Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6357 E. , 2024/3797 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6357 Karar No : 2024/3797 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ... VEKİLLERİ : Huk. Müş. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, ... ... Hastanesi hakkında yapılan inceleme neticesinde tesis edilen ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı idari yaptırım kararının eksik yaptırım uygulandığı…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6357 E. , 2024/3797 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6357 Karar No : 2024/3797 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ... VEKİLLERİ : Huk. Müş. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, ... ... Hastanesi hakkında yapılan inceleme neticesinde tesis edilen ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı idari yaptırım kararının eksik yaptırım uygulandığı iddia edilerek; bu kararın dayanağı olan 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki EK-2 "Özel Hastane Müeyyide Formu"nun yetersiz olduğu ve hiç müeyyide barındırmadığı iddia edilerek iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI :Davacı tarafından, incelemedeki eksikliklere yönelik olarak, yargı kararı üzerine başlatılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda, 50 günlük tedavi sürecinin önceki inceleme ile kıyas edilerek layıkıyla incelenmediği, bazı kayıtların sonradan eklendiği, incelemecinin bu hususa dikkat etmediği, nesnel kriterlerden ayrıldığı, dayanaksız öznel yorumlar yaptığı, 2016 yılına ilişkin kayıtlara ve tanık anlatımlarına göre değil, 18/03/2019 tarihinde hastaneye yapılan ziyaret neticesinde elde edilen bilgilere göre rapor tanzim edildiği, Danıştay kararında belirtilen eksik tanıkların dinlenmediği, olaya ve şikayete göre somut tespit ortaya konulmadığı, Danıştay kararına rağmen tanıkların dinlenmediği, bu hususta raporda, yakınlarını kaybeden hastaların stresli olduklarından ve ifadelerinin bilimsel olmamasından dolayı ifadelerine başvurulmadığının yazıldığı, şikayet edilen hastanenin yoğun bakım ünitesindeki hasta yataklarının fonksiyonlarının kısıtlı ve eski oluşu ile yoğun bakım personelinin giriş çıkışlarında hijyen kurallarına riayet edilmediği hususunda yine inceleme yapılmadığı, bu hususta Özel Hastaneler Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılmadığı, yoğun bakım biriminde izolasyon odasının doğrudan servise açıldığı; Danıştay (Kapatılan) 15. Dairesince karara bağlanan hususlarda ceza verilmemesine yönelik olarak, salt sağlık çalışanı noksanlığından eylemin ağırlığı ile bağdaşmayan bir cezalandırma yoluna gidildiği, hastanenin yoğun bakım servisinin personel sayısı bakımından tescil şartını sağlamaması sebebiyle Özel Hastaneler Yönetmeliği Müeyyide Formunun 2. satırına göre tescil işlemini usulüne aykırı yapan mesul müdürün görevden alınması gerektiği, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 66. maddesinin 1. fırkasının (a) bendindeki tescil şartının sağlanmamasından dolayı Müeyyide Formunun 17. satırına göre Valilikçe faaliyet durdurularak Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerektiği, ilgili yoğun bakım biriminin kapatılması gerekirken para cezası ile yetinildiği, eksik personel çalıştırma sorununun yıllara yayıldığı, yatak sayısından fazla hastanın olduğu dönemlerin olduğu, bu konuda inceleme yapılmadığı, inceleme raporundan halihazırda pozisyon verme şemasının tutulmadığının anlaşıldığı, buna göre Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 48. maddesindeki kayıt tutma zorunluluğunun hem olay tarihinde hem de yeniden yapılan inceleme tarihinde ihlal edildiği, Müeyyide Formunun 15. satırına göre ceza verilmediği, ayrıca Hastanenin tekerrür eden noksanlıklar sebebiyle cezalandırılmadığı; Müeyyide Formunun yetersiz olduğu ve hiç müeyyide barındırmadığı hususuna yönelik olarak, Müeyyide Formunun 27. satırındaki usul takip edildiğinde asgari sayıda tabip ve diğer sağlık çalışanı bulunmayan sağlık kuruluşunun 60 gün hizmet verebildiği, bu durumun başlı başına bir sağlık tehdidi olduğu, bu madde metnine göre bir kalp polikliniğinin yeteri kadar ya da hiç uzman kardiyolog bulunmadan 60 gün çalışabileceği, bunun Devletin yaşam hakkını koruma konusundaki pozitif yükümlülüğüne aykırı olduğu, maddede belirlenen yaptırımın caydırıcılığının olmadığı, ayrıca kapatma cezasının sadece poliklinik faaliyeti için öngörüldüğü, yoğun bakım ünitelerini kapsamadığı, çünkü yoğun bakımların poliklinik olmadığı, bu haliyle mevzuatın kapsayıcı olmadığı, yoğun bakım ünitesi eksik personelle çalışan özel hastanenin hiç bir kapatma yaptırımı ile karşılaşmamasının muhtemel olduğu, Müeyyide Formunun 15. satırındaki düzenlemede tıbbi kayıtlardaki eksikliklere ilişkin müeyyidenin düzenlendiği, bu kayıtların genellikle anlık kayıtlar (ateş, nabız gibi) olduğu, hastanın ateşinin veya vücuduna pozisyon verilmesinin kayda alınmamasının ya da hatalı/eksik kayda alınmasının denetimde ortaya çıktıktan sonra uyarı ile giderilebilecek bir eksiklik olmadığı, hükmün uygulanabilir olmadığı, bu maddede belirlenen yaptırımın da caydırıcılıktan uzak olduğu, burada da kapatma cezasının poliklinik faaliyeti için öngörüldüğü ve yoğun bakım ünitelerini kapsamadığı, müeyyide formunda karşılığı olmayan durumlara yönelik olarak, formun konsültasyon eksikliği, ziyaret ve bilgilendirmenin yapılmaması, yoğun bakım ünitesinin fiziki şartlarının uygunsuzluğu, hijyen konularında hiç müeyyide barındırmadığı, acil yardım biriminin, ilk incelemede de son yapılan incelemede de denetlenmediği, dava konusu Müeyyide Formunun gerekli disiplin imkanını vermekten uzak olduğu iddia edilmektedir. DAVALILARIN_SAVUNMASI:Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından; usul yönünden, söz konusu Yönetmeliğin ekindeki Ek-2 Müeyyide Formunun, 01/07/2014 tarihli ve 29047 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Formda 19/07/2014 yayım tarihli Yönetmelik ile yapılan değişikliklerin de 01/07/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe konulduğu, görülen davanın, Danıştay (Kapatılan) 15. Dairesince verilen yargı kararına uygun işlem tesis edilmediği iddiası ile açıldığı, buna göre yargı kararı üzerine tesis edilen Valilik işleminde Özel Hastaneler Yönetmeliğinden bahsedilmiş olmasının, bireysel işleme Yönetmeliğin uygulama işlemi niteliğini kazandırmadığı, bu nedenle, düzenleyici işleme yönelik olarak süresinde dava açılmadığından, davanın düzenleyici işleme ilişkin kısmının süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği; esas yönünden, Müeyyide Formunun tamamı bakımından, davacı tarafından Müeyyide Formunun eksik düzenleme içerdiğinden bahisle tamamının iptalinin istendiği, tek tek hangi maddelerinin hangi sebeplerle iptalinin gerektiğinin ortaya konulmadığı, açıklama yapılmayan maddelere yönelik iptal isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 11. maddesi ile hizmet sunum standartlarına aykırı hareket edilmesi halinde uygulanacak idari müeyyidelerin sınırlarının açıkça çizildiği, sağlık hizmetinin sunumuna yönelik her iş ve işlem için tek tek müeyyide belirlenmesinin beklenilemeyeceği, konsültasyon istenilmesi gibi hastanın tedavisini üstlenen tabibin takdirine tabi durumlarda sağlık hizmetinin sunumuna yönelik sebepler dolayısıyla bir mağduriyetin meydana gelmesi halinde Türk Ceza Kanunu uyarınca tabibin sorumluluğunun doğabileceği, mevzuatı gereği mesleki sorumluluklarının da doğabileceği, hasta haklarına yönelik bir ihlal gerçekleşmesi durumunda Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki Ek-2 Özel Hastane Müeyyide Formunun 2. satırı hükmü gereğince mesul müdüre yönelik yaptırım uygulanabileceği, bu durumda Hasta Hakları Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde talepte bulunulmasının ve müeyyide uygulanabilmesinin de mümkün olduğu, kaldı ki, Danıştay (Kapatılan) 15. Dairesinin E:2017/2780 sayılı dosyasında açılan davada, belirtilen hususlarda bir eksiklik de tespit edilmediği, söz konusu hususların Müeyyide Formunun iptaline gerekçe oluşturmayacağı, hijyen kurallarına aykırılık ve yoğun bakım ünitesinin fizikî eksiklikleri bakımından ise Hasta Hakları Yönetmeliği ile Özel Hastaneler Yönetmeliğinin hükümlerine ilaveten 3359 sayılı Kanun’un Ek 11. