Başvuru, yanlış teşhis ve tedavi nedeniyle ölüme sebebiyet veren doktorlar hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yanlış teşhis ve tedavi nedeniyle ölüme sebebiyet veren doktorlar hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, 8/4/2014 tarihinde yaşamını yitiren A.H.nin anne ve babasıdır. Başvurucuların 8/9/1998 tarihinde dünyaya gelen kızları A.H., yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle birçok defa Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde muayene olmuştur. Bu Hastanede yapılan tetkikler neticesinde A.H.nin hastalığına bir yaşındayken çölyak, altı yaşındayken otoimmünhtiroidit, dokuz yaşındayken diyabet tanısı konulmuştur. A.H., bu Hastanede, konulan tanıya göre değişiklik gösteren birçok tedavi görmüştür. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 5/7/2011 tarihli raporuna göre A.H.nin bu tarihteki özür oranı %75'tir. A.H. 16/1/2012 tarihinde Antalya 112 İl Ambulans Servisine ait bir kara ambulansıyla daha ileri tetkik ve tedavi için Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilmiştir. Başvurucular, yoğun bakım hastası olan ve solunum sıkıntısı çeken kızları A.H.nin hava ambulansı ile Ankara'ya götürülmesi gerekmesine rağmen kara ambulansıyla götürüldüğünü belirtmişlerdir. A.H., sevk edildiği Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde de çeşitli tedaviler görmüştür. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 7/9/2012 tarihli tek hekim raporunda, hastanın durumu ile ilgili olarak "(...) Çölyak yoktur. Troidit yoktur. Otoimmünpoliglandule sendromu yoktur. Tip 1 diyabeti mevcuttur." değerlendirmeleri yapılmıştır. A.H. uzun süre burada tedavi görmesine rağmen kurtarılamayarak 8/4/2014 tarihinde yaşamını yitirmiştir. Başvurucular, kızlarının hastalığına yanlış tanı konulduğu ve hatalı tıbbi tedavi uygulandığı iddiasıyla Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin ilgili doktorları hakkında 21/11/2012 tarihinde -A.H. henüz yaşamını yitirmemişken- suç duyurusunda bulunmuşlardır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ise 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca görevsizlik kararı vermiş ve bu kişiler hakkındaki soruşturma dosyasını Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğüne göndermiştir. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının anılan kararı üzerine Prof. Dr. İ.B. ve Prof. Dr. R.A. hakkında Üniversite Rektörlüğü tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda soruşturmacı olarak atanan Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. F.F.E., hakkında şikâyet olan doktorların ifadesini almış; bunun yanı sıra olayla ilgili olarak çeşitli araştırmalar yapmış ve nihayetinde adı geçen doktorların ceza hukuku yönünden suç teşkil eden bir eyleminin bulunmadığı yönünde rapor hazırlamıştır. Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü 22/5/2014 tarihinde, anılan soruşturma dosyasını dikkate alarakProf. Dr. İ.B. ve Prof. Dr. R.A. hakkında son soruşturma açılmasına gerek olmadığınakarar vermiştir. Başvurucuların anılan karara yaptığı itiraz, Danıştay Birinci Dairesinin 15/10/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar 13/12/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 7/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla yapılan araştırmada; başvurucuların söz konusu olayla ilgili olarak Antalya İdare Mahkemesinde tam yargı davası açtığı, Antalya İdare Mahkemesinin 10/5/2016 tarihli kararla davanın reddine karar verdiği, bu kararın başvurucular tarafından temyiz edildiği görülmüştür. UYAP kayıtlarında temyiz incelemesinin sonuca bağlandığına ilişkin bir bilgi bulmadığı gibi bu konu ile olarak başvurucular tarafından Anayasa Mahkemesine herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. İlgili hukuk için bkz. Nafia Sevin Ergün Sefada ve diğerleri [GK], B. No: 2014/14844, 1/12/2016, §§ 34-36; Nimet Bacaklılar [GK], B. No: 2014/19349, 15/3/2018, §§45-