10. Hukuk Dairesi 2025/16980 E. , 2026/1719 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1078 E., 2024/130 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/619 E., 2023/371 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye …
10. Hukuk Dairesi 2025/16980 E. , 2026/1719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1078 E., 2024/130 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/619 E., 2023/371 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... davalılardan ... ve ...Ltd. Şti.’nde özel güvenlik olarak 29/01/2014 tarihinde...ve Spor İl Müdürlüğü tarafından işletilen ...Kapalı Spor Salonu'nda çalışmakta iken karbonmonoksit (CO) zehirlenmesine maruz kalarak, olay tarihinde ve olay yerinde vefat ettiğini, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı 2 ... no.lu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında alınan 17.06.2014 günlü Bilirkişi Raporunda ve Adana 37. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/85 E. Sayılı ceza dava dosyasında mevcut olan 06/07/2015 tarihli, 07/03/2016 tarihli ve 27/01/2020 tarihli bilirkişi raporlarında üst işveren...ve Spor İl Müdürlüğü ve işveren ... ve ...Ltd. Şti. Sorumlularının asli kusurlu, kazada vefat eden işçi ...'nın tali kusurlu oldukları sonucuna varılmış ise de, yargılama sırasında toplanacak kanıtlara göre kusur durumları yeniden belirleneceğinden, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutultuğunu, iş kazasının gerçekleştiği ...Kapalı Spor Salonu'nun mülkiyetinin ... Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu, 12/10/2012 tarih ve 191 sayılı Belediye Meclis Kararıyla ve protokol dahilinde...ve Spor İl Müdürlüğüne tahsis edildiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle ihtiyati tedbir/haciz istemlerinin kabulü ile müvekkillerinin dava sonunda hak kazanacakları maddi ve manevi tazminatın semeresiz kalmaması amacıyla davalıların malvarlıkları üzerine tensiple birlikte teminatsız olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının, müvekkilleri ... için 100,00 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, ... için 100,00 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, ... için 100,00 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın hesaplanarak iş kazası tarihi olan 29/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilleri ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, olmak üzere toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 29/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca müvekkili idare aleyhine ikame edilen iş bu davada müvekkili idarenin herhangi bir dahli ve kusurunun bulunmadığını, husumet yokluğunun mevcut olduğunu, mütevaffanın müvekkil İdare nezdinde çalışmadığını, diğer davalı .... ve.... Şti.'ne bağlı olarak herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan ve mülkiyeti ... Büyükşehir Belediyesine ait olan ...Spor Salonunda çalıştığını, ... ile müvekkili Bakanlık arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkili Kurum aleyhine açılan iş bu davada husumet asıl işveren-alt işveren ilişkisine dayandırıldığını, davacı vekilinin bu iddiasına katılmanın mümkün olmadığını, .... ve.... Şti. İle İdareleri arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, müvekkili Kuruma izafe edilebilecek kusur olmadığının en bariz göstergesi Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/643 esas sayılı dosyasında müvekkili kurum personeline kusur izafe edilmediğinden, dolasıyla Ceza Hukuku yönünden Kuruma kusur izafe edilmden tazminat davası açılmasının maddi vakıaya tamamen aykırı olduğunu, sanıklar hakkında açılan Kamu davasının halen Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/643 esas sayılı dosyasına kayden derdest bulunduğunu, bu itibarla Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/643 esas sayılı dosyasına kayden derdest bulunan kamu davasının "Kusur Tespiti Yönünden" Sayın Mahkemenizde derdest bulunan iş bu davada bekletici mesele yapılması gerektiği düşündüklerini, açıklanan nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili İdare yönünden öncelikle husumet yönünden, bilahare esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın 29/01/2014 tarihinde meydana geldiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını,...ile yapmış oldukları güvenlik elemanı sözleşmesi gereğince Gençlik ve Spor Bakanlığına ait bir spor salonunda güvenlik elemanı istihdam etmek üzere anlaştıklarını, ölen kişinin müvekkili şirketin spor salonunun güvenliğini korumakla görevli bir eleman olduğunu, ölen kişinin müvekkili şirketin elemanı olduğunu, ölümüne neden olan olayın spor salonunun kendi iç güvenliği ile ilgili gaz sızıntısı olduğu ihtimaline bağlı bir olaydan kaynaklandığını, hal böyle iken müvekkili şirkete kusur verilmesinin hukuk ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, bu olayın doğrudan ... Valiliğine bağlı Spor Salonunun yöneticilerinin ihmalinden kaynaklı bir hadise olduğunu, Adana 37. ... 