6. Hukuk Dairesi 2023/1853 E. , 2024/4579 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/67 E., 2022/661 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 16.11.2009 tarihli sözleşme ile TTM LA 005 no.lu teknik resme havi TTM makinası çekiçlerinin imal edilmesi için ...... ile anlaşma yaptıklarını, çekiçlerin imalatı tamamlandığını ve iş yerlerine getirilerek yedek olarak tutulmakta olduğunu, Ocak 2011 tarihinde TTM makinası demontajından sonra yed
**6. Hukuk Dairesi 2023/1853 E. , 2024/4579 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/67 E., 2022/661 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 16.11.2009 tarihli sözleşme ile TTM LA 005 no.lu teknik resme havi TTM makinası çekiçlerinin imal edilmesi için ...... ile anlaşma yaptıklarını, çekiçlerin imalatı tamamlandığını ve iş yerlerine getirilerek yedek olarak tutulmakta olduğunu, Ocak 2011 tarihinde TTM makinası demontajından sonra yedekteki çekiçlerin montajı yapıldığında test aşamasında kırılmalar olduğunu, yenilerinin kırıldığı gibi orjinal çekiçlerin kırılmasına da neden olduğunu, makinedeki set olarak kullanılan çekiçlerin sayısı azalınca makinenin çalıştırılamaz duruma geldiğini, kırılmaların nedenlerinin araştırılmak üzere makinenin diğer aksamlarının ölçü kontrollerinden geçirildiğini, uzman kişilere kontrollerin yaptırıldığını fakat makinede herhangi bir kırılmaya neden olabilecek problemlerin bulunamadığını ileri sürerek 150.000 Türk Lirası maddi kaybının işleyecek faizle ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; farklı görüşler içeren raporların alındığını, bu raporların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin uzun yıllar süren öğretmenlik ve sanayi tecrübelerine göre; 2379 ve diğer kaliteli çelikten yapılan kalıp ve makine malzemelerinin ısıl işleminin üretici firma tavsiyelerine uygun yapılmadığında ömürlerinin sınırlı olduğunu, bu nedenlerle çelik malzemelerini her zaman ısıl işlem tesisi olan çelik üreticisi firmalardan aldığını, parçalarını istenilen teknik resme göre işledikten sonra aynı firmaya ısıl işlemini de yaptırdığını, müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; ilk kararda, keşif neticesinde ısıl işlemden kaynaklanan bir hataya rastlanmadığının ve yerli çekicin davacı tarafın siparişinde yer alan malzeme, geometri ve sertlik değeri taleplerini karşıladığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin ilk kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 07.09.2015 tarih 2014/2650 E., 2015/4165 K. sayılı ilamıyla; öncelikle davalı tarafından üretilen sözleşme konusu çekiçlerdeki derinliklerin teslimden sonra davacı iş sahibi tarafından arttırılıp arttırılmadığı, iş sahibinin talimatı ile ya da talimatı olmaksızın yüklenici tarafından teknik resme aykırı olarak arttırılıp arttırılmadığı araştırılıp, tırnak derinliklerinin teslimden sonra davacı tarafça arttırıldığının anlaşılması halinde kırılma ile bundan doğan zararlardan davacı sorumlu olacağından davanın şimdiki gibi reddine karar verilmesi, iş sahibinin talimatı ile ya da talimatı olmaksızın yüklenici tarafından kendiliğinden bu derinliklerin arttırıldığının saptanması halinde davalı yüklenici genel ihbar mükellefiyetini yerine getirmemek ve sözleşmeye aykırı imalâtı yapmak sureti ile doğan zarardan sorumlu olacağından sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece; bozmaya uyularak ikinci kararda, numuneler üzerinden yapılan incelemelerde yerli çekicin kimyasal bileşiminde, iç yapısında, ısıl işlemlerinde ve kırılma davranışında bir olumsuzluk saptanmadığı, ancak, yerli çekicin tırnak derinliğinin orijinal çekicin tırnak derinliğinden daha fazla olduğu, kullanıcı firmanın da bu durumu fark ettiği için tırnakları tıraşlayarak derinliği azalttığı ve çekiçleri kullanmaya bu şekilde devam ettiği, yerli imalat çekiçlerin tırnak derinliğinin daha fazla olmasının nedeninin davacı tarafın siparişindeki teknik çizim olduğu, çekicin bu çizime göre imal edildiği, çekiç çeliğinde bir malzeme ya da işlem hatasının da olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin ikinci kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 29.09.2020 tarih 2020/865 E., 2020/2608 K. sayılı ilamıyla; davacı iş sahibine hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, talep ettiği 150.000,00 Türk Lirası maddi zararından, hangi zarar kalemi için ne miktarda talepte bulunduğu hususunda, açıklama dilekçesi vermek üzere süre verilip gerekli açıklama yaptırıldıktan sonra, davalı yüklenici teknik resimdeki derinlikle yapılması halinde eserin gereği gibi meydana getirilmesinin tehlikeye düşüreceğini ve iş sahibinin eserden beklediği yararı sağlamayacağını iş sahibine bildirmemesi nedeniyle, BK 356-357 ve dava tarihinden sonra yürürlüğe giren TBK 471 ve 472 maddeleri gereğince bundan doğan zararlardan sorumlu olacağından, mahkemece davacının bu nedenle uğradığı zarar ve miktarı konusunda, uzman teknik bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, davacının vereceği açıklama dilekçesindeki talep ve açıklamaları da dikkate alınıp, değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak üçüncü kararda, davalı tarafın imal ettiği çekiçlerdeki tırnak derinliklerinin her ne kadar davacı tarafın gösterdiği çizime uygun olarak yapıldığı iddia edilmişse de; söz konusu çekiçlerin çizime uygun imalatı halinde makinede hasara sebep olabileceğinin davalı tarafından davacıya bildirilmediği, davalı tarafından imal edilen çekiçlerin davacının makinesine zarar verdiği ve söz konusu teknik arızanın, davalı tarafından ihbar yükümlülüğü yerine getirilmeden imal edilmesinden kaynaklandığı, bu nedenle davalının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 28.133,40.TL'nin dava tarihi olan 20/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin üçüncü kararına karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragraf dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalât nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı tarafından dava dilekçesinde uğranılan zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 Türk Lirası maddi tazminat talep edilmiş, bu zararların nelerden ibaret olduğu ve her bir zarar kalemi için ne miktarda tazminat istenildiği davacının 23.03.2021 tarihli dilekçesinde açıklanmıştır. Mahkemece, ikinci bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporlarında, tespit edilen zarar kalemlerinden; davacının iş bedeli için ödediği 15.000 TL ile davaya konu makinelerin tamiri için yapılan masraf bedeli olan 13.133,40 Türk Lirası'nın toplamı olan 28.133,40 Türk Lirası'na hükmedilmiştir. Her ne kadar iş bedeli olan 15.000 Türk Lirası bakımından davacının zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, davacının sözleşme konusu çekiçleri aldığı ve iade etmediği sabit olduğuna göre 15.000 Türk Lirası'na hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda Mahkemece, davaya konu makinelerin tamiri için yapılan masraf bedeli olan 13.133,40 TL’ye ticari faiz uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle üçüncü kez bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz sebeplerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.