T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1257 - 2025/1652 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1257 KARAR NO : 2025/1652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2025 NUMARASI : 2023/898 Esas - 2025/337 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/12/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1257 - 2025/1652 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1257 KARAR NO : 2025/1652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2025 NUMARASI : 2023/898 Esas - 2025/337 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ., davalı ... Sigorta Şirketi ve ... Sigorta AŞ. vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili; 30.07.2007 günü, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyon ile davacının eşi ...’in kullandığı ... plakalı otomobilin çarpışması neticesinde dava konusu kazanın meydana geldiğini ve davacının eşi ...’in hayatını kaybettiğini, kazada ... plakalı araç sürücüsü ...’nun tali kusurlu olarak, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...’in ise asli kusurlu olarak tespit edildiğini, davacının, kazadan dolayı destekten yoksun kaldığını, kaza tarihi itibariyle, müteveffa ...' in kullandığı ... plakalı aracın Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile ... Sigorta AŞ. tarafından sigorta edildiğini, sürücü ... ’nun kullandığı ... plakalı araç Maksimum Ticari Kasko Poliçesi ile 15084437 poliçe no ile ... Sigorta AŞ. tarafından sigorta edildiğini, bu sebeple davacının uğramış olduğu aşkın ve artan maddi ve manevi zararından anılan davalının sorumlu olduğunu, eşini kaybeden davacının manevi zararının bulunduğunu belirterek, trafik kazasında vefat eden eşinin desteğinden yoksun kalan davacı için, şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın teselsül hükümlerine göre ve her iki davalıdan, 15.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan ... Sigorta AŞ.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava konusu olayda kaza tarihi itibariyle, ...' nun kullandığı ... plakalı aracın 200200003571263 numaralı Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile ... Sigorta AŞ. tarafından sigorta edildiğini, dava konusu kaza sebebiyle eşini kaybeden davacının destekten yoksun kaldığını, belirterek trafik kazasında vefat eden eşinin desteğinden yoksun kalan davacı için, şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. Davacı vekili, 06/07/2021 tarihli dilekçe ile taleplerini ... Sigorta yönünden 30.200,35 TL; ... Sigorta yönünden de 60.000TL olmak üzere toplamda 90.200,35 TL'ye yükseltmiştir. Kaldırma kararı sonrası 28/03/2025 tarihli dilekçe ile maddi tazminat taleplerini ... Sigorta yönünden 53.933TL’ye, ... Sigorta yönünden 20.000TL’ye yükseltmiş ve müştereken ve müteselsilen tahsili talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ. vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, işbu davanın hasarın meydana geldiği yerde, haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yerinde veya müvekkil şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul'daki mahkemelerden birinde açılması gerektiğini, davacının HMK'da yetkili olarak belirtilen mahkemelerin hiçbirinde davasını ikame etmediğini, bu nedenle yetki yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu kazanın 30.07.2007 tarihinde gerçekleştiğini, haksız fiillerden doğan tazminat alacaklarının, zarar sorumlusunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, davacı taleplerinin bu sebeple zaman aşımına uğradığını, müteveffanın kazanın oluşunda tamamen asli kusurlu olduğunu ve davacının da bu sebeple destekten yoksun kalma tazminatını ZMMS poliçesini düzenleyen davalıdan talep edemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu olayda kusur ve aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ. vekili, davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete 05.07.2007-05.07.2008 tarihleri arasında geçerli 15084437 Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğun kaza başına 20.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca poliçe özel şartlarında İhtiyari Mali Mesuliyet teminatına manevi tazminat taleplerinin dahil edilmediğini, teminat limitini bildirmenin davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dosyada kusur tespitinin yapılması gerektiği, zaten sigortalı sürücünün kusursuz olduğunu, talep edilen manevi tazminat tutarının da fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ... Sigorta AŞ. vekili, davacı için 18.06.2009 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, davalının bu ödeme sebebiyle davacı tarafından ibra edildiğini, ödeme tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra açılan davanın hak düşürücü süre de açılmadığını, müvekkili şirketçe davacı için müteveffa ...'in vefatı nedeniyle 18.06.2009 tarihinde 6.067,00 TL tazminat ödenmiş olmakla, taraflar arasında yapılan ibra sözleşmesi ile davacılar müvekkil şirketi söz konusu kaza nedeniyle ortaya çıkan ve çıkacak borçtan tamamen ibra