4. Hukuk Dairesi 2021/18876 E. , 2022/15612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 04/05/2021 tarih, 2021/İHK-13046 sayılı itirazın kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine do
**4. Hukuk Dairesi 2021/18876 E. , 2022/15612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 04/05/2021 tarih, 2021/İHK-13046 sayılı itirazın kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, davalıya ... poliçesi ile sigortalı aracın 12/12/2018 tarihinde karıştığı kazadan dolayı davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek; belirsiz alacak davası olarak, davacı ... için 6.000,00 TL, davacı ... için 6.000,00 TL, davacı ... için 6.000,00 TL ve davacı ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiş; bila tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 115.349,60 TL, davacı ... için 11.629,41 TL, davacı ... için 11.123,055 ve davacı ... için 9.452,58 TL olmak üzere 147.554,65 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığı, davalının temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. ... tarafından; davanın kabulü ile toplam 147.554,65 TL’nin 29/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 67.581,32 TL, davacı ... için 11.519,54 TL, davacı ... için 11.071,49 ve davacı ... için 9.502,88 TL olmak üzere 99.675,23 TL’nin 29/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair karara karşı davacı ... vekili ve davalı vekili (davacı ...’a karşı) temyiz yoluna başvurmuştur. 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2. Davalının davacı ...’a karşı diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından, desteğin iş yerine ait servisten indiği sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonunca; SGK’ca rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak ödeme yapılmışsa rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Hak sahiplerinin ve desteğin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle kabul kararı verilmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine ... kararı kaldırılarak TRH 2010 Mortalite Tablosu esas alınmak ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda yeniden hüküm oluşturulmuştur. Davacı vekili %1,8 teknik faiz uygulanmasına itiraz etmektedir. Buna göre; davacılar vekilinin UHH kararına itiraz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gereği davacıların ve desteğin muhtemel bakiye yaşam süresinin PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak, oluşacak sonuca göre (davacının ... kararına itiraz etmediği de göz önünde bulundurularak davalının kazanılmış hakları gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı ... lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle davacı ... vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (4) no’lu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacıya ve davalıya geri verilmesine 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.