Başvuru, mal varlığına elkoyma ve maaş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının; ceza infaz kurumuna ve hastaneye götürülürken kelepçe takılması nedeniyle kötü muamele yasağının; ceza infaz kurumunda açık görüş hakkının sınırlandırılması, eşle mahrem görüşme yapılmasına izin verilmemesi ve diğer bir kısım uygulama nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin; ceza soruşturması sürecindeki hukuka aykırılıklar nedeniyle adil yargılanma hakkı ile özel h
Başvuru, mal varlığına elkoyma ve maaş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının; ceza infaz kurumuna ve hastaneye götürülürken kelepçe takılması nedeniyle kötü muamele yasağının; ceza infaz kurumunda açık görüş hakkının sınırlandırılması, eşle mahrem görüşme yapılmasına izin verilmemesi ve diğer bir kısım uygulama nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin; ceza soruşturması sürecindeki hukuka aykırılıklar nedeniyle adil yargılanma hakkı ile özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının; gözaltı tedbirinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, sulh ceza hâkimliklerinin yapısı ile bağımsız ve tarafsız olmaması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması ve tutukluluğa itirazların değerlendirilmemesi nedenleriyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 12/1/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon tarafından başvurucunun gözaltındaki uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının, soruşturma sürecinde uygulanan arama ve elkoyma tedbirleri nedeniyle de özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialarının kabul edilemez olduğuna, diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine yönelik iddiaların kabul edilebilirlik incelemesinin ise Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde bir askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350). B. Başvurucuya İlişkin Süreç Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu hâkim olarak görev yapmakta olan başvurucunun 16/7/2016 tarihinde görevden uzaklaştırılmasına, 24/8/2016 tarihinde ise meslekten ihraç edilmesine karar vermiştir. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ağır cezalık suçüstü hâli bulunduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 18/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle Şanlıurfa Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Hâkimlik başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19/7/2016 tarihinde tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Şüpheliler ... ve Mehmet Tuncay'a atılı suçun vasıf ve mahiyeti dikkate alındığında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18/7/2016 tarihli yazısı, ülkemizdeki darbe tehlikesinin henüz geçmediği..., bu aşamada delillerin henüz tam olarak toplanmadığı, isnat edilen suçların ceza miktarları gözönüne alındığında HSYK açığa alma işlemi ile birlikte değerlendirildiğinde... atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, bu aşamada adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından... CMK 100 maddesi uyarınca ayrı ayrı tutuklanmalarına... [karar verildi.]" Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu hakkında soruşturma yapma yetkisinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Başvurucu; tutuklandıktan sonra tutukluluk hâlinin devamına dair kararlara süresinde itiraz ettiğini ancak itirazına cevap verilmediğini, bireysel başvurusuna konu tutukluluk hâlinin devamına dair verilen 7/12/2016 tarihli karara karşı da süresinde itiraz etmesine karşın Sulh Ceza Hâkimliğince herhangi bir cevap verilmediğini belirtmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 7/12/2016 tarihinde başvurucu hakkında verilen tutukluluk hâlinin devamına dair karara karşı başvurucunun 21/12/2016 tarihli dilekçesiyle itiraz ettiği görülmektedir. Buna karşılık anılan itiraza ilişkin olarak herhangi bir karar verildiği tespit edilememiştir.Başvurucu 12/1/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Soruşturma sürecinin devamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu hakkında soruşturma yapma yetkisinin Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığında olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 17/7/2017 tarihli iddianame ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianamede başvurucunun ByLock isimli programı kullandığına yönelik tespite dayanıldığı görülmüştür. Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) iddianameyi kabul etmiş ve E.2017/189 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşamasına başlamıştır. Mahkeme 17/11/2017 tarihinde yaptığı ilk duruşmada başvurucunun savunmasını almıştır. Mahkeme 26/1/2018 tarihinde, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tahliye edilmesine karar vermiştir. Başvurucunun istinaf talebi, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından esastan reddedilmiştir.Başvurucu bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuş olup yargılama temyiz aşamasında derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39; Yıldırım Turan [GK], B. No: 2017/10536, 4/6/2020, §§ 27-