12. Ceza Dairesi 2021/5369 E. , 2025/2349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2463 E., 2018/1177 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan ve
**12. Ceza Dairesi 2021/5369 E. , 2025/2349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2463 E., 2018/1177 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 22/3, 63, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde hüküm kurulduğuna, cezanın az olduğuna, bilinçli taksir artırımının eksik olduğuna, sürücü belgesinin daha uzun süre ile geri alınması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; hapis cezasının paraya çevrilmemesine, TCK'nın 62 ve CMK'nın 231. maddelerinin uygulanmamasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21.10.2016 günü gece saat 02.15 sıralarında, aydınlatmanın olduğu meskun mahalde, sanık ...'nın idaresindeki otomobille bölünmüş D-200 Çevre yolunu takiben Ankara yönünden Bursa yönüne süratli biçimde seyrederken yaya üst geçitini 76 metre geçtiğinde yolun sağından soluna geçmekte olan yaya ...'ya aracın ön sağ kısmıyla çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda, sanığın idaresindeki otomobille yola gereken dikkatini vermeden, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan, tehlike arz edecek hızla, zamanında uygun önlem almadan seyrini sürdürüp yola giren yayaya çarpmasıyla neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından tali kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince; 02.15'de meydana gelen olaydan sonra sanığın olay yerini terk ettiği, yakalama tutanağı içeriğine göre kazadan 11 saat sonra saat 13.15'de yakalandığı, saat 13.34'de alınan kan tetkikinde alkolsüz olduğunun belirlendiği anlaşılmakla beraber, yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte vücuttaki alkol düzeyinin geçen her saatte 0.15 promil azaldığı bilindiği, tanıklardan ...'nin kolluk ifadesinde, araçla gezerken araç içerisinde kendisinin 5 sanığın 3 adet bira içtiğini beyan ettiği, kazadan sonra ...'nin çağırması üzerine olay yerine giden tanık ... 'ın kolluk beyanında, ... ve ... yanına gittiğinde ikisinin de alkollü vaziyette olduklarına dair beyanlar da dikkate alındığında sanığın kaza sırasında sanığın alkollü olduğu ve bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1, 22/3. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağı ve bilinçli taksiri oluşturduğu kabul edilmekte olup; olay yerini terk etmesi sebebiyle olaydan sonra alkol ölçümü yapılamayan sanık hakkında dosya kapsamında alkol miktarına veya sanığın dış görünüş itibariyle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyeceğine ilişkin bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, bilinçli taksir hükümlerinin uygulama koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.