8. Hukuk Dairesi 2018/4412 E. , 2019/10786 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Önlenmesi Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, dava konusu 1974, 1546, 225 ve 257 parsel sayılı taşınmazların taraflara murisleri olan ...’te…
**8. Hukuk Dairesi 2018/4412 E. , 2019/10786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Önlenmesi Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, dava konusu 1974, 1546, 225 ve 257 parsel sayılı taşınmazların taraflara murisleri olan ...’ten intikal ettiğini, taşınmazların tamamının çiftçilik faaliyeti içinde kiraz, elma ve sebze yetiştirmek suretiyle tarımsal gelir elde etmek ve üzerindeki binaların ise kullanılmak ve ev niteliğindeki yapı içinde oturmak suretiyle davalılar tarafından kullanıldığını, müvekkillerinin taşınmazlarda, murislerinden intikalen paydaş malik olmalarına rağmen taşınmaz gelirlerinden paylarına düşen kısımdan yararlanamadığını, davalıların taşınmazlardan istifade ederken elde ettikleri gelirlerden davacıların payına düşen kısmı kendilerine vermediklerini açıklayarak davalıların dava konusu taşınmazlarda davalıların vekil edenlerinin paylarına vaki haksız elatmalarının önlenmesini ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 2009 yılından dava tarihine kadar doğmuş olan ve davacıların paylarına düşen ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili davaya cevabında davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmazlarda paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin, 1974 sayılı parsel yönünden temyiz itirazlarına gelince, Kural olarak, intifadan men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan yararlanmak isteğini davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali ve davaya konu taşınmazın kamu malı olması halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Somut olayda, dava konusu taşınmazlardan 1974 parsel numaralı taşınmazın bahçe vasfında olduğu, gelir getirici niteliğinin bulunduğu ve bu nedenle intifadan men şartının aranmayacağı hususu gözönüne alınarak, davacı tarafın ecrimisil talep ettiği dönem olan 2009 yılı ve dava tarihi olan 25.07.2014 tarihleri arası için, (1974 parsel numaralı taşınmaz yönünden) davacıların hissesine düşen kısım bakımından ecrimisil hesabı yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, yukarıdaki (2) nolu bent kapsamındaki temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. nolu bentte yazılı nedenlerle Reddine, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.