3. Ceza Dairesi 2023/17061 E. , 2025/11024 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3891 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2018 tarihli ve …
**3. Ceza Dairesi 2023/17061 E. , 2025/11024 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3891 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2018 tarihli ve 2017/8870 soruşturma, 2018/45959 sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK/KYO) karar verildiği, aynı Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.03.2023 tarihli başvuru ile şüpheli hakkında yeni deliller elde edildiği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasının talep edildiği, Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.03.2023 tarihli, 2023/2333 değişik iş sayılı kararı ile vaki talebin reddedildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.03.2023 tarihli ve 2017/8870 Soruşturma sayılı yazı ile talebin reddine dair kararın kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesinin talep edildiği, Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2023 tarihli, 2023/2522 değişik iş sayılı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği, merci Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2023 tarihli ve 2023/3891 değişik iş sayılı kararıyla, Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın gerekçesinde hukuka aykırı herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirmesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Soruşturma savcısının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 94660652-105-06-11631-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve 2023/94946 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve 2023/94946 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16.04.2018 tarihli ve 2017/8870 soruşturma, 2018/45959 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı müteakip, yeni delil elde edildiğinden bahisle şüpheli hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin reddine ilişkin Ankara 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/2333 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.03.2023 tarihli ve 2023/3891 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma sonunda, kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini takiben, aynı şüpheli hakkında atılı suçtan Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2018/1988 soruşturma sayılı dosyası kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesi üzerine, bu kez suç yeri itibariyle dosyanın Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2022 tarihli ve 2020/113265 soruşturma, 2022/20140 sayılı yetkisizlik kararı üzerine, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli ve 2022/2125 değişik iş sayılı kararı ile Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak belirlenmesi sonrasında, Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmaya devam edilerek yeniden 18.01.2023 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve 2023/43448 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiği, yetkisizlik kararı ile gelen dosya kapsamında yer alan tanık beyanları ve Veri İnceleme Raporunun şüpheli ... hakkında yeni delil oluşturduğundan bahisle şüpheli hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin Ankara 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.03.2023 tarihli kararı ile reddine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2 nci maddesinde, "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2017 tarihli ve 2017/15-186 Esas, 2017/450 Karar sayılı ilamında, "...01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 172 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni bir delil meydana çıkmadan Cumhuriyet savcısınca kendiliğinden kamu davası açılamayacağı hüküm altına alınmış, ancak 06.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 680 sayılı KHK ile ayrıca, elde edilen yeni delilin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte olması ve sulh ceza hakimliğince bu konuda bir karar verilmesi şartlarına bağlanmıştır." şeklinde, Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.06.2015 tarihli ve 2013/7-700 Esas, 2015/241 Karar sayılı ilamında, "... CMK'nun 172/2 nci maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir. Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır." şeklinde belirtildiği üzere, Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra, yeni delil ortaya çıkmadıkça ve bu hususta ilgili hâkimlikçe bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılmasının mümkün olmadığı, Yine mevcut olup ele geçirilemeyen, dosyada bulunmayan ya da dosyada bulunmakla birlikte Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delillerin "yeni delil" olarak değerlendirilmesi gerektiği, Somut soruşturma dosyasında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sonunda, kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak, Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı ile gönderilen 2023/208 soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan tanık beyanlarına göre şüphelinin örgüt içerisinde yer alarak örgütsel faaliyetlere katıldığı ve Veri İnceleme Raporuna göre A5 kodlaması ile örgüte bağlılığı üst seviyede olan kişiler arasında tespit edildiği, anılan delillerin şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sonrasında dosya içerisine alındığı ve değerlendirilmeye tabi tutulmadıklarının anlaşıldığı cihetle, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar öncesi dosya arasında bulunmadığı ve bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli şekilde incelenip değerlendirilmediği açıkça ortada olan bahsi geçen delillerin kamu davası açılması bakımından yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği cihetle, itirazın anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Şüpheli ...'ın 17.08.1985 doğumlu olduğu, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser olarak görev yaparken 670 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20.07.2018 tarihinde yakalama emri düzenlendiği ancak henüz infaz edilemediği tespit edilmiştir. 2.Bir başka soruşturmada şüpheli olarak beyanı alınan ... ... isimli şahsın anlatımları üzerine şüpheli hakkında soruşturmanın başlatıldığı, yürütülen soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında soyut ve genel nitelikteki ... ...'in beyanı dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2018 tarihli ve 2017/8870 soruşturma, 2018/45959 sayılı Kararı ile KYOK verilmiştir. 