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri uyarınca müeyyide uygulanabileceği, Müeyyide Formunda eksik düzenleme bulunduğu ya da hiç yaptırım öngörülmediği iddialarının dayanağının bulunmadığı; Formun 15. satırı bakımından, Yönetmeliğin 48. maddesinin ikinci fıkrasında, özel hastanelere başvuran her hasta için hasta dosyası düzenleneceği, hasta dosyasına hastanın tedavisiyle ilgili bütün müşahedeler ve yapılan muayene, tahlil ve tetkik sonuçları ile tedavi ve günlük değişikliklerin yazılacağı yönünde düzenlemeye yer verildiği, Müeyyide Formunun 15. satırında da, “39 uncu maddenin dördüncü fıkrası ile 48, 49, 50, 51, 52 ve 58 inci maddelere aykırılık tespiti halinde”, birinci tespitte uyarı ile aykırılığın giderilmesi için bir aylık süre verileceği, ikinci tespitte bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası ile bir ay süre verileceği, üçüncü tespitte ise bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi oranında idari para cezası uygulanacağı ve tekrarında faaliyetin 5 gün süreyle durdurulacağı hususunun düzenlendiği, 3359 sayılı Kanun’un Ek 11. maddesinin kayıt tutma zorunluğunun müeyyidesini belirleyen üçüncü fıkrasında sağlık kuruluşunun iki kez uyarılmasını müteakiben fiilin tekrarı halinde idari para cezası, beşinci fıkrasında ise fiilin tekrarı halinde para cezasının artırılarak uygulanması ve bilahare faaliyetin on güne kadar durdurulması yönünde kademeli müeyyide uygulanmasının öngörüldüğü, dava konusu düzenlemenin de Kanun’un belirlediği esaslara uygun olarak yapıldığı, ayrıca, kayıtların usulüne uygun olarak tutulmaması sebebiyle bir zarar ortaya çıkmış ise, ilgili kişilerin Türk Ceza Kanunu’nun görevi ihmale ilişkin hükümlerine göre sorumluluğunun doğabileceği, ilgili kişi/kişiler ile özel hastane arasındaki ilişkiye bağlı olarak da yaptırım uygulanabileceği; Formun 27. satırı bakımından, Yönetmeliğin özel hastanelerde asgarî bulundurulacak sağlık personeli standardına yönelik eki Ek-1'in “XII-HEMŞİRE VEYA SAĞLIK MEMURU (Toplum Sağlığı Bölümü)” başlıklı kısmında yenidoğan yoğun bakım da dahil yoğun bakımlarda idarelerince belirlenen yoğun bakım sınıflandırmasına uygun sayıda sağlık personeli bulunması gerekeceğinin hüküm altına alındığı, Müeyyide Formunun 27. satırında da, sağlık kuruluşunda, hasta kabul ve tedavi edilen uzmanlık dalları için EK-1’de belirlenen nitelikte ve asgari sayıda tabip ve tabip harici sağlık çalışanı istihdam edilmediğinin birinci tespitinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde biri oranında idari para cezası ve aykırılığın giderilmesi için 30 gün süre verileceği, ikinci tespitte bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde ikisi oranında idari para cezası ve aykırılığın giderilmesi için 30 gün süre verileceği, üçüncü tespitte ise poliklinik faaliyetinin 3 gün süreyle durdurulacağı hususunun düzenlendiği, söz konusu hüküm ile, 3359 sayılı Kanun’un Ek 11. maddesinin çizdiği sınırlar içerisinde kalınarak gerekli müeyyidenin öngörüldüğü, idarî yaptırımlar belirlenirken sağlık hizmeti sunan kuruluşların mevcudiyetini ortadan kaldırır, hizmet vermesini engeller şekilde ölçüsüz yaptırımlar getirilmesinin hukuk devleti ilkesine uygun olmayacağı, davaya konu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. Davalı idarelerden ... Valiliği tarafından; usul yönünden, davacının istemi Özel Hastaneler Yönetmeliği Müeyyide Formunun iptaline ilişkin olduğundan ... Valiliğinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, davacı tarafından ... Valiliğinin işleminin iptali isteniyorsa, davanın ... İdare Mahkemelerinde açılması gerektiği, davanın süresinde açılıp açılmadığının resen tetkiki ile süresinde açılmamış ise süreaşımı sebebiyle reddinin gerektiği; esas yönünden, davacının şikayeti üzerine konunun titizlikle incelendiği ve değerlendirildiği, usul ve yasaya uygun olarak gereken uygulama ve idari işlemlerin yapıldığı, davacının mevzuata yönelik taleplerinin idarelerinin takdir ve yetkisinde olmadığı, davacının istemlerini özel hastaneye iletmesi ve hastaneye karşı dava açması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ :Dava, ... ... Hastanesi hakkında yapılan inceleme neticesinde ... Valiliği tarafından tesis edilen ... tarih ve ... sayılı idari yaptırım kararının eksik yaptırım uygulandığı ileri sürülerek; bu kararın dayanağı olan 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki EK-2 "Özel Hastane Müeyyide Formu"nun yetersiz olduğu ve hiç müeyyide barındırmadığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının babasının alzheimer, pnömoni, akut böbrek ve solunum yetmezliği teşhisiyle bilinci kapalı olarak 10/11/2016 tarihinde ... ... Hastanesi yoğun bakım ünitesine yatışının yapıldığı, tedavi süreci sonunda 30/12/2016 tarihinde vefat ettiği,davacının hasta bakımlarının iyi yapılmadığı, kayıtların gerçekleri yansıtmadığı,personelin az olduğu,hastasına egzersiz yaptırılmadığı, hasta ile ilgili yeterli bilgilendirilme yapılmadığı iddialarıyla şikayetçi olduğu, 20/07/2011 tarih ve 28000 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ'in Geçici 1. maddesi ile davacının ... ... Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi ve sorumlu personeli hakkında inceleme yapılarak müeyyide uygulanması istemli başvurunun reddine ilişkin ... İl Sağlık Müdürlüğü'nün ...7 tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, Danıştay 15. Dairesinin 23/10/2018 tarih ve E.2017/2790,K.2018/7121 sayılı kararıyla söz konusu Geçici 1. maddenin iptali istemi yönünden davanın reddine, bireysel işlem yönünden ise, 50 günlük tedavi sürecinin yalnızca 01/12/2016- 18/12/2016 arasındaki 18 günlük kısmının incelendiği, Tebliğ hükümlerine aykırı biçimde, belirlenen sayıdan az personel çalıştırıldığı tespit edilen hastane hakkında herhangi bir müeyyide uygulanmadığı, hastalara düzenli pozisyon değişikliği yaptırılmaması nedeniyle yatak yaraları oluştuğu, hasta yakınlarına tedavi gören yakınları hakkında yeterli ve düzenli bilgi verilmediği yönündeki şikayetçi yakınmalarına ilişkin olarak, ifadelerine başvurulan tanıklarda da benzer şikayetlerin dile getirildiği, buna rağmen söz konusu durumun mevzuat gereği müeyyide uygulanmayı gerektirip gerektirmediği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacı tarafından bilgisine başvurulmak üzere isimleri bildirilen tanıklardan yalnızca ikisinin ifadesine başvurulduğu, diğer tanıkların bilgisine neden başvurulmadığı veya başvurulamadığı hususunda herhangi bir değerlendirme de yapılmadığı, şikayet edilen hastanenin yoğun bakım ünitesindeki hasta yataklarının fonksiyonlarının kısıtlı ve eski oluşu ile yoğun bakım personelinin giriş çıkışlarında hiljen kurallarına riayet edilmediği hususunda gerek ifadesine başvurulan tanıklara bu yönde soru yöneltilmediği gerekse başkaca bir inceleme yapılmadığı belirtilerek eksik inceleme üzerine işlem tesis edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın gereğinin yerine getirilmesi amacıyla anılan hastanede yeniden inceleme yapıldığı,inceleme sonucunda 13/05/2019 tarihinde düzenlenen rapor dikkate alınarak davalı idare tarafından Özel Hastaneler Yönetmeliğinin EK-2 Özel Hastane Müeyyide Formunun 27. maddesi uyarınca 3.Basamak Yoğun Bakım Üniteleri için Bakanlıkça belirlenen sayıdan daha az sayıda hemşire çalıştırıldığı gerekçesiyle ... ... Hastanesi hakkında 2525,16TL. İdari Para Cezası uygulanmasına karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki EK-2 "Özel Hastane Müeyyide Formu"nun iptali istemi yönünden yapılan incelemede; Davacı tarafından, belirlenen asgari sayıdan daha az sayıda sağlık personeli çalıştırılmak suretiyle Özel hastane müeyyide formunun 27. maddesine aykırı hareket edilse dahi ilgili birimin 60 gün açık kalmaya devam edeceği,bu fiil için öngörülen cezanın caydırıcı olmadığı,dava konusu olayda olduğu gibi 4 hemşire eksik çalıştıran hastanenin yaklaşık 50.000TL. kar edeceği,Yönetmeliğin 48,49,50,51,52 ve 58. Maddelerine aykırılık hallerinde öngörülen cezaların da disipline edici,caydırıcı olmayan cezalar olduğu,kapatma cezalarının poliklinik faaliyeti için öngörüldüğü, yoğun bakım ünitelerini kapsamadığı,konsültasyon eksikliği, hasta ziyaret ve bilgilendirmelerinin yapılmaması, yoğun bakım ünitesinin fiziki şartlarının uygun olmaması, hijyen koşullarına uyulmaması durumlarında Özel Hastane Müeyyide Formunda yaptırım öngörülmediği ileri sürülmüştür. Dava konusu Özel Hastaneler Müeyyide Formu, davacının dava dilekçesinde hukuka aykırılığını ileri sürdüğü maddeler ve anılan formda bazı noksanlıklar için yaptırım öngörülmediği( eksik düzenleme bulunduğu) iddiasıyla sınırlı olarak incelenmiştir. 2219 Sayılı Hususi Hastaneler Kanununun 33. Maddesinde "Hususi hastanelerin fenni ve idari muameleleri ve her türlü sıhhi şartları Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin murakabesi altında olup, lüzum görüldükçe Sıhhat ve İçtimai Muavenet müfettişleri ve müdürleri, kazalarda Hükümet tabipleri tarafından teftiş ve hastanenin her türlü vesikaları tetkik olunur. Teftiş neticesinde görülen noksanlar, mevzuata aykırı haller ve hastaneler mesaisinin cereyan suretleri müessesenin teftiş defterine teftişi yapan tarafından kayıt ve imza ve ayrıca yazılacak teftiş raporu da Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine gönderilir." hükmüne, 34. maddesinde"33 üncü maddede yazılı teftiş neticesinde meydana çıkarak müesseselerin teftiş defterine kayıt ve rapor ile Vekalete bildirilen ve bu kanun ile ayrıca ceza tayin edilmemiş olan fenni kayıtlarda, malzeme, alat, eşyada ve binaların sıhhi şartlarında ve hastane hizmetlerindeki noksanlar ile fenni ve idari diğer eksikliklerin tayin edilecek zamanlar zarfında tamamlanması Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından müessese mes'ul müdürüne yazı ile ihtar olunur." hükmüne,36. Maddesinin 4. bendinde" Usulen meydana çıkacak aşağıda yazılı noksanlar ikmal edilinceye kadar hususi hastanelerin bir kısmına veya tamamına vilayetler tarafından yeniden hasta kabulü yasak edilir. .... 4 – Hastane binalarının sıhhi ve fenni şartlarında ehemmiyetli derecede noksanlık olur ise veya hastaların tedavi ve istirahatlerine müessir olacak derecede sıhhi ve fenni hizmetlerde noksanlık görülürse;..." hükmüne yer verilmiştir, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 2. maddesinde bu kanunun Milli Savunma Bakanlığı hariç, bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişilerini ve gerçek kişileri kapsayacağı belirtilmiş,9/c bendinde "Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ... hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmüne , Ek-11. Maddesinde de, "Ek Madde 11 – (Ek: 2/1/2014-6514/46 md.) Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir. Olağanüstü durumlarda... ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler,... cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan ... idari para cezası ile cezalandırılır. Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir. Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır. Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır. Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıdaki mevzuat hükümleri ile söz konusu müeyyide formu incelendiğinde,3359 sayılı Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan Özel Hastaneler Yönetmelliğin 10. maddesinde özel hastanelerin kurulacağı binaların özelliklerinin nasıl olması gerektiği,17.maddesinde mesul müdürün görev ve yetkilerinin neler olduğu, 20-25. Maddelerinde hasta odaları,ameliyathaneler ve yoğun bakım ünitelerinin taşıması gereken şartlar,31-37. Maddelerinde özel hastanelerin fiziki olarak taşıması gereken özellikler,38-41. Maddelerinde özel hastanelerin hizmet ve çalışma şartları,43. Maddesinde hastanede bulunması gereken asgari tıbbi donanım,48-52. Maddelerinde tutulması zorunlu tıbbi kayıtlar,53-60. Maddelerinde yatak sınıfları,yatak ücretleri, bilgilendirmeye ilişkin düzenlemelere yer verildiği,63-65. Maddelerinde ise,hangi hallerde Hastanenin bir kısmında veya tamamında faaliyetin geçici olarak durdurulması yada ruhsatın geri alınması yaptırımının uygulanacağının düzenlendiği, " Müeyyideler" başlıklı 67. maddesinde "Bu Yönetmelikte belirlenen usûl ve esaslara uymayanlar ile yasaklara aykırı hareket edenlere, bu Yönetmelikte öngörülen idarî müeyyideler ile bu Yönetmelikte müeyyide öngörülmemekle birlikte 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununda müeyyide öngörülen diğer hallerde ise, bu Kanunda ve ilgili diğer mevzuatta belirlenen idarî ve cezaî müeyyideler uygulanır." hükmüne yer verildiği, anılan yönetmeliğe ekli EK-2 Özel Hastane Müeyyide Formunda ise, yönetmelikte yukarıda açıklanan maddelerde belirtilen özel hastanelerin fiziki şartları, donanım, personel, tedavi ve bakım hizmetlerine ilişkin şartlara ve kurallara uyulmaması halinde ihlalin ağırlığı ve aynı ihlalin birinci veya ikinci kez tekrar etmesi durumuna göre İdari Para Cezası uygulanmasından, Poliklinik faaliyetinin 1 günden 10 güne kadar geçici olarak durdurulmasına kadar idari müeyyidelerin düzenlendiği, ayrıca Özel Hastaneler Yönetmeliğinde müeyyide öngörülmemiş olan hallerde, eğer 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununda müeyyide öngörülen diğer bir hal veya noksanlık bulunması halinde ise, bu Kanunda ve ilgili diğer mevzuatta belirlenen idarî ve cezaî müeyyidelerin uygulanacağı anlaşılmaktadır. Özel Hastaneler Müeyyide formunun 27. maddesinde Sağlık kuruluşunda, hasta kabul ve tedavi edilen uzmanlık dalları için EK-1’de belirlenen nitelikte ve asgari sayıda tabip ve tabip harici sağlık çalışanı istihdam edilmediğinin tespiti halinde, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde biri oranında idari para cezası ve aykırılığın giderilmesi için 30 gün süre verileceği, aynı noksanlığın ikinci kez tespiti halinde ,bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde ikisi oranında idari para cezası ve aykırılığın giderilmesi için 30 gün süre verileceği, üçüncü kez tespiti halinde ise, poliklinik faaliyetinin 3 gün süreyle durdurulacağı belirtilmiş,3359 sayılı Kanunun Ek-11. Maddesinin 4. fıkrasında Sağlık Bakanlığınca belirlenen personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanacağı öngörülmüş ve bu halde idari para cezasının uygulanacak alt sınırı gösterir oran yasada gösterilmediğinden bu alt sınırın tespiti konusunda idarenin takdir hakkının bulunduğu açık ise de, Ek-11. maddenin üçüncü fıkrasında, dördüncü fıkrada belirtilen fiillerden daha hafif nitelikteki bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmamak veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmemek şeklindeki aykırılıklar sebebiyle ikinci uyarıdan sonra da olsa, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verileceğinin öngörüldüğü de dikkate alındığında bakanlıkça belirlenen sayıdan az sayıda eksik personel çalıştırılmasında olduğu gibi personel standartına uyulmaması durumunda kanunda öngörülen azami idari para cezasının 1/50'si oranında idari para cezası öngörülmesinin ölçülü olmadığı ve uygulanan yaptırımın caydırıcı olmasını ve hastane yönetiminin mevzuata uygun davranmasını sağlamaktan uzak olduğu, dolasıyla idarenin takdir yetkisini kamu yararı amacına uygun kullanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla Müeyyide Formunun 27. Maddesinin "Müeyyideler" bölümü "1.Tespit" ve "2.Tespit" başlığı altındaki "binde biri" ve " binde ikisi" ibarelerinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 48. maddesinde tutulması zorunlu kayıtların neler olduğu düzenlenmiştir. Özel Hastane Müeyyide Formunun dava konusu maddi olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 15. maddesinde 39 uncu maddenin dördüncü fıkrası ile 48, 49, 50, 51, 52 ve 58 inci maddelere aykırılık tespiti halinde, iki kez uyarılacağı, noksanlığın ikinci kez tespiti halinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası verileceği, üçüncü kez tespiti halinde poliklinik faaliyetinin 1 gün süreyle durdurulacağı öngörülmüş,22/03/2017 tarih ve 30015 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik sonucu ise, birinci ve ikinci tespitlerde ayrıca 1 aylık süre verileceği, üçüncü tespitte ise, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi oranında idari para cezası, tekrarında Poliklinik faaliyetinin 5 gün süreyle durdurulması öngörülmüştür. Söz konusu düzenleme idarenin takdir yetkisi kapsamında 3359 sayılı Kanunun Ek-11. Maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına uygun olduğundan Özel Hastaneler Müeyyide Formunun 15. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının, konsültasyon eksikliği, hasta ziyaret ve bilgilendirmelerinin yapılmaması, yoğun bakım ünitesinin fiziki şartlarının uygun olmaması hijyen koşullarına uyulmaması durumlarında Özel Hastane Müeyyide Formunda yaptırım öngörülmediği yönündeki iddialarına gelince: Hasta Hakları Yönetmeliğinin 9.maddesinde hastanın başka tabiplerin konsültasyonunu istemek hakkı olduğu belirtilmiş, 39. maddesinin 5. fıkrasında da hasta ziyaretçilerinin kabul edilmesi, kurum veya kuruluşça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak ve hastaların huzur ve sükunlarını bozacak fiil ve tutumlara sebebiyet vermeyecek şekilde gerçekleştirilir ve bu konuda gereken tedbirler alınır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı yönetmeliğin "Kamu Görevlisi Olmayan Personelin Sorumluluğu" başlıklı 47. maddesinde "Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi olmayan personel tarafından herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir: a) Kamu görevlisi olmayan personel; hakları ihlal edilen hastanın doğrudan vaki olacak şikayeti üzerine veya bu fiillerin başka şekilde tespiti halinde Bakanlık veya başka kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan bildirim üzerine, bunların özel kanunlara göre kurulmuş olan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları haysiyet divanlarınca disiplin cezaları ile cezalandırılabilir." hükmüne yer verilmiştir. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 24. maddesinde de, Hastanın, konsültasyon yapılmasını arzu ederse, tedavi eden tabibin bunu kabul edeceği, tedavi eden tabibin konsültasyon yapılmasına lüzum gördüğü takdirde, keyfiyeti hastaya bildireceği ,6023 Sayılı Türk Tabipleri Kanununun 30. maddesinde de meslek mensuplarının deontolojiye(mesleklerinde çalışanların bilmek ve uygulamak zorunda oldukları etik ilke ve kurallara) veya amme hizmet veya selametine aykırı hareketleri, hadiseler ve delillerle tesbit olunarak müdafaaları isteneceği, bu kişilerin müdafaanameleri ile birlikte Haysiyet Divanına sevk edilebilecekleri belirtilmiştir. Konsültasyon ihtiyacı olmasına rağmen kendi bilgi seviyesinin üstünde müdahaleye girişen hekimin davranışı özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturacaktır. Bu halde yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Müeyyideler" başlıklı 67. Maddesi gereği hekimlerin müeyyide formunda yer verilmeyen hukuka aykırı fiilleri nedeniyle diğer mevzuat hükümleri gereğince de müeyyideye tabi oldukları açıktır. 3359 sayılı sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek-11. Maddesinin 4. fıkrasında hizmet birimleri standartlarına uyulmaması hâlinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir. Özel Hastane Yönetmeliğinin 24,25/k,29,36, maddelerinde ameliyathane,yoğun bakım odaları, numune alma odası, mutfak ve çamaşırhane gibi alanlardaki hijyenik şartlar belirtilmiş,EK-2 Müeyyide Formunun 4. ve 5. Maddelerinde de yukarıda belirtilen maddelere uyulmaması müeyyideye tabi tutulmuştur. Ayrıca Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 17. Maddesinin (ö) bendinde " Özel hastanenin sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlerinin düzenli bir şekilde yapılmasını sağlamak ve hastane enfeksiyonlarından korunma için gereken bütün tedbirleri almak" hastane mesul müdürünün görev sorumlulukları arasında sayılmıştır. Özel Hastane Müeyyide Formunun 2. Maddesinde de mesul müdür tarafından 17 nci madde hükmüne uyulmaması durumu müeyideye tabi tutulmuştur. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 25. maddesinde Yoğun Bakım Ünitelerinin fiziki şartlarına ilişkin düzenleme yapılmış, yoğun Bakım Ünitelerinin fiziki şartları 20/07/2011 tarih ve 28000 sayılı resmi gazetede yayımlanan Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve esasları Hakkında Tebliğin 18/02/2012 tarih ve 28208 sayılı resmi gazetede yayımlanan tebliğin 4. Maddesi ile değişik 5. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.