T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/07/2025 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR YAZIM TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisinde…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/07/2025 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR YAZIM TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden istinaf incelemesinin duruşma açılmadan yapılmasına karar verilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı tarafın müvekkili aleyhine Antalya 2.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, esasen takip tarihi 21/08/2007 tarihi olduğunu, takip dosyası takipsizlikten düştüğü için 2021 yılında yenilendiğini ve müvekkili aleyhine haciz işlemine geçildiğini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, takibe konu alacağın .... tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklandığını, kazanın üzerinden 18 yıl gibi bir süre geçtiğini, trafik kazasından mütevellit alacakların 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ayrıca uzamış ceza aşımı da yine dolduğunu, bu nedenle takibin zamanaşımı nedeniyle iptalini talep ettiklerini, alacaklı tarafın takip sebebi olarak müvekkilinin ceza davasında müvekkilinin karşı tarafı ibra etiğinden bahisle rücu alacağı için takibe giriştiğini, esasen müvekkilinin trafik kazası ile ilgili olarak Kumluca Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas .... karar sayılı dosyada şüpheli hakkında şikayette bulunmadığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere müşteki tarafın şikayetçi olmamasının tazminat davasına etkisi olmadığını şikayetten vazgeçme de alacak haklarından feragat ya da ibra edildiğine dair bir ibare de olmadığını sadece şikayetten vazgeçtiğini, sigortacının bir diğer ifade ile davalı-alacaklının rücu haklarına halel getirmediklerini belirterek bu sebeple müvekkilin iş bu icra takibine konu alacak yönünden borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini, davalı-alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, söz konusu icra dosyasının Antalya 2. İcra Dairesi ... esası ile açılıp takibin daha sonrasında yenilenmesi ile Antalya 2. İcra Dairesi .... numaralı dosya esasına atandığını, mevcut icra dosyası takibin başlatılması ile birlikte zaman aşımını kestiğini, davacının Kumluca Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. .... K. sayılı dosyasında şüpheli hakkında şikayette bulunmadığını beyan etmişse de söz konusu dosya da şüpheli ... un 16/11/2004 tarihli kazada ...e ait aracı kullanan şahıs olduğunu, ilgili ceza dosyasında ... un 18/01/2007 tarihinde ... e velayeten 40.000 TL tazminat ödemesi yaptığını ve zarar görenlerin her türlü maddi ve manevi hakkından feragat ettiğini öğrendiklerini, yapılan ödeme neticesinde sorumlulara ihtar yazısı yazıldığını, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın, Yönetmeliğin 16. maddesi gereğince rücuan talep edilebileceğini, müvekkilinin ödenen tazminat ve diğer giderleri sorumlulardan tahsil etmek veya bu amaçla bu kişiler aleyhine rücû davaları açma misyonunun Güvence Hesabı Yönetmeliği m.5/c bendince açıkça belirtildiğini, işbu davanın soyut iddialarla açıldığını, davacının malul kalan oğlu üzerinden kötü niyetle istifade ettiğini, izahı yapılan tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK’nin 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. TTK’nin yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren TTK’nin 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Somut olayda, dava, trafik kazası sebebiyle davalı tarafından davacı zarar görenlere ödenen tazminatın sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı olarak iadesi için başlatılan takipteki alacağa karşı borçlu olmadıklarının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Davacı gerçek kişi olup uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. O halde ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esası incelenecek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır (Yargıtay 4. HD'nin 2021/17896 Esas ve 2021/4942 Karar sayılı kararı). Bu itibarla istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2-Başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvurana iade edilmesine, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.