Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/3275 E. , 2024/5069 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/3275 Karar No : 2024/5069 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... Koyu m
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/3275 E. , 2024/5069 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/3275 Karar No : 2024/5069 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... Koyu mevkinde Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılacak yaklaşık 91,92 hektar büyüklüğündeki "kamu hizmet alanı" kullanımına ek olarak yaklaşık 27,48 hektarlık alan için hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı oluru ile onaylanan 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile anılan plan değişikliğine yapılan 08.07.2020 tarihli itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, üst ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonunda dava konusu planlama alanının “özel çevre koruma bölgesi” ve “1. derece doğal sit alanı” sınırları içerisinde “tarım alanları” ve “orman alanları” olarak belirlenen alan sınırları içerisinde kaldığı, anılan plan notlarında yer alan hükümler uyarınca dava konusu planın üst ölçekli plana aykırı olmadığı, dava konusu alanın “nitelikli doğal koruma alanı” olarak belirlenen koruma statüsünün ... tarihli, ... sayılı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işlemi ile “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak değiştirilmesi ve bu alanlarda “kamu hizmet alanı” amaçlı yapılaşmanın mümkün olması nedeniyle yasal mevzuata, plan tekniğine, planlama ilke ve esaslarına bu açıdan aykırılık taşımadığı yolunda bilirkişi raporunda açıklamalarda bulunulduğu ancak, dava konusu alanda yapılan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemi onaylanan ve 13.02.2020 tarihinde ilan edilen 'doğal-sit sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı' tescil işleminin ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, yürürlükte bulunan ilke kararları uyarınca nitelikli doğal koruma alanında “kamusal hizmet alanı” kullanımı getirilerek yapılaşma hakkı verilmesi mümkün olmadığından, dava konusu alanda yapılan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile anılan işleme yapılan 08.07.2020 tarihli itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdare Mahkemesi kararında atıfta bulunulan ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı ... İdari Dava Dairesinin E:... sayısına kayden istinaf başvurusunda bulunulduğ, ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:.. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği açıklaması eklenerek istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... Koyu mevki-1 olarak tanımlanan dava konusu alan ... tarihli, ... sayılı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararı ile “nitelikli doğal koruma alanı” olarak belirlenmiş ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli ve ... sayılı oluru ile tescil edilmiştir. Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak tescil edilmiş ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanmış ve 02.02.2020 tarihli, 31027 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemi ile onaylanan Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... mevki-1 mevkisinde “kamu hizmet alanı”na ilişkin 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği 10.06.2020 tarihinde Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından askıya çıkarılmıştır. Anılan plan değişikliğinde “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak belirlenen alan “kamu hizmet alanı” olarak planlanmıştır. 08.07.2020 tarihinde davacı oda tarafından, anılan plana itiraz edilmiş itirazın zımnen reddi üzerine, 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği işlemi ile anılan işleme yapılan 08.07.2020 tarihli itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; çevre düzeni planı; "varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır." şeklinde tanımlanmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 109. Maddesinde , Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı teşkilatında yer alan Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün görevleri sayılmış olup, 109.maddenin (c) bendinde "Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların kullanma ve yapılaşmaya yönelik ilke kararlarını belirlemek ve her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak, yaptırmak, değiştirmek, onaylamak, uygulamak veya uygulanmasını sağlamak" anılan Müdürlüğün görevleri arasında sayılmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında; "sit; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özellikleri yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde tanımlanmış; aynı Kanunun 9'uncu maddesinde; "Koruma Yüksek Kurulunun İlke Kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımlar, değiştirilemez." hükmüne yer verilmiştir. Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 5'nci maddesinin (c) bendinde; "Korunan alanların güncel durumu; alanın biyolojik çeşitliliği, hidrolojisi ve hidrojeolojisi başta olmak üzere her açıdan durumu hazırlanacak ön değerlendirme raporu sonucuna göre veya gerekli görülmesi durumunda ise en az ardışık dört mevsimi kapsayan ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılarak belirlenir" hükmüne yer verilmiş, 7'inci maddesinde; kesin korunacak hassas alan, "Kaynak değerlerinin korunması için; alan kullanımı ve alana tüm etkilerin sınırlandırıldığı, gerektiğinde insanların bölgeye girişlerinin engellendiği, bilimsel araştırmalar, eğitim ya da çevresel izleme amacıyla özel önlemler alınarak korunacak kara, su, deniz alanları olup, Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilerek yapı yasağı getirilen mutlak korunması gereken alanlardır." şeklinde; aynı Yönetmeliğin 8'inci maddesinde; nitelikli doğal koruma alanı, "Doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanlarıdır." 9'uncu maddesinde ise; sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı, "Kesin korunacak hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarını etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren, korumaya katkı sağlayacak, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlardır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararının (A) bendinde, kesin korunacak hassas alanlar ile ilgili olarak; "1. Flora, fauna ve bunlara ait habitatlar ile topografya ve siluet etkisini bozabilecek hiçbir eylemde bulunulmayacağına, 2. Ancak bu alanlarda Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu izniyle; a. Kesin yapı yasağı olmakla birlikte, resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu olan alanlarda, teknik altyapı hizmetlerinden kanalizasyon, içme suyu, doğalgaz hattı, enerji nakil hattı ve orman yangın yolu yapılabileceğine, b. Devletin güvenlik ve emniyeti için zaruret arz eden yapıların yapılabileceğine, c. Mevcut altyapı ve üst yapı tesisleri ile ruhsatlı veya ruhsatlı sayılan yapıların bakım ve onarımlarının yapılabileceğine, ç. Herhangi bir yapı yapılmamak kaydıyla arıcılık faaliyetlerinin yapılabileceğine," düzenlemelerine; aynı ilke kararının (B) bendinde, nitelikli doğal koruma alanları ile ilgili olarak, "1. Yangın için gerekli koruma önlemlerinin ilgili kuruluşlarca alınmasına, 2. Taş, toprak, kum alınmamasına; kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden gibi ocakların açılmamasına; toprak, cüruf, çöp, hafriyat, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine; ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın sorumlular tarafından rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerin tasfiyesine, 3. Bu alanların korunmasını sağlamak amacına yönelik, her türlü bilgi verici uyarı levhalarının konulmasına, bu alanlardaki koruma önlemlerinin ilgili kuruluş ve yerel yönetimlerce alınmasına, 4. Ancak bu alanlarda Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu izniyle; a. Kesin Korunacak Hassas Alanlardaki faaliyetlerin yapılabileceğine, b. Balıkçı barınağı, bekçi kulübesi ve ahşap iskele yapılabileceğine, c. Zorunlu olan alanlarda, teknik altyapı hizmetleri olan telefon hattı, GSM baz istasyonu, teleferik, telesiyej gibi uygulamalarının yapılabileceğine, ç. Doğal kaynak suyunun isalesine ve jeotermal kaynak suyunun sondaj ve isalesine yönelik uygulamaların ilgili Bakanlıkların görüşleri doğrultusunda yapılabileceğine, d. Kar ve rüzgâr devrikleri, doğal afetlerden etkilenmiş, hastalanmış veya kıymet ağacı olmayan ağaçların bakımının yapılabileceğine veya kaldırılabileceğine, e. Ormanların bakımı ve doğal dengenin korunmasını sağlamak amacıyla ilgili kurumdan alınacak teknik rapor doğrultusunda ağaç kesimine ve yöresel türlerin dikimine izin verilebileceğine, f. Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin sürdürülebileceğine," (C) bendinde, "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları"na ilişkin olarak, "1. Toprak, cüruf, çöp, hafriyat, sanayi artığı gibi maddelerin dökülmeyeceğine, 2. Ancak bu alanlarda Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu izniyle; a. Kesin Korunacak Hassas Alanlar ile Nitelikli Doğal Koruma Alanlarındaki faaliyetlerin yapılabileceğine, b. Örtü altı tarım, kültür balıkçılığı ve entegre tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceğine, c. Katı atık düzenli depolama tesisi, atık su arıtma tesisi, yat çekek yeri, akaryakıt istasyonu gibi uygulamaların yapılabileceğine, ç. Üst ölçekli planlara uygun olmak şartıyla sanayi tesislerinin yapılabileceğine, d. Doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak kum, çakıl, taş, maden ve benzeri malzeme alınabileceğine, bu amaçla ocak açılabileceğine" düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay Altıncı Dairesinin 06/05/2024 tarihli E: 2022/3275 sayılı ara kararı ile davalı idareden Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... Koyu Mevkinde yer alan ve kamu hizmet alanı kullanımına ayrılan yaklaşık 27,48 hektarlık alanın koruma statüsünün doğal-sit sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olarak değiştirilmesine ilişkin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işleminin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verildikten sonra anılan 27,48 hektarlık alanın koruma statüsüne ilişkin yeni bir karar alınıp alınmadığı sorulmuş, davalı idare tarafından 25.06.2024 tarihinde Uyap sistemi üzerinden gönderilen cevap ile söz konusu iptal kararı verildikten sonra uyuşmazlık konusu bölgenin sit statü ve sınırlarının tekrar değerlendirilmeye alındığı, ... tarihli ... sayılı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işlemi ile alanın 1,729 ha'lık kısmının "nitelikli doğal koruma alanı", 25,751 ha'lık kısmının ise "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" olarak tescil edildiği ve 18.09.2022 tarihli, 31957 sayılı Resmi Gazetede ilanen yayımlandığı bilgisi verilmiştir. Bu durumda uyuşmazlık konusu alanın sit statü ve sınırlarında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli ... sayılı işlemi ile yapılan değişiklik göz önünde bulundurularak ve anılan değişiklik işlemine karşı dava açılıp açılmadığı da araştırılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklama eklenerek reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklama eklenerek reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.