Özel Hastaneler Müeyyide Formunun 4. maddesinde de yönetmeliğin 25. maddesine uyulmaması müeyyideye tabi tutulmuştur.Yine Özel hastaneler bünyesindeki yoğun bakım ünitelerinin fiziki şartlarının mevzuata uygun olmaması ve mevcut noksanlığa münhasır müeyyide içeren bir düzenleme olmaması halinde yukarıda belirtilen 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek-11. Maddesinin 4. fıkrası uyarınca müeyyideye tabi tutulabilecektir. 2219 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen 34. ve 36. maddesinin 4. fıkrası dikkate alındığında Hastane binalarının sıhhi ve fenni şartlarında önemli derecede noksanlık olur ise veya hastaların tedavi ve istirahatlerine müessir olacak derecede sıhhi ve fenni hizmetlerde noksanlık görülürse idari müeyyideye tabi tutulacağı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle özel hastanelerin işletilmesi kapsamında mevzuatta belirtilen kurallara her aykırılığın Yönetmeliğe ekli EK-2 Özel Hastaneler Müeyyide Formunda müeyyideye tabi tutulmadığı, anılan yönetmeliğin 67. maddesinde Yönetmelikte müeyyide öngörülmeyen hallerde, 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununda ve ilgili diğer mevzuatta belirlenen idarî ve cezaî müeyyidelerin uygulanacağının belirtilmiş olması karşısında Özel Hastaneler Müeyyide Formunda davacının ileri sürdüğü noksanlık ve uygunsuzluklara ilişkin olarak eksik bir düzenleme bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ... Valiliği tarafından tesis edilen ... tarihli ve ... sayılı idari yaptırım kararının eksik yaptırım uygulandığıileri sürülerek iptali istemi yönünden yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan Danıştay 15. Dairesinin 23/10/2018 tarih ve E.2017/2790,K.2018/7121 sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesi kapsamında 18/03/2019 tarihinde " ...." ... hastanesine gidilerek yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13/05/2019 tarihli raporda, hasta ....'ün hastaneye girişi ve yoğun bakım ünitesine yatışından itibaren tetkiklerinin zamanında yapıldığı, gerekli görülen konsültasyonların yerinde olduğu,gelişinden itibaren şuuru kapalı ve çok yüksek mortalitesi olan hastanın tedavi sürecinde hekim uygulaması ile ilgili bir kusur ve özen eksikliği tespit edilmediği,hastanın yoğun bakımda yattığı süre içinde işlevlerinin ve fizyolojik bulgularının saatlik takip formlarına kayıt edildiği,hemşirelik girişimleri ile ilgili evraklarda hastanın bakım planlarının yer aldığı, her gün bir kez hastanın durumunun yoğun bakım hemşireleri tarafından değerlendirildiği, 24/11/2016 tarihinde hemşire ekibi tarafıdan sakrumda (omurganın en altındaki kısım) kızarıklık tespit edilerek not edildiği,27/11/2016 tarihinde hasta takip çizelgesinde hastaya pozisyonlama uygulandığının kayıtlı olduğu, 05/12/2016 tarihinde hastanın sakrumundaki kızarıklığın ilerleyerek ikinci derece kızarıklığa dönüştüğü, 08/12/2016 tarihinde sol femur başında da 2. derece bası yarasının tespit edildiği,18/12/2016 tarihli takip formunda ismi kaydedilmemiş olan hemşire tarafından hastaya pozisyonlama yapıldığının yazılı olduğu,şuuru kapalı hastalarda bası yarasını engellemek için en az iki saatte bir pozisyonlama yapmak gerektiği, bazı hastalarda bası yarasının kaçınılmaz olabildiği,20/12/2016 tarihinde de her iki femur başında da bası yarası tespit edilldiğinin ve pansuman yapıldığının yazılı olduğu,ancak takip formlarında pozisyon verme işlemleri ile ilgili bir kayıt olmadığı için düzenli pozisyon verildiğine ilişkin bir bulgu elde edilemediği,fakat her iki femur başında yara tespit edildiği ve sakrumda tespit edilen bası yarasının görülmesinin ancak hastanın yan çevrilmesi ile görülebileceği dikkate alındığında hastaya hiç pozisyon verilmediğini iddia etmenin mümkün olmadığı,... Hospital ... isimli hastanenin yoğun bakım ünitesinin 05/03/2015 tarihinde 19 yataklı 3. düzey olarak tescil edilmiş olduğu,3. düzey yoğun bakım ünitelerinde her iki hastaya bir hemşirenin bakım vermesi gerektiği,bu halde 19 adet üçüncü düzey yatağı tescil edilmiş hastanenin yoğun bakım ünitesinde her vardiyada 9 hemşire bulunması gerekirken hemşire sayısının gündüz 6, gece ise 4 sayısında kaldığı,bu halde uygun hasta bakımı ve takibinin zorlaşacağı,yoğun bakım ünitesinde halen üç hastaya bir hemşirenin hizmet verdiği,yoğun bakım ünitesinin fiziksel şartlar ve donanım açısından bir yoğun bakım ünitesinde gerekli şartları taşıdığı ve mevcut koşulların yoğun bakım hizmeti açısından yeterli olduğu,yoğun bakım ünitesinde hasta ziyaretlerinin hafta içi her gün düzenli olarak yapıldığı, ancak hafta sonları bilgilendirme ve ziyaret yapılmadığının öğrenildiği,yoğun bakım ünitesinde çalışanların sivil giysileri ile yoğun bakım ünitesine girmesi veya yoğun bakım giysileri ile dışarıda dolaşmasının yoğun bakımda olan hastalara enfeksiyon bulaşması açısından bir önemi olmadığının uzun yıllar yapılan çalışmalarla ortaya konulduğu, yoğun bakım ünitelerinde vefat eden hastaların yakınlarında tedavi ve bakımdan memnuniyetsizliğin sık karşılaşılan bir durum olduğu, hasta yakınlarının dışarıdan baktıklarında olumsuzluk ve eksiklik olarak olarak algıladıkları şeylerin çoğunun bilimsel değerinin olmadığı, bu nedenle müşteki ...'ün dilekçesinde isimleri sayılan diğer hasta yakınları ile görüşülme gereği duyulmadığı yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Yukarıdaki açıklamalar, Daıştay 15. Dairesinin anılan kararının gerekçesi ve 13/05/2019 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde, anılan hastanenin yoğun bakım ünitesinde bakanlıkça belirlenen asgari sayının altında hemşire çalıştırıldığı, bu nedenle Özel Hastane Müeyyide Formunun 27. maddesi uyarınca müeyyideye tabi olduğu, dava konusu idari işlem ile anılan hastaneye idari para cezası müeyyidesi uygulandığı açık ise de,yukarıda izah edilen nedenlerle Özel Hastane Müeyyide Formunun 27. maddesinin, uygulanacak idari para cezasının alt sınırının belirlenmesi bakımından hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlem ile uygulanan müeyyidenin de hukuka aykırı olduğu,13/05/2019 tarihli raporda takip formlarında pozisyon verme işlemleri ile ilgili bir kayıt olmadığı için düzenli pozisyon verildiğine ilişkin bir bulgu elde edilemediğinin belirtilmiş olması karşısında bu noksanlığın Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 48. ve dolayısıyla Özel Hastane Müeyyide Formunun 15. maddesine aykırılık olduşturduğu halde bu maddede gösterilen müeyyidenin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, yine Danıştay 15. Dairesince verilen söz konusu kararda, Hastalara düzenli pozisyon değişikliği yaptırılmaması nedeniyle yatak yararı oluştuğu, hasta yakınlarına tedavi gören yakınları hakkında yeterli ve düzenli bilgi verilmediği yönündeki şikayetçi yakınmalarına ilişkin olarak, ifadelerine başvurulan tanıklarda da benzer şikayetlerin dile getirildiği, buna rağmen söz konusu durumun mevzuat gereği müeyyide uygulanmayı gerektirip gerektirmediği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı belirtilmesine rağmen, bu durumun mevzuat gereği müeyyide uygulanmayı gerektirip gerektirmediği hususunda 13/05/2019 tarihinde düzenlenen rapordan sonra da yine bir değerlendirme yapılmadığı, davacı tarafından bilgisine başvurulmak üzere isimleri bildirilen tanıklardan ifadesine başvurulan iki kişi dışında diğer tanıkların bilgisine neden başvurulmadığının açıklanması gerektiği belirtilmiş, düzenlenen raporda yoğun bakım ünitelerinde vefat eden hastaların yakınlarında tedavi ve bakımdan memnuniyetsizliğin sık karşılaşılan bir durum olduğu gerekçesiyle diğer tanıkların dinlenmesine gerek görülmediği yönünde değerlendirmede bulunulmuş ise de, yalnızca bu sebebe dayalı olarak, tanıkların dinlenilmesinin şikayet konusu iddiaların doğru olup olmadığının ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmayacağı şeklinde peşin değerlendirmede bulunulmasının kabulünün mümkün olmadığı, şikayet edilen hastanenin yoğun bakım ünitesindeki hasta yataklarının fonksiyonlarının kısıtlı ve eski oluşu ile yoğun bakım personelinin giriş çıkışlarında hiljen kurallarına riayet edilmediği hususunda gerek ifadesine başvurulan tanıklara soru yöneltilerek inceleme yapıldığına dair bir tespit bulunmadığı, sadece soyut olarak yoğun bakım ünitesinin, fiziksel şartlar ve donanım açısından bir yoğun bakım ünitesinde gerekli şartları taşıdığı yönünde değerlendirmede bulunulduğu, anılan kararın gereğinin kısmen yerine getirilmediği, bu durumda eksik inceleme üzerine hazırlanan inceleme raporuna istinaden dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 1. Dava konusu Özel Hastaneler Yönetmeliği eki EK-2 Özel Hastane Müeyyide Formunun 27. maddesinin "Müeyyideler" bölümü "1.Tespit" başlığı altındaki "binde biri" ve "2.Tespit" başlığı altındaki "binde ikisi" ibarelerinin iptaline, müeyyide formunun diğer maddelerinin iptaline yönelik istemin reddine, 2. ... Valiliği tarafından tesis edilen ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İş bu davada, düzenleyici işlem ile bu işlemin uygulama işlemi mahiyetinde olan idari yaptırım kararı birlikte dava konusu edildiğinden davanın görüm ve çözümünde ilk derece mahkemesi olarak Danıştayın görevli olduğu, uygulama işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde açılan davanın süresinde olduğu ve uygulama işlemi olan idari yaptırım kararı ... Valiliğince tesis edildiğinden davanın Sağlık Bakanlığı ve ... Valiliği husumetiyle görülmesi gerektiği anlaşılmakla davalı idarelerin görev, süre aşımı ve husumete yönelik usul itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacının babası, 10/11/2016 tarihinde ... ... Hastanesi Erişkin Yoğun Bakım Ünitesine yatırılarak tedavi görmüş ve tedavisi devam ederken 30/12/2016 tarihinde vefat etmiştir. Bu süreçte babasına refakat eden davacı tarafından, ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne verilen 03/03/2017 kayıt tarihli şikayet dilekçesiyle; “anılan hastanenin yoğun bakım ünitesinin fiziksel özelliklerinin ve hasta başına düşen sağlık personelinin yetersiz ve 20/07/2011 tarih ve 28000 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları HakkındaTebliğe aykırı olduğu, hasta bakımı, egzersiz yaptırılması, pozisyon şeması vb. konularda kayıt eksiklerinin olduğu, hasta yakınlarına yeterli bilgi verilmediği, hasta ziyaretlerinin kısıtlandığı, acil servis hizmetlerinin eksik ve yetersiz olduğu, hastayı çıkartmak istedikleri halde buna müsaade edilmediği” belirtilerek bahse konu aksaklık ve usulsüzlüklerle ilgili olarak gerekli denetimlerin yapılması ve müeyyidelerin (eksiklikler tamamlanıncaya kadar kapatma, idari disiplin sürecinin başlatılması, ceza verilmesi) uygulanması talep edilmiştir. Bahse konu şikayet dilekçesi üzerine ... Valiliği tarafından inceleme başlatılmış, yapılan idari ve tıbbi denetim sonrasında hazırlanan inceleme raporuna istinaden tesis edilen ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile şikayet konusu hususlarda mevzuata aykırı bir durumun saptanmadığı davacıya bildirilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, anılan Valilik işleminin ve 20/07/2011 tarih ve 28000 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ'in geçici 1. maddesinin iptali istemiyle Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin E.2017/2780 sayılı dosyasında dava açılmıştır. Yapılan yargılama sonucu Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 23/10/2018 tarih ve E.2017/2780, K.2018/7121 sayılı kararı ile düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlem yönünden ise; "davacının hasta başına düşen yoğun bakım personelinin yetersiz olduğu iddialarıyla ilgili olarak, 50 günlük tedavi sürecinin yalnızca 01/12/2016- 18/12/2016 arasındaki 18 günlük kısmının incelendiği, söz konusu 18 günlük sürede Tebliğ hükümlerine aykırı biçimde belirlenen sayıdan az personel çalıştırıldığı tespit edilen hastane hakkında herhangi bir müeyyide uygulanmadığı, hastalara düzenli pozisyon değişikliği yaptırılmaması nedeniyle yatak yararı oluştuğu, hasta yakınlarına tedavi gören yakınları hakkında yeterli ve düzenli bilgi verilmediği yönündeki şikayetçi yakınmalarına ilişkin olarak, ifadelerine başvurulan tanıklarda da benzer şikayetlerin dile getirildiği, buna rağmen söz konusu durumun mevzuat gereği müeyyide uygulanmayı gerektirip gerektirmediği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacı tarafından bilgisine başvurulmak üzere isimleri bildirilen tanıklardan yalnızca ikisinin ifadesine başvurulduğu, diğer tanıkların bilgisine neden başvurul(a)madığı hususunda herhangi bir değerlendirme de yapılmadığı, şikayet edilen hastanenin yoğun bakım ünitesindeki hasta yataklarının fonksiyonlarının kısıtlı ve eski oluşu ile yoğun bakım personelinin giriş çıkışlarında hijyen kurallarına riayet edilmediği hususunda gerek ifadesine başvurulan tanıklara bu yönde soru yöneltilmediği gerekse başkaca bir inceleme yapılmadığı, bu durumda eksik inceleme üzerine hazırlanan inceleme raporuna istinaden tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Karar temyiz kanun yolundan geçerek kesinleşmiştir. Anılan kararın idareye tebliği üzerine konu hakkında ... Valiliğince yeniden inceleme başlatılmış, yapılan inceleme neticesinde ... Üniversitesi .... Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalında görevli Prof. Dr. Y.D. tarafından hazırlanan 13/05/2019 tarihli inceleme raporunun “sonuç” kısmında-aynen-; “a. .... ... Hastanesi yoğun bakım ünitesinde 51 gün yatış ardından vefat eden ....’ün tedavisi ile ilgili bir eksiklik bulunmamaktadır. b. Hasta yaşlı ve eşlik eden hastalıkları ile yaşadığı serebrovasküler olaylar ve dirençli enfeksiyonlar nedeniyle kaybedilmiştir. Dirençli enfeksiyonların gelişmesi konusunda yatmış olduğu yoğun bakım ünitesinin eksikliğinden bahsedilemez, çünkü hastada daha yatışında dirençli mikroorganizmalar ile enfekte olduğu tespit edilmiştir. Bu durum önceki hastane yatışları ve bu yatışlarda kullanılan geniş spektrumlu antibiyotik tedavileri ile ilgili olabilir. c. Hasta bakımı ile ilgili kayıtlar titizlikle tutulmuş olmakla birlikte hastaya yeterli pozisyon verilip verilmediği kayıtlarda olmadığı için tespit edilememektedir. Hastada yatış sürecinde açılan bası yaraları genel durumunun kötülüğü ve hastaya ait etkenlerle açılmış olsa bile bakım eksikliğini dışlayacak bir bulgu edinilememiştir. Ancak kayıtlardaki eksikliğin nedeni yoğun bakım ekibi için hazırlanan formun eksik hazırlanması nedeni ile olabilir. d. Hastanın yattığı 2016 Kasım ve Aralık aylarında mevcut 19 üçüncü basamak yoğun bakım yatakları için hastane yönetimi tarafından görevlendirilen hemşire sayısı ciddi derecede yetersizdir. Bu rakamlara göre anılan tarihlerde gündüz vardiyasında bir hemşirenin üç hastaya, gece vardiyasında ise yaklaşık beş hastaya bakım vermesi gerekmektedir. Bu rakamlar hemşire ekibi ne kadar iyi niyetli ve çalışkan olursa olsun hastaya yeterli kalitede bakım hizmetinin verilmesini engelleyecek niteliktedir. e. İnceleme sonucu müşteki ...’ün şikayetlerinin büyük bölümünün tıbben açıklanabilir, tutarlı bir nedeni olmamakla birlikte hastane yönetimi tarafından tescil edilen 19 adet üçüncü düzey yoğun bakım yatağına bakım verecek yeterli yoğun bakım hemşiresinin görevlendirilmemesi önemli bir eksikliktir.” yönünde kanaat ve tespite yer verilmiştir. ... tarih ve ... sayılı ... Valiliği Oluru ile; inceleme sonucu ile bilgi ve belgelerin Şikayet ve Denetim Komisyonunda değerlendirildiği ve “...Hastanın yattığı 2016 yılı Kasım ve Aralık aylarında mevcut 19 adet üçüncü basamak yoğun bakım yatakları için hastane yönetimi tarafından görevlendirilen hemşire sayısının yetersiz olduğu”nun tespit edildiği belirtilerek, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki EK-2 "Özel Hastane Müeyyide Formu"nun 27. satırı uyarınca Hastaneye 2.525,16 TL idari para cezası verilmiştir. Sonucun 22/01/2020 tarihinde davacıya bildirilmesi üzerine; ... ... Hastanesi hakkında yapılan inceleme neticesinde tesis edilen ... tarihli ve ... sayılı işlemin, eksik yaptırım uygulandığı iddia edilerek; bu işlemin dayanağı olan 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki EK-2 "Özel Hastane Müeyyide Formu"nun yetersiz olduğu ve bazı hususlarda hiç müeyyide barındırmadığı iddia edilerek iptali istemiyle görülen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 56. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3. fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4. fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği hükme bağlanmıştır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (b) bendinde, koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmek suretiyle kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinde kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın gerektiğinde hizmet satın alınarak kaliteli hizmet arzı ve verimliliğinin esas alınacağı, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının ilgili Bakanlığın muvafakatını alarak, kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarına koruyucu sağlık hizmeti görevi vereceği ve bu kurum ve kuruluşların bütün sağlık hizmetlerini denetleyeceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'un ek 11. maddesinde de -dava konusu işlem ve bu işleme esas incelemelerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle-, "Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir. Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir. Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır. Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır. Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (d) bendinde, hasta hakları ile hasta ve çalışan güvenliğine yönelik düzenleme yapmak; (e) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının mevzuat ile belirlenen politika ve düzenlemelere uyumunu denetlemek, gerekli yaptırımları uygulamak; (h) bendinde, sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak; (l) bendinde, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek; (o) bendinde, sağlık meslek mensuplarının tescil işlemlerini yapmak, kayıtlarını tutmak, personel hareketlerini takip etmek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak ve etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Özel Hastaneler Yönetmeliği hazırlanmış ve 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğin, "Mesul müdürün görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 17. maddesinde, "Mesul müdürün görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: a) (Değişik:RG-11/3/2009-27166) Özel hastanenin tıbbî, idarî ve teknik hizmetlerini mevzuata uygun olarak idare etmek ve denetlemek, b) Gerektiğinde, ruhsatlandırma ile ilgili her türlü işlemleri yürütmek, c) (Değişik:RG-22/3/2017-30015) Özel hastanenin ruhsatlandırılmasından sonra, her türlü personel, bina ve tesis değişikliklerini müdürlüğe bildirmek, d) Özel hastane adına belge onaylamak, e) Bakanlık ve müdürlük ile ilgili olan her türlü muhabere ve yazışmaları yürütmek, f) Özel hastanenin personel ve hizmet kalite standartlarını korumak ve geliştirmek, g) (Değişik:RG-22/3/2017-30015) Özel hastane bünyesinde kurulması öngörülen ve ilgili mevzuatı çerçevesinde ruhsatlandırılması