Başvuru, askerliğe elverişli olunmadığı hâlde askere alınma nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasıyla açılan tam yargı davasının Askeri Yüksek İdare Mahkemesi AYİM) tarafından süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi ve AYİM de iki dereceli yargılama imkânı bulunmamasıyla karar düzeltme isteminin reddedilmesinin ardından para cezasına hükmedilmesi nedenleriyle Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, askerliğe elverişli olunmadığı hâlde askere alınma nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasıyla açılan tam yargı davasının Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi ve AYİM'de iki dereceli yargılama imkânı bulunmamasıyla karar düzeltme isteminin reddedilmesinin ardından para cezasına hükmedilmesi nedenleriyle Anayasa’nın maddesinde düzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 15/4/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 18/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 5/9/2011 tarihinde askere sevk edilmiş, 7/9/2011 tarihinde eğitim birliğine katılmıştır. Başvurucunun askere sevk edilirken eğitim birliğine katılması sırasında, temel eğitiminin bitiminde ve dağıtımdan sonra komando birliğine katılıması sırasında olmak üzere dört ayrı muayene sonunda sağlam ve askerliğe elverişli olduğu yönünde raporlar düzenlenmiştir. Başvurucu, zorunlu askerlik görevini yerine getirirken uzman erbaş sınavına katılmış ve bu kapsamda Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) yapılan muayenesinde doğuştan sol böbreğinin olmadığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine başvurucunun askerliğe elverişli olmadığına dair 16/7/2012 tarihli rapor tanzim edilmiş ve başvurucu askerlik şubesi emrine gönderilmiştir (fiilen terhis edilmiştir). Söz konusu rapor 6/8/2012 tarihinde onaylanmıştır. Daha sonra başvurucu hakkında 12/10/2012 tarihinde askerlik terhis belgesi düzenlenmiş ve başvurucu bu tarih itibarıyla askerliğe elverişli olmadığına dair raporun onaylandığından haberdar olduğunu belirterek 15/10/2012 tarihinde tazminat istemiyle AYİM'de tam yargıdavası açmıştır. Başvurucu, askerliğe sevk tarihinden GATA'da yapılan muayeneye kadar geçen sürede sol böbreğinin olmadığının tespit edilmesi mümkün iken bu tespitin yapılmaması ve askerliğe elverişsiz olmasına rağmen komando sınıfında kendisine askerlik yaptırılmasında idarenin hizmet kusuru olduğunu ileri sürmüştür. AYİMİkinci Dairesi 7/11/2012 tarihli ve E. 2012/1023, K. 2012/1007 sayılıkararıyla davayı oyçokluğuyla süre aşımı gerekçesiyle reddetmiştir. Gerekçeninilgili kısmı şöyledir:"Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 5/9/2011 tarihinde askere sevk edildiği, GATA Sağlık Kurulunun 16/7/2012 tarih ve 5828 sayılı raporu ile 'Renal agnezi, unilateral (sol renal agnezisi)' tanısı ile 'askerliğe elverişli değildir' kararı verildiği, bu raporun 6/8/2012 tarihinde onaylanarak kesinleştiği, davacının askere alınmaması gerekirken alındığı iddiasının bulunduğu, bu nedenle davanınişlemden doğan tam yargı davası olduğu, davacının askere alınmaması gerekirken askere alınma işleminden doğan zararını rapor ve terhis tarihi olan 16/7/2012 tarihinde öğrendiği, Mahkememiz içtihatları ile davacılar lehine yorumla raporun kesinleşme tarihi olan 6/8/2012 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açması veya davalı idareye ihtiyari müracaatta bulunması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 15/10/2012 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu anlaşıldığından, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde 12/10/2012 tarihinde raporun tebliğ edildiğini,belirtmiş ise de, davanın konusunun idari eylemden doğan tazminat davası olmadığı, idari işlemden doğan tazminat davası olduğu yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre; raporun kesinleşme tarihi olan 6/8/2012 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması veya idareye ihtiyari müracaatta bulunulması gerekirken bu sürelerin aşılarak dava açıldığı anlaşılmıştır." Kararın karşıoy gerekçesinde ise özetle işlemden doğan tam yargı davasına konu olan olayda davacının askerliğe elverişli olmadığına ilişkin kesinleşen sağlık kurulu raporunun 12/10/2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dava açma süresinin bu tarihten başlatılması durumunda 15/10/2012 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu tarafından yapılan karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 27/3/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar 10/4/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. 