2021/85 E sayılı davasında...ve... adlı şahsın sanık olarak yargılandığını, açıklanan nedenlerle; davacılar tarafından müvekkili aleyhine açılan davanın öncelikle zaman aşımı yönünden usulden reddine, ölüm ile müvekkili şirket arasında bir illiyet bağı bulunmaması nedeni ile müvekkili yönünden açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle ;davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili katılma yoluyla başvurduğu istinaf dilekçesinde özetle; ... hakkında verilen %20 lik kusur oranı müvekkillerinin hak kazanacağı tazminatlar yönünden hak kaybına sebebiyet verdiğini, Bu %20'lik kusur tespiti sonucunda müvekkillerinin babalarını, eşini kaybetmeleri gibi maddi açıdan telafisi imkansız zararlara yol açtığını, baba, eş desteğinden yoksun bıraktığını, hükme esas alınan aktüer hesabında müvekkilleri yönünden destek süresi ve destek miktarının düşük tutulduğundan, müvekkillerinin tazminat miktarı yönünden hak kaybına neden olduğunu, aktüer raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yasal faizin ülkemiz ekonomisine göre en yüksek mevduat faizine göre belirlenmesi gerektiğini davanın açıldığı tarih ile karar tarihi arasında uzun bir süre geçtiğini bu arada ekonomik şartların değiştiğini, şartların değişmesine rağmen manevi tazminat yönünden talep artırım ya da ıslah talebinde bulunamadıklarından talep edilen miktarın çok cüzi kaldığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ek karara yapılan istinaf talebi dilekçesinde özetle; davalı ... Tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulduğu, söz konusu istinaf dilekçesi 09/02/2024 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, davalı yanın istinaf sebeplerine cevapları HMK madde 348 "...İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. .." doğrultusunda yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarına tebliğ edilen gerekçeli kararın usule aykırı olarak tebliğ yapıldığını, çalışanları olmayan iş yeri adresleriyle bağı ve irtibatı olmayan birine tebliğ yapıldığını, teftiş ve bilirkişi raporları kaza tarihi de dikkate alındığında hükme esas alınması gerekirken bilirkişi kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, aktüer hesabında müvekkilleri yönünden destek süresi ve destek miktarının düşük tutulması nedeniyle müvekkillerinin tazminat miktarı yönünden hak kaybına neden olduğunu, müvekkillerinin alacağının enflasyon karşısında erimiş olması nedeniyle bankalarda uygulanan en yüksek mevduat faizinin uygulanması gerektiğinin, davanın açıldığı tarih ile karar tarihi arasında uzun bir süre geçtiğini bu arada ekonomik şartların değiştiğini, şartların değişmesine rağmen manevi tazminat yönünden talep artırım ya da ıslah talebinde bulunamadıklarından talep edilen miktarın çok cüzi kaldığını beyanla bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ve ...Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurlu olmadığını, spor salonlarının ısıtmasında kullanılan...Sisteminin uygun şekilde yapılmamış olmasından kaynaklı, sistemin bulunduğu odadan... güvenlik elemanının ölümüne neden olduğunu, Spor Bakanlığı il müdürlüğünün gaz odasını çalıştıracak ehliyetli ve yetkili bir eleman istihdam etmesi gerektiğini, ölen görevlinin gece bekçiliği yaptığını, taraflarına açılan psd geliri ile cenaze yardımı için açılan tazminat dosyasını istinaf ettiklerini, sonucunun beklenmesi gerektiğini, gaz aparatlarının binanın dış cephesinde olması gerektiğini, bunun sorumluluğunun bu inşaatı yapan, öncesinde ihale eden, sonrasında kontrol eden ve inşaatı bu hali ile kabul eden ... yetkilileri olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarının çok yüksek olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, mütevaffanın müvekkili İdare nezdinde çalışmadığını, diğer davalı .... ve.... Şti.'ne bağlı olarak herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan ve mülkiyeti Adana Büyükşehir Belediyesine ait olan ...Spor Salonunda çalıştığını, .... ve.... Şti. ile İdareleri arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, Adana 11 Asliye Ceza Mahkemesinde müvekkili idareye kusur atfedilmediğini, müvekkil idare ile merhum işçi arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre yönünden ve dava şartı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süreye uğradığını ve zaman aşımının da dolduğunu, ... Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce kombinin yalnızca müsabakalar ve antrenmanlar esnasında yakılması ve faaliyet biter bitmez kapatılması gerektiği yönünde genel bir uygulama olduğunu, yapılan incelemede 29.01.2014 tarihinde ...Spor Salonunda herhangi bir müsabaka olmadığını, yalnızca 15:00-17:00 saatleri arasında ... ve Tekvando antrenmanı olduğu bu sebeple bu saatler arasında kombinin yakıldığını ve 17:30’da bakım personelince kapatıldığının tespit edildiği bildirildiğini, Kombinin vakıa günü 29.01.2014 tarihi gecesinde yanmasının mümkün olmadığını, ...’nın na’şının bulunduğu saatlerde de yanmadığının anlaşıldığını, olayın gerçekleştiği alanın çok büyük bir tesis olduğundan, sanki bir apartman dairesinden söz ediliyormuşçasına kombinin açılıp kapatıldığı varsayımının hatalı olacağını, dışarıdan gelebilecek herhangi bir şeyin içeriye girmesinden davalı idarenin sorumlu tutulamayacağını bu nedenle davalı idarenin kusurlu sayılmasının mümkün olmayacağını, bilirkişi raporunun yeterli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, ilamın tehir-i icra talepli istinaf edildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1-Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme A) Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacılar ile davalı ... vekillerinin davacılar yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesince davacının maddi zararının tespiti amacıyla davacılar murisinin %20 oranında kusurlu olduğu kabulü ile aldırılan hükme esas hesap raporuna davacılar vekilince itiraz edilmeksizin rapor gibi maddi tazminat taleplerini arttırdığı ve takip eden celse talebi gibi karar verilmesini isteğini beyan ettiği anlaşılmakla temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ile davalı ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacılar ile davalı ... vekillerinin davacılar yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.