veya tescili gereken her türlü ünite, birim veya merkezlerle ilgili ruhsatlandırma işlemlerini yürütmek, h) Özel hastanenin tıbbî kayıt ve arşiv sistemini oluşturmak ve kayıtların düzenli ve doğru bir şekilde tutulmasını sağlamak, ı) (Değişik:RG-1/7/2014-29047) Özel hastanenin denetimi ile ilgili bilgi ve belgeleri muhafaza etmek, i) Denetimler sırasında denetim elemanlarınca istenilen her türlü bilgi ve belgeleri hazır hale getirmek, j) Tıbbî atıkların kontrolü ve imhası için gereken bütün tedbirleri almak, k) Özel hastane hizmetlerinin tam gün esasına göre sürekli ve düzenli olarak yürütülmesini sağlamak ve nöbet sisteminin düzenli olarak islemesini takip ve kontrol etmek, l) Özel hastanenin türüne, yatak sayısına, personel mevcuduna ve is hacmine göre tesis edilen tıbbî, idarî, malî ve teknik destek birimleri arasında koordineli ve uyumlu çalışmayı temin etmek, m) (Değişik:RG-11/3/2009-27166) Mazeret sebebiyle görev yerinin terkedilmesi halinde yerine mesul müdür yardımcısını bırakmak, terk süresi bir haftadan fazla olmamak kaydıyla derhal ilgili müdürlüğe bilgi vermek ve izin süresi hiçbir şekilde bir yıl içerisinde toplam üç ayı geçmemek şartıyla iznin bir haftadan fazla sürdüğü hallerde müdürlükten izin almak, n) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu uyarınca bildirimi zorunlu olan hastalıklar ile adlî vakaları müdürlüğe ve gerekli diğer mercilere bildirmek, o) (Değişik:RG-21/3/2014-28948) Özel hastanede görev yapan bütün personelin sağlık taramalarını yaptırmak, ö) Özel hastanenin sterilizasyon ve dezenfeksiyon islerinin düzenli bir şekilde yapılmasını sağlamak ve hastane enfeksiyonlarından korunma için gereken bütün tedbirleri almak, p) Hastaların tedavileri için dışarıdan tabip istenilmesi halinde ilgili tabibi kuruma davet etmek, r) Sağlık ile ilgili mevzuat ile öngörülen ve Bakanlıkça belirlenen diğer görevleri yapmak." kuralına; "Hasta başına ayırılacak alanlar" başlıklı 22. maddesinde, "Özel hastanelerde yatacak hastalar için hasta odalarında (Ek ibare:RG-22/3/2017-30015) ıslak zeminler hariç olmak üzere hasta yatağı başına ayırılması gereken asgarî alan ölçüleri aşağıda gösterilmiştir:... e) Yoğun bakım üniteleri, yoğun bakim yatağı başına en az oniki metrekare..." kuralına; "Ameliyathane" başlıklı 24. maddesinde, "Özel hastanelerde; a) (Değişik:RG-22/3/2017-30015) Cerrahi uzmanlık dallarının gerektirdiği en az iki adet ameliyat salonu ile uyandırma bölümü bulunur. Ancak, belirli bir uzmanlık dalında faaliyet gösteren ve hasta yatak sayısı otuz ve altında olan hastanelerde bir adet ameliyat salonu olabilir. b) Ameliyat salonlarının her birinde sadece bir ameliyat masası bulunur. c) Ameliyathane sterilizasyon şartlarını taşır. Ameliyathane salonlarında toz ve mikrop barındıracak girinti çıkıntılar olmaz. d) Ameliyathanenin duvar, tavan ve zeminleri dezenfeksiyon ve temizlemeye uygun antibakteriyel malzemeler kullanılarak yapılır. e) Ameliyathane salonlarının ölü alan oluşturacak girinti, çıkıntı ve bunlardan oluşan boşluklar ile keskin köşeler haricinde kalan net kübik kullanım alanı en az otuz metrekare, kardiyovasküler cerrahi ve organ nakli ile ilgili ameliyathaneler için en az kırkbeş metre kare olur. Net kullanım alanı içinde, kolon ve benzeri hareket kısıtlılığına sebep verecek yapılaşma ile ameliyat ekibinin hareket kısıtlılığına ve sirkülasyonuna engel bir durum olmaması gerekir. f) Ameliyathane salonlarının taban-tavan arası net yüksekliğinin havalandırma kanalları, asma tavan, hepafiltreler hariç ameliyat salonunun her noktasında en az üç metre ve ameliyathane kısmında bulunan koridor genişliğinin en az iki metre olması gerekir. g) (Değişik:RG-22/3/2017-30015) Ameliyathanelerde yarı ve tam steril alanlar oluşturulur. Ameliyathane salonları ile koridor ve el yıkama yerinin bulunduğu tam steril alanlarda, pencere ve kapılar dış ortama açılmaz ve bu alanlarda tuvalet bulunmaz. Bu alanlara yarı steril sedye transfer holünden geçilir. Yarı steril alanda; (Mülga ibare:RG-31/5/2019-30790)(…) personel dinlenme yeri, kadın ve erkek personel için ayrı ayrı düzenlenmiş giyinme ve soyunma ile tuvalet ve duş mahalleri bulunur. Belirtilen mahaller ön geçiş holüyle steril koridora bağlanır. (Ek cümle:RG-31/5/2019-30790) Uyandırma bölümü tam steril veya yarı steril alanda bulunabilir. h) (Değişik:RG-22/3/2017-30015) Ameliyathane alanının, hijyenik klima sistemi, hepa filtreli veya muadili bir sistem ile iklimlendirilmesi ve havalandırılması gerekir. ı) (Değişik:RG-22/3/2017-30015) Yalnızca dâhili uzmanlık dallarında hizmet verecek olan hastanelerde ameliyathane bulunması zorunlu değildir. Bu şekilde açılan hastanelerde, cerrahi uzmanlık dalı ilavesi, Yönetmelikte belirtilen ameliyathane ve yoğun bakım ile diğer şartların sağlanması durumunda yapılır. j) (Ek:RG-1/7/2014-29047) Ameliyathanenin yönetimi, hizmete devamlı hazır bulundurulması, alet ve malzemenin sağlanması, bakım, onarım ihtiyaçlarının saptanarak yaptırılmak üzere ilgililere bildirilmesi ve burada çalışan personelin yönetimi ve eğitimlerinin yapılması amacıyla sorumlu cerrahi dallarından bir uzman ameliyathane sorumlusu olarak görevlendirilir." kuralına; "Yoğun bakım" başlıklı 25. maddesinde, "(Değişik:RG-21/10/2006-26326) Özel hastanelerde;... d) (Değişik:RG-22/3/2017-30015) Yeni doğan yoğun bakım ünitesi ile diğer yoğun bakım ünitelerinin doğrudan bağlantılı olmaması gerekir. Yeni doğan yoğun bakım ünitesi ile diğer yoğun bakım ünitelerinin ön geçiş alanları ortak olabilir... ı) Yoğun bakım ünitelerinin, hasta, ziyaretçi ve hastane personelinin genel kullanım alanları ile doğrudan bağlantısı olmaması gerekir... k) Koroner yoğun bakım üniteleri hariç diğer yoğun bakımlar, ameliyathaneler de olduğu gibi sterilizasyon şartlarını sağlayacak şekilde havalandırılırlar ve zemin ile duvar kaplamalarının antibakteriyel olması şarttır..." kuralına; "Numune alma odası" başlıklı 29. maddesinde, "Özel hastanelerde, tabip tarafından istenilen tetkik ve tahliller için hastanın kan, gaita veya idrarının alınmasına uygun poliklinik ve laboratuvarlara yakın, hijyen şartlarına sahip lavabo ve tuvaleti olan en az bir numune alma odası bulunur." kuralına; "Merkezî sterilizasyon ünitesi" başlıklı 30. maddesinde, "(Değişik:RG-22/3/2017-30015) Özel hastanelerde, yeniden kullanım özelliğine sahip olan malzemelerin sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemlerinin yapılmasına mahsus bir merkezî sterilizasyon ünitesi bulunması veya sterilizasyon hizmetlerinin hizmet satın alma yoluyla karşılanması şarttır. Merkezî sterilizasyon ünitesi; kirli malzeme girişi-yıkama, ön hazırlık-paketleme ile sterilizasyon-sterilmalzeme çıkış bölümlerinden oluşur. Merkezi sterilizasyon ünitesi ameliyathane ile bağlantılı olmalıdır. Ancak, sterilmalzeme transferinin steriliteyi bozmayacak şekilde planlanması durumunda ameliyathaneden bağlantısız da olabilir. Sterilizasyon hizmetlerinin, hizmet satın alma yoluyla karşılanması halinde özel hastanede, kirli malzeme girişi ve kirli depo ile steril malzeme çıkış ve steril depo bölümleri bulunur." kuralına; "Mutfak ve çamaşırhane" başlıklı 36. maddesinde, "Mutfak ve çamaşırhanenin taban ve duvarlarının, hijyenik şartlarda yıkamaya ve dezenfeksiyona elverişli olması gerekir. Mutfakta, yiyecek ve içeceklerin ayıklanma, yıkanma ve hazırlanma yerlerinin ayrı olması ve yeterli miktarda çelik evye bulundurulması şarttır. Çamaşırhanenin; kirli çamaşır depolama, kirli çamaşır tasnifi, çamaşır basma-yıkama, santrifüj-kurutma, ütüleme, temiz çamaşır depolama ve çamaşırhanede çalışacak personel için duş yerleri bulunacak genişlikte olması gerekir. (Değişik dördüncü fıkra:RG-21/10/2006-26326) Mutfak ve çamaşırhane hizmetlerinin dışarıdan satın alınması halinde, hasta yatak katlarında yemek dağıtımının yapıldığı ve temiz-kirli çamaşırların toplandığı ayrı ayrı kat ofis odaları oluşturulur ve diyet mutfağı da ayrıca hizmet verir. Kapalı servis tepsilerinde yemek arabaları ile servis yapılan hastanelerde kat ofis odaları oluşturulmayabilir." kuralına; "Tıbbî kayıt" başlıklı 48. maddesinde, "Özel hastanelerin acil servis, poliklinik, klinik, röntgen, laboratuvar ve ameliyathane gibi tıbbî hizmet ünitelerinde, sayfa ve sıra numarası verilmiş ve her sayfası müdürlükçe mühürlenmiş protokol defterlerinin tutulması zorunludur. Özel hastanelere başvuran her hasta için hasta dosyası düzenlenir. Hasta dosyasına hastanın tedavisiyle ilgili bütün müşahadeler ve yapılan muayene, tahlil ve tetkik sonuçları ile tedavi ve günlük değişiklikler yazılır. (Değişik fıkra:RG-22/3/2017-30015) Hasta dosyası içerisinde, asgarî olarak aşağıdaki belgelerin bulunması şarttır: a) Hasta kabul kâğıdı, b) Tıbbî müşahade ve muayene kâğıdı, c) Hasta tabelası, ç) Hemşire gözlem kağıdı, d) Röntgen ve laboratuvar istek kâğıdı ve tetkik raporları, e) Ameliyat kâğıdı, f) Hastanın muayene istek formu, g) Çıkış özeti, ğ) Uygulanacak tedavinin kabul edildiğine dair olan ve 1/8/1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliğinin ilgili maddesi uyarınca alınmış rızayı gösteren muvafakat formu." kuralına; "Denetim" başlıklı 62. maddesinde, "(Değişik:RG-1/7/2014-29047) Özel hastaneler, şikâyet, soruşturma veya Bakanlıkça yapılacak olağan dışı denetimler hariç olmak üzere, Müdürlükçe oluşturulan bir ekip tarafından düzenli olarak denetlenir. Müdürlükçe yapılacak denetimlerin sıklığı, denetimlerde görev alacak personelin nitelikleri ve sayısı ile kullanılacak denetim formlarına ilişkin hususlar Bakanlıkça belirlenir." kuralına; "Hastanenin bir kısmında faaliyetin geçici olarak durdurulması" başlıklı 