15/4/2013 tarihinde yapılan başvurunun süresinde olduğu tespit edilmiştir.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin son fıkrası şöyledir:“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin (a) bendi şöyledir:“Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması; üst makamdan, yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.” 1602 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:“Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür.” 1602 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“İlgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” 1602 sayılı Kanun’un maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir: "Yargılamanın iadesi ve kararın düzeltilmesi istekleri kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise isteğin reddine karar verilir ve Hukuk Usulü Muhakameleri Kanununun bu husustaki hükümlerine göre para cezasına da hükmolunur." 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılıAskerlik Kanunu'nun maddesinin sekizinci bendi şöyledir: "Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre bedeni kabiliyeti askerliğe elverişli olmayanlar askerlik hizmetinden muaf tutulurlar." 1111 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir; "Yoklamaları yapılanlar, askerliğe elverişli olanlar veya askerliğe elverişli olmayanlar olarak ikiye ayrılırlar. Askerliğe elverişli olmayanlar asker edilmezler." 24/11/1986 tarihli ve 19291 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) maddesi şöyledir:"Askere alındıktan sonra asker hastanelerinin sağlık kurullarından "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum silah altında bulunanların birliklerine duyurulur. Terhis işlemleri, raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesine geldikten sonra ilgili yönergeye göre yapılır. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlar gerektiğinde ilgili makamlarca yeniden asker hastanelerinin sağlık kurullarına muayeneye gönderilerek alacakları son rapor kararına göre, ilgili yönerge gereğince işlem görür. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlar emsalinin kanunda yazılı yaş sınırı dışına çıkma tarihine kadar Milli Savunma Bakanlığınca gerektiğinde tekrar muayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göre işlem görür." Olay tarihinde yürürlükte bulunan 8/12/2000 tarihli Askeralma Yönergesi'nin (MSY:70-1C) ikinci bölümünün"Terhis ve Terhis Sonrası Yapılacak İşlemler" başlıklı altıncı kısmının maddesinde sağlık nedeniyle haklarında "Askerliğe elverişli değildir." kararı alınan erbaş ve erlerin terhis işlemlerinin askerlik şubelerince bu Yönergenin üçüncü bölümünün dördüncü maddesinin (d) fıkrası uyarınca yapılacağı düzenlenmiş olup bahsi geçen fıkra hükmü şöyledir:"Askerlik hizmeti sırasında haklarında "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı verilen erbaş ve erler, ön raporlarına istinaden birliklerince izinli sayılırlar ve raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastaneler tarafından askerlik şubeleri emrine taburcu edilirler. Ayrıca bu durum asker hastaneleri tarafından birlik ve kurumlarına da bildirilir. Birlik ve Kurumlar bunlar hakkında "Hizmet Durum Çizelgesi" düzenleyerek şahsi dosyası ve varsa üstün hizmet belgesi ile birlikte askerlik şubesine resmi taahhütlü olarak gönderilirler. Raporun onaydan gelmesini müteakip bu çizelgedeki bilgiler esas alınarak askerlik şubelerince sağlık karar tarihi itibariyle terhisleri yapılır ve kayıtları kapatılır. Bunlar için düzenlenecek terhis belgesinin "Terhis Edildiği Birlik ve Kurum"hanesine yükümlünün askerlik hizmetlerini yaptığı birlik ve kurum adı yazılır. Terhis çizelgesinin diyecekler hanesine gerekli açıklama yapılır. Düzenlenen 4 nüsha terhis belgesinin bir nüshası birliğine gönderilir. Bir nüsha terhis belgesi ile onaylı bir suret "Askerliğe Elverişli Değildir" sağlık raporu ve varsa üstün hizmet belgesi resmi taahhütlü posta ile yükümlünün adresine gönderilir. Diğer nüshalarına 2'nci bölüm 6'ncı kısımda açıklandığı şekilde işlem yapılır. Ancak, raporu onaylanmayanlar ile usulsüz veya sahte rapor aldıkları tespit edilenlerin terhis işlem ve belgeleri iptal edilerek, noksan hizmetleri tamamlattırılır. Ayrıca usulsüz veya sahte rapor aldıkları tespit edilenler hakkında suç dosyası tanzim edilerek, askerlik şubelerinin adli yönden bağlı olduğu nezdinde askeri mahkeme bulunan komutanlığa suç duyurusunda bulunulur ve durum GİZLİ gizlilik dereceli yazı ile Askeralma Dairesi Başkanlığına bildirilir."