10. Hukuk Dairesi 2013/6614 E. , 2013/23196 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2012/227-2013/30 Dava, maluliyet oranının belirlenmesi ile maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tes…
**10. Hukuk Dairesi 2013/6614 E. , 2013/23196 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2012/227-2013/30 Dava, maluliyet oranının belirlenmesi ile maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76’ncı maddesi uyarınca, hâkim bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve netice-i taleple bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleriyle bağlı olmadığından yürürlükteki kanunları re’sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki netice-i talepleri karara bağlamakla mükelleftir. Görülmekte olan dava, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra henüz derdest olup, sosyal güvenlik hukukunun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle, sigortalı veya hak sahipleri lehine getirilen yasal düzenlemelerin derdest davalara da uygulanması gerekeceği tartışmasızdır. 18.11.2011 tarihli dilekçe ile hastaneye sevk edilip maluliyet durumunun tespit edilmesini isteyen 16.11.1966 doğumlu davacının, 17.10.1984-23.02.2011 tarihine kadar 8778 gün zorunlu 4-a sigortalısı olduğu, Sevk üzerine düzenlenen ... Bozyaka Devlet Hastanesinin 21.12.2011 tarihli Sağlık Kurulu raporunda; “travma sonrası sol göz tam katarakt” tanısı konulmuş, vücut fonksiyon kaybı yönünde herhangi bir oran öngörülmemiştir. Sigortalının itirazı üzerine düzenlenen 23.03.2012 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporunda da; %60 oranında çalışma gücünün kaybedilmediği ve sigortalının malul sayılamayacağı belirtilmiştir. Mahkeme ise eldeki davada davacının iş kazası geçirdiğine ilişkin beyanı gereği araştırma yaptırmış gelen belgelere göre davacının maluliyet iddiasının ispatlanamadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 25’inci maddesi ile tüm sigortalılar açısından “malul sayılma” şartları yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda; 4/a ve 4/b’li sigortalılar için “...çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği...” Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir. Anılan Kanun’un 26’ncı maddesinde ise; “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının; a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması, b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,