3. Hukuk Dairesi 2020/6343 E. , 2021/4797 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; davalıdan ....marka kavun tohumunu satın alıp, tarlalarına ayr…
**3. Hukuk Dairesi 2020/6343 E. , 2021/4797 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; davalıdan ....marka kavun tohumunu satın alıp, tarlalarına ayrı ayrı ekip gereği gibi baktıkları halde yetişen ürünlerin bu markalı tohumun kavunu olmadığını, başka özellikler gösterdiği gibi veriminin de üç kat düşük olduğunu ileri sürerek zararlarına karşılık toplam 89.853,27TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, bilahare yargılama sırasında dava değerini 93.124,81 TL'ye artırmışlardır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 16/04/2018 tarih 2015/42841 esas 2018/4564 karar sayılı ilamı ile " Davacıların yaptırdıkları tesbit davalının yokluğunda yapıldığı gibi, bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edilmemiştir. Davalı, tesbit raporuna bu sebeplerle itiraz ederek, zararın zirai hastalık ve doğal sebeplerle oluştuğunu, bir ziraat mühendisinin bazılarına ilaç yazdığını savunmuştur. Kaldı ki, yargılama sırasında alınan raporda davacıların zararının hesaplanmasında masrafların düşülmemesi gerektiği belirtilmiş, tespit dosyasında alınan raporda masraflar düşülerek zarar hesabı yapılmış olup, alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu anlaşılmıştır. O halde, mahkemece taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, dosya içerisindeki bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 8.465,22TL, ... için 5.667,00TL, ... için 8.090,06TL, ... için 11.605,47TL, ... için 15.680,09TL, ... için 14.829,51TL'nin dava tarihi olan 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. HMK'nun 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.