63. maddesinde, "(Değişik:RG-1/7/2014-29047) Aşağıdaki hallerde; a) Özel hastanenin faaliyet izin belgesinde bulunan uzmanlık dallarında bu Yönetmeliğe göre gerekli olan uzman tabip bulundurulmadığı tespit edildiği takdirde, ilgili uzmanlık dalında çalıştırılacak uzman tabip temin edilinceye kadar, b) Özel hastanenin faaliyet izin belgesinde bulunan uzmanlık dallarındaki kliniklerin tıbbî donanımının eksik olduğu tespit edildiği takdirde, bu kliniklerin eksiklikleri giderilinceye kadar, c) Bu Yönetmelikte öngörülen, uzman tabipler hariç olmak üzere asgarî sağlık personeli bulunmaması halinde, personelin özelliği, sayısı ve çalıştığı birim nazara alınarak verilen sürede personel eksikliğinin giderilmemesi halinde eksiklik giderilinceye kadar, d) Hastanenin herhangi bir biriminde veya kısmında hastaların tedavisini olumsuz etkileyecek bir eksikliğin tespiti halinde eksiklik giderilinceye kadar, eksiklik tespit edilen ilgili birimin faaliyeti (Mülga ibare:RG-23/1/2015-29245) (...) Valilikçe durdurulur. (Ek cümle: RG-23/1/2015-29245) Bu fıkranın (d) bendi uyarınca yapılacak faaliyet durdurma işleminde Bakanlığın uygun görüşü aranır." kuralına; "Yasaklar" başlıklı 66. maddesinde, "(Değişik:RG-21/10/2006-26326) Bu Yönetmelik kapsamındaki hastane ve kişiler için yasak olan fiil ve davranışlar aşağıda belirtilmiştir. a) Özel hastaneler, ruhsat ve faaliyet izin belgesi almadan hizmet veremezler..." kuralına; "Müeyyideler" başlıklı 67. maddesinde, "Bu Yönetmelikte belirlenen usûl ve esaslara uymayanlar ile yasaklara aykırı hareket edenlere, bu Yönetmelikte öngörülen idarî müeyyideler ile bu Yönetmelikte müeyyide öngörülmemekle birlikte 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununda müeyyide öngörülen diğer hallerde ise, bu Kanunda ve ilgili diğer mevzuatta belirlenen idarî ve cezaî müeyyideler uygulanır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Dava Konusu Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki EK-2 "Özel Hastane Müeyyide Formu"nun Davacı Tarafından İleri Sürülen Hususlar Yönünden Yetersiz Olduğu ve Hiç Müeyyide İçermediği İddiaları Yönünden İncelenmesi: 1. Özel Hastane Müeyyide Formunun 15. Satırının İncelenmesi: Özel Hastaneler Yönetmeliğin 48. maddesinde, özel hastaneye başvuran her hasta için hasta dosyasının düzenleneceği, hasta dosyasına hastanın tedavisiyle ilgili bütün müşahadeler ve yapılan muayene, tahlil ve tetkik sonuçları ile tedavi ve günlük değişikliklerin yazılacağı kurala bağlanmış ve hasta dosyasında bulunması gereken asgari belgeler sayma suretiyle gösterilmiştir. Özel Hastane Müeyyide Formunun dava konusu 15. satırında da, Yönetmeliğin 39. maddesinin 4. fıkrası ile 48., 49., 50., 51., 52. ve 58. maddelerine aykırılığın tespiti halinde, birinci ve ikinci tespitte, uyarı ve 1 ay süre verileceği ; üçüncü tespitte, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası ve 1 ay süre verileceği; dördüncü tespitte, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi oranında idari para cezası verileceği; tekrarında, poliklinik faaliyetinin 5 gün süreyle durdurulacağı yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Davacı tarafından, tıbbi kayıt eksikliklerinin uyarı ile giderilebilecek bir eksiklik olmadığı, hükmün uygulanabilir olmadığı, maddede belirlenen yaptırımın caydırıcılıktan uzak olduğu ve yoğun bakım ünitelerini kapsamadığı iddia edilerek anılan satırın iptali istenilmektedir. 3359 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen ek 11. maddesinin 3. fıkrasında, Sağlık Bakanlığınca belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşlarının iki defa uyarılacağı, uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verileceği; 5. fıkrasında, idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezalarının bir kat artırılarak uygulanacağı, üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyetinin on güne kadar durduralacağı kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun hükmünün 3. fıkrasında, kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşlarının öncelikle iki defa uyarılacağının, uyarıya uyulmaması halinde önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verileceğinin öngörüldüğü; 5. fıkrasında da, idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezalarının bir kat artırılarak uygulanacağının belirtildiği, üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyetinin durdurulması konusunda idareye takdir hakkı tanındığı, yine faaliyetin on güne kadar durdurulacağı belirtilerek üst sınırın gösterildiği, alt sınıra yönelik bir kurala yer verilmediği dikkate alındığında; anılan Kanun hükmüne uygun olarak ve hükümde gösterilen sınırlara bağlı kalınarak getirilen düzenlemenin dayanağı üst hukuk normuna uygun olduğu ve düzenlemede davacının iddia ettiği yönde herhangi bir eksiklik ya da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 2. Özel Hastane Müeyyide Formunun 27. Satırının İncelenmesi: Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki EK-1'de, özel hastanelerde asgarî bulundurulacak sağlık personelinin sayı ve nitelikleri belirlenmiştir. Özel Hastane Müeyyide Formunun dava konusu 27. satırında da, sağlık kuruluşunda, hasta kabul ve tedavi edilen uzmanlık dalları için EK-1’de belirlenen nitelikte ve asgari sayıda tabip ve tabip harici sağlık çalışanı istihdam edilmediğinin tespiti halinde, birinci tespitte, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde biri oranında idari para cezası ve aykırılığın giderilmesi için 30 gün süre verileceği; ikinci tespitte, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde ikisi oranında idari para cezası ve aykırılığın giderilmesi için 30 gün süre verileceği; üçüncü tespitte, poliklinik faaliyetinin 3 gün süreyle durdurulacağı yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Davacı tarafından, 27. satırdaki usul takip edildiğinde asgari sayıda tabip ve diğer sağlık çalışanı bulunmayan sağlık kuruluşunun 60 gün hizmet verebildiği, bu durumun sağlık tehdidi oluşturduğu, bunun Devletin yaşam hakkını koruma konusundaki pozitif yükümlülüğüne aykırı olduğu, yaptırımın caydırıcılığının olmadığı, kapatma cezasının yoğun bakım ünitelerini kapsamadığı iddia edilerek anılan düzenlemenin iptali istenilmektedir. 3359 sayılı Kanun'un ek 11. maddesinin 4. fıkrasında, Sağlık Bakanlığınca belirlenen personel standartlarına uyulmaması halinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanacağı; 5. fıkrasında, idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezalarının bir kat artırılarak uygulanacağı, üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durduralacağı kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun hükmünün 4. fıkrasında, personel standartlarına uyulmaması halinde uygulanacak idari para cezasının üst sınırının belirlendiği, 5. fıkrasında da, idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezalarının bir kat artırılarak uygulanacağının belirtildiği, üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyetinin durdurulması konusunda idareye takdir hakkı tanındığı, yine faaliyetin on güne kadar durdurulacağı belirtilerek üst sınırın gösterildiği, alt sınıra yönelik bir kurala yer verilmediği dikkate alındığında; anılan Kanun hükmüne uygun olarak ve hükümde gösterilen sınırlara bağlı kalınarak getirilen düzenlemenin dayanağı üst hukuk normuna uygun olduğu ve düzenlemede davacının iddia ettiği yönde herhangi bir eksiklik ya da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacı tarafından, 27. satırdaki usul takip edildiğinde asgari sayıda tabip ve diğer sağlık çalışanı bulunmayan sağlık kuruluşunun 60 gün hizmet verebildiği, bu durumun sağlık açısından tehdit oluşturduğu, bunun Devletin yaşam hakkını koruma konusundaki pozitif yükümlülüğüne aykırı olduğu iddia edilmekte ise de; özel hastanenin personel standartlarında hastaların sağlığını olumsuz etkileyecek seviyede bir eksiklik tespit edilmesi halinde uygulanacak idari tedbir Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 63. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde belirlenmiş olup, anılan maddede hastanenin herhangi bir biriminde veya kısmında hastaların tedavisini olumsuz etkileyecek bir eksikliğin tespiti halinde eksiklik giderilinceye kadar eksiklik tespit edilen ilgili birimin faaliyetinin durdurulacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla davacının bu yöndeki iddiasına da itibar edilmemiştir. 3. Özel Hastane Müeyyide Formunun Konsültasyon Eksikliği, Hasta Ziyareti ve Bilgilendirme Yapılmaması Yönünden Hiç Müeyyide İçermediği İddiası Yönünden İncelenmesi: Konsültasyon, hasta ziyareti, hasta ve yakınının bilgilendirilmesi gibi husular hasta haklarına ilişkin olup, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 2. maddesinde, özel hastanelerin, hasta hakları ihlalleri ile bunlara bağlı ortaya çıkan sorunların önlenmesi ve gerektiğinde hukukî korunma yollarının fiilen kullanılabilmesi için hasta haklarına dair mevzuatın etkin şekilde uygulanmasına yönelik gerekli tedbirleri alacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Hasta haklarına ilişkin düzenlemelere ise, 01/08/1998 tarih ve 23420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliğinde yer verilmiş olup, anılan Yönetmelikte sağlık kurum ve kuruluşları ile personelin hasta haklarını ihlallerinden doğan hukuki ve cezai sorumlulukları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Ayrıca, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinde, tabip ve diş tabiplerinin deontoloji (tıbbın etik ilke ve kuralları) bakımından uymak zorunda oldukları kurallar yer almaktadır. Anılan Nizamnamede, tabip ve diş tabiplerinin, bu Nizamname hükümlerine aykırı hareket ettikleri takdirde, 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca mensup oldukları Tabip Odaları İdare Heyetleri tarafından Haysiyet Divanına sevk edilecekleri, bu durumun haklarında ayrıca hukuki veya cezai takibat yapılmasına mani olmadığı yönünde düzenlemeye yer verildiği görülmektedir. Bu doğrultuda, Özel Hastane Müeyyide Formunda konsültasyon eksikliği, hasta ziyareti yaptırılmaması ve bilgilendirmenin yapılmaması hususlarında ayrıca bir müeyyideye yer verilmemiş olması hukuken bir eksiklik olarak görülmemiş olup, dava konusu Müeyyide Formunda davacının iddia ettiği yönde bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 17. maddesinde, özel hastanenin tıbbî, idarî ve teknik hizmetlerini mevzuata uygun olarak idare etmek ve denetlemek mesul müdürün görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmış olup, Müeyyide Formunun 2. satırında, mesul müdür tarafından 17. madde hükümlerine uyulmaması halinde uygulanacak müeyyide kurala bağlanmıştır. Davacının eksikliğini iddia ettiği hususlarda bu doğrultuda yaptırım uygulanması da mümkündür. 