2. Ceza Dairesi 2011/9123 E. , 2011/6581 K. "" Sanık ...'in, mağdur ...'e karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 35/2, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/05/2010 tarihli ve 2009/220 esas, 2010/109 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.11.2011 gün ve 2010/844-5025 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak da…
**2. Ceza Dairesi 2011/9123 E. , 2011/6581 K.** **"İçtihat Metni"** Sanık ...'in, mağdur ...'e karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 35/2, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/05/2010 tarihli ve 2009/220 esas, 2010/109 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.11.2011 gün ve 2010/844-5025 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2011 gün ve 2010/63021 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Tüm dosya kapsamına göre, sanığın aynı dosyada yargılandığı mağdur ...'e karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a-son, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hâlde, koşulları bulunmasına rağmen mağdur ... İçiçgen'e karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan almış olduğu ceza ile ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi karşısında, kesin hükmün otoritesini tümüyle zedelememesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddi meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi hakimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi mümkün bulunmamaktadır.