3. Şüpheli hakkında ... ... isimli kişinin anlatımlarının bulunması ve Emniyet Mahrem Yapılanma Veri İnceleme Raporunda A5 olarak "FETÖ mensubiyeti olan teslimiyeti sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişiler" şeklinde kodlandığının tespit edilmesi üzerine Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma işlemlerine başlanıldığı, Bayburt ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıkları arasında yetkiye ilişkin uyuşmazlık çıktığı, son olarak dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında bırakıldığı anlaşılmıştır. 4.Yetkisizlik kararı ile gelen dosya kapsamında şüpheli hakkında yeni deliller ortaya çıkması nedeniyle daha önce verilen 16.04.2018 tarihli KYOK'un kaldırılmasına karar verilmesi için Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine talepte bulunulmuştur. 5.Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.03.2023 tarihli, 2023/2333 değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında beyanda bulunan ... ...'un ifade tarihinin 13.12.2017 tarihli olduğu, Emniyet Mahrem Yapılanma Veri İnceleme Raporunun 06.04.2018 tarihli olduğu ve dosyada delil olarak bulundukları, KYOK'un ise 16.04.2018 tarihli olduğu, KYOK tarihinden itibaren yeni bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının KYOK'un kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. 6.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.03.2023 tarihli ve 2017/8870 Soruşturma sayılı yazı ile KYOK'un kaldırılması talebinin reddine dair kararın kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiş, Ankara 10.Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2023 tarihli, 2023/2522 değişik iş sayılı kararıyla itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmiştir. 7.Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2023 tarihli ve 2023/3891 değişik iş sayılı kararı ile, Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın gerekçesinde hukuka aykırı herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2023 tarihli ve 2017/8870 Soruşturma sayılı itirazının "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 8.Soruşturma savcısının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 16.08.2023 tarihli ve 94660652-105-06-11631-2023-Kyb sayılı yazısı ile Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2023 tarih 2023/3891 Değişik İş sayılı kararının CMK 309 uncu maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 172 nci maddesinin birinci fıkrasında kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının verilmesi, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise yeni delil tespit edildiğinde kamu davası açılabilmesinin koşulları düzenlenmiştir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (5271 sayılı Kanun 160/1 m.). Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir (5271 sayılı Kanun 161/1 m.). Soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde Kovuşturmaya Yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı süresi ve mercii gösterilir (5271 sayılı Kanun 172/1 m.). Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. (5271 sayılı Kanun 172/2 m.). Şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, yeni delil elde edildiğinden bahisle kaldırılmasına yönelik Cumhuriyet savcısınca yapılan istemin reddine dair verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 172/2 nci maddesi kapsamında "talep üzerine tesis edilmiş bir hakimlik kararı" olması nedeniyle, anılan Kanun'un 267 nci maddesindeki; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." açık hüküm nedeniyle itiraz kanun yoluna tabi olduğu, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine itiraz merciince itirazın reddine kesin olmak üzere karar verildiği, merci tarafında verilen ve kesin nitelikteki bu karara karşı 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulabileceği belirlenmiştir. Doktrinde bu husus tartışılarak yeni delil kavramının nasıl anlaşılması gerektiği üzerine değerlendirmeler yapılmış, kovuşturmaya yer olmadığı kararından önce mevcut olup da ele geçirilememiş olan delilin de yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği, bir delilin yeni olup olmadığının Cumhuriyet savcısı tarafından takdir edilmesi gerektiği yönünden görüş belirtilmiştir. (Centel/..., Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınları, Kasım 2020, 19. Bası, s. 609-2010) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.06.2015 tarihli ve 2013/7-700 Esas - 2015/241 sayılı Kararında; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delilin, yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonunda, ... ... isimli kişinin soyut ve genel nitelikteki beyanı dışında kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinden sonra, Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve yetkisizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma dosyasında ... ... isimli kişinin şüpheli hakkında anlatımlarda bulunduğunun ve ayrıca Emniyet Mahrem Yapılanma Veri İnceleme Raporunda şüphelinin A5 olarak "FETÖ mensubiyeti olan teslimiyeti sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişiler" şeklinde kodlandığının tespit edilmiş olduğu; şüpheli hakkında verilen KYOK içeriğinden bahsi geçen bu delillerin Cumhuriyet savcısı tarafından daha önce görülmediği ve KYOK sırasında değerlendirilmediğinin açıkça anlaşıldığı; doktrinde ifade edildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 23.06.2015 tarihli ve 2013/7-700 Esas - 2015/241 sayılı Kararında da belirtildiği şekilde, Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delillerin yeni delil niteliğinde olduğuna kuşku bulunmadığı; yalnızca ... ...'un ifadesinin alındığı tarih ile veri inceleme raporunun oluşturulduğu tarihin KYOK verilmesinden önceki bir tarih olmasına dayanılarak bu delillerin yeni delil olmadığı şeklinde değerlendirme içeren Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/2333 değişik iş sayılı kararında hukuki isabet bulunmadığı nazara alındığında, Cumhuriyet savcısının talebinin kabulü ile daha önce verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar verilmesinde ve Cumhuriyet Başsavcılığı talebinin reddine dair merci kararında isabet bulunmamaktadır. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Merci Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2023 tarihli ve 2023/3891 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.