Başvuru, düşük riski bulunmasına karşın gözaltında gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, düşük riski bulunmasına karşın gözaltında gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/10/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, eski hâkim olup 18/7/2016 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçu isnadıyla gözaltına alınmıştır. Üç gün gözaltında kalan başvurucu, Büyükçekmece Çocuk Şube Müdürlüğünün bekleme salonunda tutulmuştur. Başvurucu 19/7/2016 tarihinde Büyükçekmece Devlet Hastanesine götürülmüş, burada saat 30 sıralarında düzenlenen Hasta Müşahade Formu'na göre başvurucunun düşük tehlikesinin olduğu tespit edilmiştir. Aynı gün Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi tarafından düzenlenen adli muayene raporunda kasık ağrısı olan başvurucunun kanamasının olmadığı, kanama olması hâlinde hastanede acil kontrol gerekeceği ve kontrol amacıyla yatışının uygun olacağı, aksi durumda üç gün sonra kontrol önerildiği, genel durumun iyi olduğu ve mevcut şartlarda yatış ve gözlem gerekmediği belirtilmiştir. Büyükçekmece Adliyesinde ifadesi alınan başvurucu, hamile olması ve sağlık durumu gözetilerek 20/7/2016 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi tarafından 28/7/2016 tarihinde düzenlenen raporda; başvurucunun 9 hafta 2 gün ile uyumlu, tekil fetüs kalp aktivitesi izlenmeyen gebeliği olduğu, tıbbi tahliyesinin gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine 1/8/2016 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kalp atışı olmayan fetüs için kürtaj yapılmıştır. Başvurucu 21/12/2016 tarihinde, gözaltına alındığı tarihte gebe olduğunu, düzenli olarak vurulması gereken iğneler bulunduğunu, bunların uygulanması için her gün hastaneye götürüldüğünü, araba yolculukları ve gözaltındaki tutma koşulları nedeniyle gebeliğinin riske girdiğini, yapılan muayenelerde düşük riski tespit edilmiş ve yatak istirahati önerilmiş olmasına karşın açığa alınan hâkim ve savcılarla ilgili talimat nedeniyle yatış yapamayacağının kendisine söylendiğini, gebelik için uygun olmayan gözaltı şartlarında sandalye üzerinde beklediğini veya sandalyeleri birleştirerek uzanmak zorunda kaldığını, bu koşullarda bulunmaması gerektiğini doktorlara söylemesine rağmen kendisine rapor verilmediğini, gözaltında ve sonrasında yaşadıklarından dolayı bebeğinin kalp atışlarının durduğunu belirterek emniyet görevlileri ve muayene eden doktorlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13/1/2017 tarihinde, başvurucunun gözaltına alındıktan sonra nezarethanede değil Büyükçekmece Çocuk Büro Amirliğinin bekleme odasında tutulduğu, mevcut rahatsızlığı sebebiyle başvurucunun isteği üzerine gerek Büyükçekmece Devlet Hastanesine gerekse Özel Medilife Hastanesine başvurusunun sağlandığı, kendisine tıbbi destek verildiği, reçete ve ilaçlarının temin edildiği, başvurucunun şikâyetçi olduğu görevlilerin ve kurumların başvurucuya yönelik olarak kasten işledikleri bir suç ve suç unsurunun tespit edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bakırköy Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/9/2017 tarihli kararıyla başvurucunun itirazı reddedilmiştir. Söz konusu karar başvurucuya 25/9/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18/7/2019 tarihli kararıyla başvurucu hakkında üzerine atılı FETÖ/PDY'ye üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarını işlediğine dair kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Gözaltı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir... (2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. (3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir." 5271 sayılı Kanun’un "Gözaltı İşlemlerinin Denetimi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin gereği olarak, gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri, varsa ifade alma odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini, gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucunu Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydederler." 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin , , ve maddelerinin ilgili kısmı şöyledir:"Madde 4 - …Gözaltına alma: Kanunun verdiği yetkiye göre, yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını,…ifade eder....Madde 9 – ...Gözaltına alınanlardan herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenler, derhâl hekim kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavileri yaptırılır. Bu durumdaki kişilerden kronik bir rahatsızlığı olanların, istekleri hâlinde varsa kendi hekimi nezaretinde resmî hekim tarafından muayene ve tedavi edilmeleri sağlanır....Madde 25 - Nezarethaneler en az 7 metrekare genişliğinde, 2,5 metre yüksekliğinde ve duvarlar arasında en az 2 metre mesafe olacak şekilde düzenlenir. Yeterli doğal ışıklandırma ve havalandırma imkânları sağlanır. Ancak, şüpheli sayısının çokluğu sebebiyle nezarethane imkânlarının yetersiz olması durumunda, nezarethaneler için öngörülen fizikî şartlara sahip başka yerler de kullanılabilir.Nezarethanelerde gözaltına alınan kişilerin yatmaları ve oturmaları için yeteri kadar sabit ve dayanıklı oturma yerleri bulundurulur.Mevsim ve gözaltı yerlerinin maddî şartları da dikkate alınarak, geceyi gözaltında geçirecek şahıslar için yeterli miktarda battaniye ve yatak temin edilir.Tuvalet, banyo ve temizlik ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli tedbirler alınır.Nezarethane girişine, onaylanmış nezarethane talimatı asılır.İç ve dış emniyeti sağlanmış, özel surette hazırlanmış, teknik donanımlı, bağımsız yerlerin ifade alma odası olarak kullanılmasına özen gösterilir.Mevcut nezarethane ve ifade alma odalarının standartlara uygun hâle getirilmesi bütçe imkânları çerçevesinde sağlanır.”...Madde 26 – Nezarethane ve ifade alma odalarının standartlara uygunluğunu sağlamak amacı ile kolluk kuvvetlerinin yetkili birimleri tarafından denetleme yapılır.Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin gereği olarak, gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri, varsa ifade alma odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini, gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucunu Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Deftere kaydederler.Yetkili ve görevli mercilerin mevzuatta öngörülen denetim yetkileri saklıdır."