Ceza Genel Kurulu 2011/5-177 E. , 2011/185 K. "" İtirazname : 2011/189116 Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Nitelikli cinsel istismar suçundan sanık İ. B..’un 5237 sayılı TCY’nın 103/1-a maddesi yollaması ile 103/2, 43, 103/6 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.04.2008 gün ve 80-54 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesin…
**Ceza Genel Kurulu 2011/5-177 E. , 2011/185 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2011/189116 Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Nitelikli cinsel istismar suçundan sanık İ. B..’un 5237 sayılı TCY’nın 103/1-a maddesi yollaması ile 103/2, 43, 103/6 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.04.2008 gün ve 80-54 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 11.02.2009 gün ve 14910-1481 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise 28.06.2011 gün ve 189116 sayı ile; “Nitelikli cinsel istismar eylemi sonucunda, neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal olan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 103/6. maddesinin uygulanmasına dair verilen hükme dayanak yapılan İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun düzenlediği 20.07.2007 tarihli adli raporu düzenleyen bilirkişiler içinde ‘çocuk psikiyatrisinin’ bulunmaması karşısında, bu adli rapora dayanılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 103/6. maddesi uyarınca ceza verilmesi, 2659 sayılı Kanunun 7/f ve 23/3. maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden verilen karar bu yönden usul ve Yasaya aykırılık içermektedir. Şöyle ki; 2659 Sayılı Adli Tıp Kanunun 7/f ve 23/B maddelerinin birlikte değerlendirildiğinde, mağdurlarla ilgili olarak basit ya da nitelikli cinsel istismar eylemleri sonucunda ruh sağlığında (5237 Sayılı TCK nun 103/6. maddesi kapsamında) bir bozulma olup olmadığının tespiti görevi Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun görevi dahilinde olup, kurulun bir başkan ve adli tıp uzmanı iki üye ile birlikte, tetkik edilecek konunun uzmanı Çocuk Psikiyatrisi bir üye olmak üzere en az dört üyenin iştirakiyle karar vermesi gerektiği halde, Adli Tıp Kanunun 23. maddesinin B bendinin 2. fıkrasının son cümlesindeki 'Şu kadar ki tetkik edilecek konu, ilgili uzman üye hazır bulunmadıkça müzakere edilemez' hükmüne aykırı olarak Çocuk Psikiyatrisi bir üye heyete iştirak etmeksizin veya 2659 Sayılı Adli Tıp Kanunun 4810 sayılı Kanununla değişik 24/1. maddesi gereğince çocuk psikiyatrisi bir uzman bilirkişi görevlendirilip olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığında bir bozulma olup olmadığı konusunda rapor almadan, ya da çocuk psikiyatrisi uzmanının da olduğu bir rapora dayanılmadan; ergen psikyatrisi olan başkan ile iki Adli Tıp Uzmanı, bir Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı, bir Radyoloji Uzmanı ve bir Çocuk Cerrahisi Uzmanının iştirakiyle düzenlenen 20.07.2003 tarihli rapora dayanılarak yazılı şekilde mahkemece hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI