(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5235 E. , 2008/6068 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.09.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil ve alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; temliken tescil talebinin reddine, alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen 03.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5235 E. , 2008/6068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.09.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil ve alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; temliken tescil talebinin reddine, alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen 03.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, tarla vererek onun yerine bahçe yaptırma sözleşmesine dayalı temliken tescil, ikinci kademedeki istek ise artırılan kamulaştırma bedelinin 1/2 sinin tahsili istemlerine ilişkindir. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece Türk Medeni Kanunun 724.maddesine dayalı davanın reddine, alacak yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 34.930,89 YTL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davacı ve davalılar temyiz etmiştir. Başkasının tarlası üzerine kendi fidanlarını dikerek bağ ve bahçe yapılması halinde uygulanacak yasa hükmü 5.7.1944 tarih 12/26 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere Türk Medeni Kanunun 724. maddesidir. Gerçekten, Türk Medeni Kanununu 724. maddesi ile Yasanın 718. maddesinde hükme bağlanan mülkiyet hakkı kapsamına sınırlama getirilmiş, bazı koşulların varlığı halinde arazi mülkiyeti ile üzerindeki ağaçlar arasındaki irtibat kesilmiş ve bazı koşulların varlığı halinde ağaç sahibine mülkiyeti talep yetkisi tanınmıştır. Kanunun tanıdığı bu hakkın kişisel hak niteliğinde olduğu tartışmasızdır. 1-Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından fıstık bahçesi haline getirildiği taşınmaz 51 ada 19 parsel sayılı taşınmazdır. 42.336 metrekare yüzölçümündeki bu taşınmazın 8732.42 metrekaresinin kamulaştırıldığı, kalan bölümün 51 ada 40 ve 41 parseller olarak davalılar adına paylarına göre tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Az önce sözü edildiği üzere davacının dayanağı 51 ada 19 parsel üzerinde varlığını iddia ettiği fıstık ağaçlarından kaynaklanan kişisel haktır. Taşınmazın tapulama tespiti 10.3.1989 tarihinde yapılmış, hükmen davalılar adına 17.10.1991 tarihinde tescil edilmiştir. Eldeki dava ise, 19.4.2005 tarihinde açılmış bulunmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3. maddesi hükmünce tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunup dava açılamayacağından 9.4.2005 tarihinde açılan dava 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmıştır. Dolayısıyla re’sen gözetilmesi zorunlu hak düşürücü sürenin varlığı davacının temliken tescil istemine ilişkin davasının dinlenmesine engeldir. Temliken tescil istemi değişik nedenlerle red edilmiş ise de hüküm sonuçta bu istemin reddine ilişkin bulunduğundan davacının bütün temyiz itirazları yersizdir.