edildiği, ayrıca asıl dava dosyasında alınan raporların yokluklarında alınması sebebiyle hükme esas alınamayacağını dosyada kusur tespitinin yapılması gerektiği, zaten sigortalı sürücünün kusursuz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda; kaldırma kararında belirtilen hususlarda alınan ek bilirkişi raporuna göre, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından 18.06.2009 tarihinde, davacı ...'a toplam 6.067,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, ödeme tarihi verilerine göre davacı ... lehine 47.224,27 TL tazminat hesaplandığı, ... plakalı araç sürücüsünün %37,5 kusuruna göre davalı ... Sigorta şirketince 17.709,10TL ödenmesi gerektiği, ancak 6.067,00 TL ödeme yapıldığından, davacıya 11.642,10 TL eksik ödeme yapıldığı davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödeme ile davacının zararının karşılanmadığı hesaplandığı, rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığında, davacı ... lehine 207.854,89 TL tazminat hesaplandığı, davalı ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 27.912,19 TL'nin mahsubu sonucu davacı lehine 179.942,70 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, buna göre davacının davalı ... Sigorta şirketinin 53.933,00 TL bakiye poliçe limitini, davalı ... Sigorta Şirketinden ise 60.000,00 TL ZMMS poliçe limitini ve ... plakalı aracın kasko poliçesini düzenleyen ... Sigorta şirketinden kasko poliçe limitinin tamamı olan 20.000,00 TL maddi tazminat talep edebileceğinin anlaşıldığı, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin incelenmesinde poliçenin kasko poliçesi olduğu, 05/07/2007-05/07/2008 tarihleri için teminat sağlandığı aracın sigortalısının ... olduğu İhtiyari Mali Sorumluluk limitinin 20.000,00TL olduğu, poliçede manevi tazminat klozunun bulunmadığı, birleşen davada davalı ... Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen sigorta ZMMS poliçesinin incelenmesinde poliçe limitinin 60.000,00TL olduğu davalı ... Sigorta tarafından 6.067,00 TL ödeme yapıldığından poliçesinde 53.933,00 TL bakiye poliçe limiti kaldığı, kaldırma kararı içeriği ile sıralı sorumluluk gereğince, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasına başvurulmadan önce ZMMS poliçenin tüketilmiş olması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi ek raporundaki hesaplamaya göre davacı lehine 207.854,89 TL tazminat hesaplandığı, ZMMS poliçe limiti 60.000,00 TL olduğundan, ZMMS limitini aşan zararın 147.854,89 TL olduğu, %37,5 kusura göre davalı ... Sigortanın 55.445,58 TL zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafça ... plakalı aracın kasko poliçesini düzenleyen ... Sigorta Şirketinden kasko poliçe limitinin tamamı olan 20.000,00 TL’nin talep edilebileceği, 28/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi, verilen karara yönelik davacı vekilince de istinafa başvurulması, dava dilekçesinin açıklamalar kısmının son paragrafında açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmesi, asıl ve birleşen davalara dayanak poliçelerin limitleri hususları birlikte değerlendirildiğinde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; “Asıl dava dosyası bakımından; davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile, 60.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının 18/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan destekten yoksun kalma istemli davanın kabulü ile, 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafından davalı ... Sigorta aleyhine açılan manevi tazminat istemli davanın reddine, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/249 E. sayılı dava dosyası bakımından; davanın KABULÜ İLE, 53.933,00- TL destekten yoksun kalma tazminatının 18/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ., davalı ... Sigorta Şirketi ve birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl dosya davalısı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; davanın kısmi dava olması nedeniyle kaldırma sonrası verilen 2. ıslah dilekçesine göre karar verilmesinin doğru olmadığını, 2. ıslah dilekçesine konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, 15 yıllık ceza zamanaşımının dolduğunu, bu yöndeki defilerinin nazara alınmamasının doğru olmadığını, ZMMS sigortacısı ...’nun limiti dolmadığından İMMS olarak kendilerinden talepte bulunulamayacağını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dosya davalısı ... Sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde; sigortalının kendi kusuruyla ölüme neden olduğunu bu nedenle sorumluluklarının olmadığını, davacıların talep ettiği tazminatların rücuya tabi olduğunu dolayısıyla alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğini, mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içermediğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; belirsiz alacak davasında kaldırma öncesi bir kez talebin artırıldığını, ikinci kez artırım yapılamayacağını ve bu kapsamda karar verilmesinin doğru olmadığını, 2. ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definin nazara alınmamasının doğru olmadığını (kaldı ki 18/06/2009 tarihindeki 6.067tl ödemeden sonra KTK’nın 111/2 maddesindeki 2 yıllık hak düşürücü sürenin de dolduğunu, emniyet kemeri takılı olup olmadığının belli olmadığından müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz tarihinin ıslah tarihi ve türünün de yasal faiz olması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan tarafların istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl dava, davacının desteğinin hayatını kaybettiği çift taraflı trafik kazası sebebiyle davacının desteğinin kullandığı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen şirket ile karşı tarafın aracının kasko poliçesini (İMMS klozu kapsamında) düzenleyen şirket aleyhine her iki şirket bakımından açılan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davası, birleşen dava ise karşı taraf aracının ZMMS poliçesini düzenleyen şirket aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine ilişkindir. Yerel mahkeme tarafından asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, asıl dosyada davalı ... Sigorta AŞ. ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile birleşen dosyada davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf edilmiştir. ... Sigorta AŞ’nin istinafı yönünden; Mahkemece verilen ilk kararda davalı ... Sigorta yönünden davanın reddine karar verildiği ve ilk kararı davacı istinaf ederken bu hususa yönelik bir istinafı bulunmadığı gibi istinaf dilekçesinde de davalı olarak ... Sigortayı göstermediği, bu haliyle verilen ilk karardaki; "2-... Sigorta AŞ. aleyhine açılan davanın reddine," şeklindeki kararın bu sigorta şirketi yönünden kesinleşerek usuli müktesep hak teşkil ettiği anlaşıldığından artık ilk kaldırma kararı sonrası bu davalı yönünden kabule yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, ... Sigortanın istinafının bu yönden kabulü gerekmiştir. ... Sigorta Şirketi’nin istinafı yönünden; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, kaza tarihi olan 30/07/2007 tarihinde yürürlükte bulunan 15 Ağustos 2003 tarihli Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu'nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan halleri de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi de, 2918 sayılı KTK.’nın 92/b maddesinde yer alan, “İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna” ilişkin hükümdür. Bu hükümle Kanun koyucu; tehlike sorumlusu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının sorumluluğu kapsamından sadece, tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır. Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış, böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir. Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölüm veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla birlikte, sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. Nitekim, Hukuk Genel Kurulu'nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E, 2011/411 K sayılı ilamında, mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında da, Kanun'un kapsam dışılığı düzenleyen 92. maddesinde, araç şoförünün desteğinden yoksun kalanların isteyebileceği tazminatların kapsam dışı olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve sürücünün desteğinden yoksun kalanların üçüncü kişi olduğu kabul edilerek Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısından tazminat talep edebilecekleri kabul edilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Bu durumda; araç sürücüsü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup, bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır. Sigortalı araç sürücüsünün yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanun'da ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da uyuşmazlık konusu değildir. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde dahi, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir (HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar sayılı, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı, HGK'nın 16.01.2013 gün ve 2012/17-1491 esas ve 2013/74 karar sayılı ilamları uyarınca). Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde değiştirilmiştir. Meydana gelen kazada davalının sorumluluğunun belirlenmesi açısından dikkat edilecek husus kaza tarihi olmayıp poliçenin düzenlenme tarihidir. Davalı nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesinin düzenlenme tarihi19/10/2006 olup bu durumda davalının sorumluluğu 01.06.2015 tarihinden önce yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na (Eski Genel Şartlar) göre belirlenecektir. O halde; davacının destekten yoksun kalma zararının, Trafik Sigortası Eski Genel Şartlar ve HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar sayılı, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı, HGK'nın 16.01.2013 gün ve 2012/17-1491 esas ve 2013/74 karar sayılı ilamları uyarınca sigorta teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek mahkemece destekten yoksunluk tazminatından