4. Hukuk Dairesi 2021/14484 E. , 2023/3793 K. MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1302 - 2021/257 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi Taraflar arasındaki konut sigortasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Ma…
**4. Hukuk Dairesi 2021/14484 E. , 2023/3793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1302 - 2021/257 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi Taraflar arasındaki konut sigortasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA [adres satırı maskelendi] II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun kapsamında zararların Kaymakamlık ve Valilik Zarar Tespit Komisyonunca ödenmiş ya da ödenmek üzere olduğunu, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun gereğince terör zararlarının devletçe karşılanacağını, bu nedenle davanın husumetten reddini, davanın Kaymakamlığa ve Valiliğe ihbarının gerektiğini, 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 1445 ve 1446 ncı maddeleri çerçevesinde davacı taraf ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğini, olağanüstü hal ilanı, evin hasar gördüğü davacıca öğrenilmesine rağmen müvekkil şirkete bildirilmediğini, davacının hasar tespit komisyonuna öncelikle başvurarak hasarı karşılayabilecekken kötü niyetle bu davayı ikame ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber poliçede %5 muafiyet ve devlet tarafından ödenen ve ödenecek tazminatların mahsup edilmesi söz konusu olduğunu, 90 gün ikamet edilmeyen konutlarda %25 muafiyet uygulanmasının poliçe gereği olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne 133.237,50 TL sigorta tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta poliçesi limitlerinde kalmak kaydıyla davalı sigortadan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava değeri belirlenebilir durumda olduğundan belirsiz alacak davası açma şartlarının oluşmadığını, alacak belirlenebilir durumda olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacının alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu konutun hukuki vasfının belli olmadığını, tapu kaydının olup olmadığının, davacının bu komutta mülkiyet hakkı bulunup bulunmadığının belirli olmadığını, tapusu-imar izni bulunmayan konutun ve o yerde mülkiyet hakkı bulunmayan davacının hukuken korunacak bir menfaatinin olmadığını, operasyonlardan önce bölge haklının eşyalarının güvence altına almak için güvenli bölgelere göç ettiğini, bu durumda eşya zararından söz edilemeyeceğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, bilirkişi raporunda açık Bakanlık Tebliği'ne rağmen yapı sınıfının yanlış tespit edildiğini, hasar tarihine göre 2015 yılı tebliğinin uygulanması gerekirken 2016 yılı tebliğinin uygulanmasının doğru olmadığını, yapı sınıfının 3A olması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 4A yapı sınıfında kabul edildiğini, binanın amortisman bedelinin de düşülmesi gerekirken düşülmediğini, poliçede teminat altına alınan metrekareden daha fazla olacak şekilde teminat altına alınmayan alanın da hesaplandığını, poliçede 170 m2 brüt inşaat alanı gösterilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda 220 m2 üzerinden hesaplama yapıldığını, bu durumda eksik sigorta olduğunun kabulü gerektiğini, davacı zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında Devlet tarafından karşılanması gerektiğini, poliçenin başlangıçtan beri hükümsüz olduğu yönündeki itirazların değerlendirilmediğini, davacının TTK'nın 1435 ve 1439 uncu maddelerine aykırı davrandığını, sigorta sözleşmesi iyiniyete dayalı bir sözleşme olduğu halde mevcut durumun davacı tarafça gizlendiğini, dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını, bu nedenle poliçenin başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçenin geçerli kabul edilmesi halinde poliçenin iptali sonrası davacıya iade edilen primin de tazminattan indirilmesi gerektiğini, poliçedeki tüm muafiyetlerin uygulanması gerektiğini, dava konusu hasarın bölgedeki terör eylemleri ve bu eylemler neticesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı esnasında meydana gelen ve hırsızlık faaliyetlerinden kaynaklandığının iddia edildiğini, poliçede temin edilen hırsızlık teminatında Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına işaret edildiğini, A.4.7 maddesi gereğince terör eylemleri nedeniyle yapılacak müdahaleler sonucunda meydana gelecek zararların teminat dışı olduğunu, Yangın Sigortası Genel Şartları A.4. maddesinde de teminat dışı kalan hallerin sayıldığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2006/2866 Esas-2007/3086 Karar sayılı kararında ıslah ile arttırılan alacak için faizin ıslah tarihinden başlayacağının belirtildiğini, bu nedenle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yanlış olduğunu, davacının beyanlarına göre alacağın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tespit edilmiş olması nedeniyle belirlendiğini ve likit hale geldiğini, bu durumda kısmi dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, kaldırılıp düzeltilen hükmün yerine geçmek üzere davanın kısmen kabulü ile 102.956,25 TL'nin dava tarihi olan 22.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesiyle; 1-Davaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılmasının yanlış olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 2-Davanın zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen tarih göz önünde bulundurularak davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, 3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda açık Bakanlık Tebliğine rağmen yapı sınıfının yanlış tespit edildiğini, 4-Kararda dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de kararın bu yönden yasa ve usule aykırı olduğunu, 5-Poliçe başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğundan davanın reddi gerektiğini, 6-Dava konusu hasar, bölgedeki terör eylemleri ve bu eylemler neticesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı esnasında meydana gelen yağma ve hırsızlık faaliyetlerinden kaynaklandığı iddia edilse de müvekkil tarafından akdedilen poliçede A.4.7. hükmünde “3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucunda meydana gelen zararların” açıkça teminat dışı bırakılmış olduğunu, 7-Yine Yangın Sigortası Genel Şartlarının A-4 maddesinde teminat dışında kalan haller düzenlenmiş olup maddenin 1. bendinde; savaş, her türlü savaş olayları, istila, yabancı düşman hareketleri, çarpışma (savaş ilan edilmiş olsun olmasın), iç savaş, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunların gerektirdiği inzibati ve askeri hareketler nedeniyle meydana gelen bütün zararların teminat dışında kalacağı, hiçbir tereddüde ve yoruma meydan vermeyecek şekilde açık ve net bir ifade ile belirtilmiş bulunduğunu belirterek hükmün davalı müvekkil lehine bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının taşınmazı için yaptırılmış bulunan ve davalı ... tarafından düzenlenmiş olan sigorta (konut sigortası poliçesinden) sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesi, 73/1 ve 83/2 nci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1404, 1445 ve 1446 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve özellikle HMK'nın 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık hâlleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.