4. Özel Hastane Müeyyide Formunun Yoğun Bakım Ünitesinin Fiziki Şartlarının Uygunsuzluğu Yönünden Hiç Müeyyide İçermediği İddiası Yönünden İncelenmesi: Davacı tarafından, yoğun bakım ünitesinin fiziki şartlarının uygunsuzluğu konusunda Özel Hastane Müeyyide Formunda hiç müeyyide bulunmadığı iddia edilmiştir. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 25. maddesinde özel hastanelerin yoğun bakım standartlarına ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. 3359 sayılı Kanun'un ek 11. maddesinin 4. fıkrasında da, Sağlık Bakanlığınca belirlenen bina ve hizmet birimleri standartlarına uyulmaması halinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanacağı; 5. fıkrasında, idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezalarının bir kat artırılarak uygulanacağı, üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durduralacağı kurala bağlanmıştır. Bu doğrultuda, yoğun bakıma ilişkin düzenlemenin yer aldığı 25. madde hükmüne aykırılık halinde uygulanacak müeyyide dava konusu Müeyyide Formunun 4. satırında belirlenmiştir. Bu kapsamda Müeyyide Formunun 4. satırında, Yönetmeliğin 20., 20/A., 21., 22., 23., 25., 25/A., 26., 27., 31., 32., 34., 37. ve 41. maddelerine aykırılık halinde, birinci tespitte; bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde biri oranında idari para cezası ve aykırılığın giderilmesi için 30 gün süre verileceği; ikinci tespitte; bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde ikisi oranında idari para cezası ve aykırılığın giderilmesi için 30 gün süre verileceği; üçüncü tespitte; poliklinik faaliyetinin 7 gün süreyle durdurulacağı kurala bağlanmıştır. Ayrıca, 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu'nun 34. ve 36. maddeleri ile Özel Hastaneler Yönetmeliğin 63. maddesinde, hastanenin herhangi bir biriminde veya kısmında hastaların tedavisini olumsuz etkileyecek bir eksikliğin tespiti halinde eksiklik giderilinceye kadar eksiklik tespit edilen ilgili birimin faaliyetinin durdurulacağı dolayısıyla hasta kabulünün yasaklanacağı öngörülmüştür. Yine, 20/07/2011 tarih ve 28000 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğin 2. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereği, özel sağlık tesisleri Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yoğun bakım servislerine ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Tebliğ hükümlerine tâbi olduklarından, Tebliğde belirtilen şartlarda özel hastanenin yoğun bakım ünitesinin fiziki şartları bakımından anılan Tebliğ hükümlerinin uygulanabilmesi de mümkündür. Bu durumda, davacının yoğun bakım ünitesindeki fiziki şartlara aykırılığın müeyyideye bağlanmadığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiş olup, dava konusu Özel Hastane Müeyyide Formunda bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 5. Özel Hastane Müeyyide Formunun Özel Hastanenin Hijyen Açısından Uygunsuzluğu Yönünden Hiç Müeyyide İçermediği İddiası Yönünden İncelenmesi: Davacı tarafından, özel hastanelerin hijyen açısından uygunsuzluğu konusunda Özel Hastane Müeyyide Formunda hiç müeyyide bulunmadığı iddia edilmiştir. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 30. maddesinde, özel hastanelerde, yeniden kullanım özelliğine sahip olan malzemelerin sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemlerinin yapılmasına mahsus bir merkezî sterilizasyon ünitesi bulunması veya sterilizasyon hizmetlerinin hizmet satın alma yoluyla karşılanmasının şart olduğu, bu ünitelerin hangi bölümlerden oluşacağı, ameliyathane ile bağlantılı olup olmayacağı, sterilizasyon hizmetlerinin, hizmet satın alma yoluyla karşılanması halinde özel hastanede bulunması gereken bölümler düzenlenmiştir. Ayrıca anılan Yönetmeliğin 17. maddesinde, özel hastanenin sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlerinin düzenli bir şekilde yapılmasını sağlamak ve hastane enfeksiyonlarından korunma için gereken bütün tedbirleri almanın mesul müdürün görev, yetki ve sorumlulukları arasında olduğu kurala bağlanmıştır. Özel Hastane Müeyyide Formunun 2. maddesinde, mesul müdür tarafından 17. madde hükmüne uyulmaması durumunda; bir yıl içinde aynı fıkradaki hüküm nedeniyle iki kez uyarılan mesul müdürün üçüncüsünde, farklı fıkralardaki hükümlerden dolayı toplamda dört kez uyarılan mesul müdürün beşincisinde, mesul müdürlük görevine son verileceği, üç yıl içinde hiçbir özel hastane veya planlamaya tabi özel sağlık kuruluşunda mesul müdürlük yapamayacağı kurala bağlanmıştır. Ayrıca, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 24. maddesinde ameliyathanelere ilişkin, 25. maddesinin (k) bendinde yoğun bakımlara ilişkin, 29. maddesinde numune alma odasına ilişkin ve 36. maddesinde mutfak ve çamaşırhaneye ilişkin olarak hijyen şartlarının neler olduğunun gösterildiği ve Özel Hastane Müeyyide Formunun 4. ve 5. satırlarında, anılan maddelerde ve yukarıda zikredilen 30. maddede öngörülen kurallara aykırılık hallerinin yaptırıma bağlandığı görülmektedir. Bu durumda, davacının özel hastanelerin hijyen açısından uygunsuzluğunun müeyyideye bağlanmadığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiş olup, dava konusu Özel Hastane Müeyyide Formunda bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. B) Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi: Dosyanın incelenmesinden, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 23/10/2018 tarih ve E.2017/2790,K.2018/7121 sayılı iptal kararı gereği ... Valiliğince yeniden yapılan inceleme sonucu hazırlanan 13/05/2019 tarihli inceleme raporunda; "50 günlük tedavi sürecinin tamamının incelendiği belirtilerek, davacının babasının tedavisiyle ilgili bir eksiklik olmadığı, yaşlı ve eşlik eden hastalıkları ile yaşadığı serebrovasküler olaylar ve dirençli enfeksiyonlar nedeniyle hayatını kaybettiği, yoğun bakım ünitesinde eksiklik olmadığı, dirençli enfeksiyonların gelişmesi konusunda yatmış olduğu yoğun bakım ünitesinin eksikliğinden bahsedilemeyeceği, hasta bakımı ile ilgili kayıtların titizlikle tutulduğu ancak hastaya yeterli pozisyon verilip verilmediği hususunun kayıtlarda olmadığı için tespit edilemediği, 2016 Kasım ve Aralık aylarında mevcut 19 adet üçüncü basamak yoğun bakım yatağı için hastane yönetimi tarafından görevlendirilen hemşire sayısının ciddi derecede yetersiz olduğu" yönünde tespitlerine yer verildiği, davalı idarece söz konusu rapordaki tespitler göz önünde bulundurularak üçüncü basamak yoğun bakım üniteleri için Bakanlıkça belirlenen sayıdan daha az sayıda hemşire çalıştırıldığından bahisle Özel Hastaneler Yönetmeliğinin EK-2 Özel Hastane Müeyyide Formunun 27. satırı uyarınca ... ... Hastanesine 2.525,16 TL idari para cezası verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davalı idarece iptal kararı doğrultusunda, davacının babasının anılan özel hastanede yattığı 50 günlük sürecin tamamını kapsayacak şekilde inceleme yaptırılmış ve inceleme raporunda somut olarak tespit edilen personel eksikliğine ilişkin idari yaptırım uygulanması yönünde dava konusu işlem tesis edilmiştir. Anılan inceleme raporunda, "hastaya yeterli pozisyon verilip verilmediği hususunun kayıtlarda olmadığı için tespit edilemediği" belirtilmiş ise de, bu husus mevzuatı gereği zorunlu olarak kayıt altına alınması gereken bir husus olmadığından tıbbi kayıt eksikliğinden bahisle herhangi bir müeyyide uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Yine iptal kararında yer verilen, diğer tanıkların beyanına başvurulmasına ilişkin olarak da, inceleme raporunda "yoğun bakım ünitelerinde vefat eden hastaların yakınlarında tedavi ve bakımdan memnuniyetsizliğin sık karşılaşılan bir durum olduğu, hasta yakınlarının dışarıdan baktıklarında olumsuzluk ve eksiklik olarak olarak algıladıkları şeylerin çoğunlukla bilimsel nitelikte olmadığı" yönünde açıklamaya yer verildiği görülmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, davalı ... Valiliği tarafından, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen iptal kararı üzerine kararda belirtilen gerekçeler göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılan inceleme sonucunda, şikayete konu hususlardan eksik personel çalıştırılması durumunun sübuta erdiği dikkate alınarak, bu hususa ilişkin verilen idari yaptırım kararında davacının iddia ettiği yönde bir eksiklik ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin eki EK-2 "Özel Hastane Müeyyide Formu" yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.