desteğin sürücüsü bulunduğu aracın ZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında ve limit kapsamında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (YARGITAY 4.HD 2021/4075 E. 2021/4827 K.) ... Sigorta AŞ.’nin istinafı yönünden; Dava dilekçesinde açıkça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı sabit olup, bu durumda zamanaşımının tüm alacaklar/tazminatlar için dava tarihinde kesildiği ve dava tarihinde henüz 15 yıllık uzamış ceza zamanaşımının dolmadığı, belirsiz alacak davalarında talep artırım ve ıslah yapılabileceği, bu kapsamda kaldırma kararı sonrası verilen talep artırım dilekçesi esas alınarak karar verilmesinde ve bu davalının kaza tarihinde sorumlu olduğu poliçe limiti kapsamında dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, yine 2918 sayılı Kanun’un “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111.maddesi; “Bu Kanun'la öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” şeklinde hüküm varsa ve somut olayda bu sigorta şirketi tarafından bir miktar ödeme yapıldığı sabit ise de davacı tarafın davalıyı ibra ettiğine dair bir bilgi ve belgenin dosya arasında bulunmadığı bu haliyle yapılan ödemenin de ödeme tarihinde yetersiz olduğu anlaşılmış olup, bakiyesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, müteveffanın müterafık kusurunun da dosya kapsamında ispatlanamadığı anlaşıldığından davalı ... Sigorta’nın da tüm istinaflarına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; asıl dosya davalısı ... Sigorta Şirketi ve birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ. vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, asıl dosya davalısı ... Sigorta AŞ’nin istinafının ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile asıl dosyada bu davalı yönünden davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Asıl dosya davalısı ... Sigorta Şirketi ve birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, II-Asıl dosya davalısı ... Sigorta AŞ.’nin istinafının ise HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜNE, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; Asıl dava dosyası bakımından; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-Davacı tarafından davalı ... Sigorta Şirketi aleyhine açılan davanın kabulü ile, 60.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 18/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE, 3- Alınması gerekli 4.098,60TL harçtan 54,65 TL peşin ve ıslahla yatırılan 204,21TL harcın ve 150,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 3.689,74 TL eksik harcın davalı ... Sigorta Şirketi’nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça sarf edilen başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı, ıslah harcı, tamamlama harcı toplamı olan 449,96 TL'nin davalı ... Sigorta Şirketi‘nden tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Reddedilen manevi tazminat nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ. vekille temsil edildiğinden A.A.Ü.T. 10/3 maddesi uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta AŞ.’ye verilmesine, 7-Reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ. vekille temsil edildiğinden A.A.Ü.T. uyarınca Dairemiz karar tarihine göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta AŞ’ye verilmesine, 8-Davacının kaldırıma kararından önce ve sonra posta-davetiye gideri, bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 4.704,60 TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta Şirketi’nden tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine, Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/249 E. sayılı dava dosyası bakımından; 1-Davanın KABULÜ İLE, 53.933,00- TL destekten yoksun kalma tazminatının 18/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- Alınması gerekli 3.684,16 TL harçtan 54,40 TL peşin ve ıslahla yatırılan (birleşen davada davalı sigorta bakımından yatırılan) 102,79 TL harcın mahsubu ile 3.526,97 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı, ıslah harcı toplamı olan 219,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacının posta-davetiye gideri, bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 788,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 7-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN III-İstinaf talebi reddedilen asıl dosyada davalı ... Sigorta Şirketi ve birleşen dosyada davalı ... Sigorta AŞ. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, IV-İstinaf talebi reddedilen asıl dosya davalısı ... Sigorta Şirketi'nden alınması gerekli 5.464,80TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.025,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.439,80TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, V-İstinaf talebi kabul edilenden ... Sigorta AŞ’den alınan istinaf karar harcının isteği halinde bu davalıya iadesine, VI-İstinaf talebi kabul edilen ... Sigorta AŞ. tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, VIII-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.