Ceza Genel Kurulu 2019/271 E. , 2019/708 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 18. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 221-103 Sanıklar ..., ... ve ... hakkında fuhuş suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında eylemlerin insan ticareti suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.06.2008 tarihli ve 129-406 sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince 18.03.2014 tarih ve …
**Ceza Genel Kurulu 2019/271 E. , 2019/708 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 18. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 221-103 Sanıklar ..., ... ve ... hakkında fuhuş suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında eylemlerin insan ticareti suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.06.2008 tarihli ve 129-406 sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince 18.03.2014 tarih ve 221-103 sayı ile sanıkların TCK'nın 227/2, 62, 52, 53 ve 63. maddeleri uyarınca dört kez 2 yıl 1 ay hapis ve 3320 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin kurulan hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 18. Ceza Dairesince 08.01.2019 tarih ve 16497-341 sayı ile; "Sanıklar ..., ... ve ...'in üzerlerine atılı suçları kabul etmemesi, mağdurların da sanıkların fuhuş yaptırdıklarına dair beyanlarının olmaması, iletişimin tespiti kararlarının verildiği TCK'nın 227/2. maddesinin, suç tarihi dikkate alındığında CMK'nın 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespiti ile elde edilen görüşme dökümlerinin de bu suç açısından yasal delil niteliği bulunmadığı, mahkemece bu delillere itibar edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanıkların mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli delil bulunmadığından, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkûmiyet kararları verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 03.03.2019 tarih ve 195154 sayı ile; " ... Ceza Genel Kurulunun, 12.06.2007 tarihli ve 154-145 sayılı kararında da belirtildiği üzere, suçun nitelik değiştirmesi ve aynı suçun diğer fıkrasına ait bir suçu oluşturmasının mümkün olduğu durumlarda, elde edilen delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delil olarak kabulü ile hükme esas alınması gerekmektedir. Fuhuş suçunun üçüncü fıkrasında yazılı suç 5560 sayılı Kanun'un 45. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve söz konusu düzenlemenin, TCK'nın 80. maddesinde yazılı insan ticareti suçuna ilave edildiği, eylemin suç olmaya devam ettiği, ayrıca sanıklar hakkında açılan kamu davasında sanıkların fuhuş suçunun hangi maddesinin işlenip işlenmediğinin, yerel mahkemesince yapılacak yargılamanın sonucunda belli olacağı tartışmasızdır. Bu itibarla; sanıklar hakkında, TCK'nın 227. maddesince fuhuş suçundan açılan kamu davasında suça konu elde edilen iletişimin tespitine ilişkin delillerin Yerel Mahkemece hükme dayanak yapılması gerektiği ve sanıklar hakkında suçun sübutunun gerçekleştiği" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.