Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.05.2016 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu, davalıya kasko sigortalı olan ... plakalı servis minibüsünün park halinde iken torpido gözünde çıkan yangın sonucunda kullanılamayacak hale geldiğini, davacının başvuruya rağmen zararı karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araç bedeli olarak 60.000,00-TL ve mahrum kalınan kazanç olarak 15.000-TL'nin (belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren başlayacak avans fai
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... tarafından müvekkili aleyhine 04/11/2014 tanzim tarihli, hamili ... Tic. Ltd. Şti. Olan 04/12/2014 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile 50.000,00 TL ana para 2.133,56 TL faizden oluşan 52.133,56 TL takip tutarı alacak için, 20/12/2014 (20/12/2015) tanzim tarihli, hamili ... Tic. Ltd. Şti. Olan 20/12/2014 (20/12/2015) vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile 50.000,00 TL ana para 1.660,27 TL faizden oluşan 51.660,27 TL takip tutarı alacak için iki ayrı dosya ile icra takibi başlatıldığını, İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... e sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin takipten itiraz süresi geçtikten sonra haberdar olduğunu, takibe konu bononun bono vasfı taşımadığına dair şikayet ve itirazlarının İstanbul Anadolu 16. İcra hukuk mahkemesi'nin 2015/108 E ve 2015/479 k sayılı kararı ile usulsüz tebligata ilişkin itirazlarının kabul edilmediğinden reddedildiğini, diğer takibe konu bono ve bono vasfını kabul etmediklerini bono hakkında müvekkilinin elinden zorla alındıklarına ve teminat senede olduklarına dair itirazlarının reddolduğunu, müvekkilinin 21/10/2014 tarihinde Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile %25 hisseyi davalı ... ...'a diğer %25 hisseyi de ...'a devrettiğini, hisse devri ve müdürlük yetkisinin devri ticaret siciline tescil edilir edilmez, davalı ... ve dava dışı ...'un müvekkiline cebir ve şiddetle iki adet boş senet imzalattığını, bu nedenle bonoların hükümsüz olduğunu ayrıca İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... e sayılı icra takibine konu senette iki vade tarihi olması nedeniyle; İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... e sayılı icra dosyasına konu edilen senette vade tarihinin senet metninde yazılmaması nedeni ile bono vasfına haiz olmadığını, müvekkilinin 17/08/2012-08/10/2014 tarihleri arasında kendi hesaplarından davalı şirket hesaplarına "borç verme" açıklaması ile gönderilen ödemelerin yanı sıra maaş ödemeleri, taşeron ödemeleri gibi ödemeler toplamının kesin olmamak üzere 171.185,00 TL olduğu, kredi kartı ile de şirketin iştigal konusu için harcamalar yaptığını beyan ederek, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... e ve ... e sayılı dosyalarına konu edilen kambiyo senetlerinin öncelikle kambiyo senedi vasfına haiz olmamaları ve maddi cebir ile müvekkilinden alınmış olmaları nedeni ile hükümsüzlüğüne, aksi kanaatte olunması halinde müvekkilinin iş bu kambiyo taahhüdü ile davalılara borcu olmamasından dolayı bonoların bedelsizliğine karar verilerek bonoların iptaline, müvekkilinin takiplerdeki ana para ve faizden oluşan 103.193,83 TL takip tutarı ve borca ilişkin talep edilen masraf ve icra vekalet ücreti borcu olmadığının tespitine, %20 den az olmamak kaydı ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirkette eski müdür yani çalışan olmasından kaynaklı müvekkili şirketle aralarında iş hukuku ilişkisi bulunduğunu, SGK kayıtlarında bu durumun açıkça görüldüğünü, bu nedenle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın iki adet bononun cebir ve tehdit kullanılarak zorla imzalatıldığını belirterek suç duyurusunda bulunduğunu, mahkemece soruşturma dosyasının beklenmesi gerektiğini, davacının bonoların zorla imzalatıldığını kanıtlamak durumunda olduğunu, bonoların tehdit, cebir ve şiddetle alındığını ve teminat senedi niteliğinde olduklarını beyan etmesinin doğru olmamakla birlikte birbiriyle çelişik olduğunu, bir tane bono üzerinde bulunan "idodaki hak edişin tamamı geldiğinde ödenecektir" şeklindeki ifadenin senedin teminat amacıyla verildiğini ispatlayacak bir yönü olmadığını olsa olsa şarta bağlı senet düzenlendiğinin düşünülebileceğini, bonolar üzerinde teminat amaçlı verildiğine dair herhangi birim kayıt bulunmadığını, senetlerin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını bu nedenle de bedelsiz olduklarına yönelik iddialarının, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeni ile senedin borç ilişkisininden bağımsız olduğunu beyan ederek, davacı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince;''... Davalı takip alacaklısı ... tarafından davacı takip borçlusu ... hakkında İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün... e ve ... e sayılı dosyaları ile davaya konu bonolara dayalı olarak ayrı ayrı başlatılan takiplerin itirazsız olarak kesinleştiği, takiplere konu bonoların malen veya nakden kaydı içermediği, ayrıca bonolarda teminata ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, ayrıca İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... e sayılı dosyasındaki takibe konu bono yönünden senette iki ayrı vade yazıldığı iddia edilmiş ise de rakamla yazılı olan 20/12/2015 tarihinin geçerli olmayıp senet metninde yazılı olan 20/12/2014 tarihinin vade tarihi olarak geçerli olduğu, bu şekilde senedin kıymetli evrak vasfında olduğu, bunun yanısıra bahsi geçen senet üzerinde yazılı olan "İdodan hak edişin tamamı gelince ödenecek" şeklindeki kaydın imza ihtiva etmediği ve kimin tarafından yazıldığı belli olmadığı, bu hali ile bu kaydın geçersiz olduğu, davalı takip alacaklısı ...'ın soruşturma dosyasında alınan 27/08/2015 tarihli ifadesinde "benim ...'na ortaklıktan önce vermiş olduğumuz 130.000,00 TL tutarındaki borcuna istinaden güvence olarak 50.000,00 TL tutarında toplam 100.000,00 TL olan iki adet senet verdi", "... borcuna karşılık olarak şirketin 15/01/2015 tarihinde Üsküdar ... Noterliğinde bana devretmiştir" şeklinde beyanda bulunduğu, şirket eski ortaklarından ...'un soruşturma dosyasında alınan 26/07/2015 tarihli ifadesinde "... şirketin borcundan dolayı zarara girmemiz sebebi ile ...'a kendi rızası ile iki adet senedi gözümün önünde verdi" şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyanlara karşın davalılar vekilinin 01/12/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde davacının davalı şirkette eski müdür yani olmasından kaynaklı şirketlerinde aralarında iş hukuku ilişkisi bulunduğunu beyan ettiği, her ne kadar kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerine karşı açılan menfi tespit davalarında ispat yükü senet borçlusu olan davacıya ait ise de davalı şirket ile davacı şirket arasındaki ilişkinin iş hukukundan kaynaklandığı iddia edildiğinden, bu iddiayı ispat yükünün davalı şirkete ait olduğu, davalı şirketin bu iddiasını ve temel ilişkiden kaynaklı bir alacağı olduğunu ispatlayamadığı, bunun yanı sıra keşide tarihi itibari ile şirket yetkilisi olan ...'ın senetleri şirket alacağı için değil kendisinin hisse devrinden önce davacıdan olan alacağı için ifa uğruna alındığını beyan ettiği ancak davacı tarafın davalı ...'a böyle bir borcu olduğunun da ispatlanamadığı, davalı ...'ın eldeki dava dosyasında bu yönde bir savunması olmasa da 6100 sayılı HMK'nın 199. Maddesine göre soruşturma dosyasındaki bu beyanın belge niteliğinde olduğu ve aksinin beyan sahibi ... tarafından ispatlanması gerektiği, senetlerin keşide tarihleri itibari ile şirket yetkilisinin ... olduğu, senetlerin şirket yetkilisi olarak yine ... tarafından cirolandığı, davalıların davacıdan iddia olunan hukuki ilişki nedeni ile alacaklı olduklarını ispatlayamadıkları, bunun yanı sıra hisse devir sözleşmelerinde hisse devir bedellerinin tamamının ödendiğinin ve payın bütün aktif ve pasifleri ile devralındığının yazılı olduğu, ciro esnasında davalı ...'ın diğer davalı şirketin yetkilisi olması ve bu nedenle temel ilişkiden kaynaklı hususlarda davacının davalı şirkete borcunun olup olmadığını, davalı ...'ın bilebilecek nitelikte olması nedeni ile temel ilişkiden kaynaklı def'ilerin davalı ...'a karşı da ileri sürülebileceği, davacı taraf her ne kadar 04/11/2014 tarihli işten ayrılma istifa dilekçesi hisse devir sözleşmesine dayanmış ise de bu belgede geçen SSK ve vergi borçları ve devlete olan bütün borçlar ve ...bank kredisi borcu 23.000,00 TL 'nin ödenmesini temin amacıyla senet verildiğinin yazılı olduğu ancak verilen senetlerin takibe konu bonolar olup olmadığının belirsiz olduğu, bu belgede buna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı, kaldı ki davalı tarafın senetlerin belgede bahsi geçen borçlara istinaden alındığına ilişkin herhangi bir iddialarının olmadığı, aksine takibe konu bonoların teminat senedi olmadığının savunulduğu, bunun yanı sıra şirketin ödenmemiş kredi borcunun, SSK prim borcu ile vergi borcunun bulunduğunun da davalı tarafça iddia edilmediği, bu nedenle 04/11/2014 tarihli işten ayrılma istifa dilekçesi hisse devir sözleşmesi başlıklı belge nedeni ile de davacı tarafın, davalı şirkete borçlu olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle davacının davaya konu bonolar nedeni ile davalılara borçlu olmadığı, takip haksız olmakla birlikte davalı/alacaklının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin yerinde olmadığı(İİK m. 72/5), sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kabulüne, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.'' şeklinde gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.