1. Hukuk Dairesi 2008/9446 E. , 2008/11789 K. "" MAHKEMESİ : GAZİANTEP 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları M. D.nın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 131 parselde bulunan 7 nolu bağımsız bölümü ikinci eşinin ilk evliliğinden olma çocuğu davalıya satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapunun iptali ile muris adına tescili isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, murisin g…
**1. Hukuk Dairesi 2008/9446 E. , 2008/11789 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GAZİANTEP 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları M. D.nın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 131 parselde bulunan 7 nolu bağımsız bölümü ikinci eşinin ilk evliliğinden olma çocuğu davalıya satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapunun iptali ile muris adına tescili isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, murisin gece kulübü açmak için taşınmazını sattığını, bedelini sermaye yaptığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muris tarafından davalıya yapılan temlikin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteğinin değerden reddiyle gereği görüşülüp düşünüldü.Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden toplanan delillerden, dava konusu 505 ada 131 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan M.D. tarafından 26.3.1997 tarihli akitle davalıya satış suretiyle temlik edildiği görülmektedir. Davacılar anılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Bilindiği üzere,uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini istiyebilirler.