3. Hukuk Dairesi 2013/17657 E. , 2014/2144 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2012 NUMARASI : 2012/130-2012/592 Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı, dava dışı ilköğretim okulları tarafından muhtelif ab…
**3. Hukuk Dairesi 2013/17657 E. , 2014/2144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2012 NUMARASI : 2012/130-2012/592 Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı, dava dışı ilköğretim okulları tarafından muhtelif aboneliklere kayden su tüketilmiş olduğunu, fatura bedelinden davalıların birlikte sorumlu olduklarını ancak davalıların, fatura bedelini ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 601.058,33 TL su bedeli asıl alacak, 971.132,92 TL gecikme zammı ve 174.804,36 TL KDV olmak üzere toplam 1.746.995,61 TL'nin davalılardan tahsiline ve asıl alacağa 19.09.2008 tarihinden itibaren, ödeme tarihine kadar 6183 sayılı Kanunun 51.maddesi gereğince gecikme cezası ve KDV ve KDV alacağına da yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı Ankara İl Özel İdaresine izafeten Ankara Valiliğine yönelik davasında; husumet nedeni ile davanın reddine, davacının ise davalı M.. B..na yönelik davasında; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı M.. B.. tarafından temyiz edilmesi üzerine 13.Hukuk Dairesinin 2010/13474 E.- 2011/8819 K.sayılı ilamı ile hükmün "...davacı tarafından davalılar aleyhine su tüketiminden dolayı ödenmeyen borçların tahsili talep edildiğinden, bu yöndeki talebin 6111 sayılı Kanun kapsamında kaldığı açık olmakla, davalıların 6111 sayılı kanun hükümlerinden faydalandırılması konusunda müracaat etmeleri ve borcu ödedikleri takdirde davadan vazgeçilmesinin mümkün olduğu veya davanın konusuz kalacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıdan 6111 sayılı Kanun gereğince davacıdan borcun yapılandırılması konusunda bir talebi olup olmadığının sorulup, talebi olduğu takdirde bu konuda tarafların delilleri de toplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan mahkemece; görüşüne başvurulan bilirkişiden aldırılan raporlar uyarınca davalı İl Özel İdaresi aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine, davalı M.. B.. aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı M.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Davacı tarafın davalı İl Özel İdaresi hakkında verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,