzere 6100 sayılı HMK’nin 124. maddesi gereğince usul ekonomisi düşünülerek değişik durumlara göre taraf değiştirilmesine olanak sağlanmıştır. Bu durumda, kendisine husumet yöneltilen kişinin dava tarihinde ölü olduğunun anlaşılması halinde mirasçılarının davaya dahil edilerek çekişmenin çözüme kavuşturulması bu kapsamda düşünülmelidir. Hal böyle olunca davalı ... Nafız Hiçyılmaz’ın dava tarihinden önce öldüğü anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nin 124. maddesi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.