Başvurucu, Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı müdahalenin men'i ve ecrimisil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını, uzun süren yargılama boyunca taşınmazı üzerine ihtiyati tedbir konulması nedeniyle tasarruf yetkisinin kısıtlandığını belirterek, adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı müdahalenin men'i ve ecrimisil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını, uzun süren yargılama boyunca taşınmazı üzerine ihtiyati tedbir konulması nedeniyle tasarruf yetkisinin kısıtlandığını belirterek, adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 24/6/2013 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 18/9/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 16/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığı 30/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 6/2/2002 tarihinde Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinde yirmi iki davalı aleyhine açtığı müdahalenin men’i ve ecrimisil davasında, tapuda adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine bina yapımı için müteahhit H.Ö. ile "düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi" akdettiklerini, ancak bu sözleşmenin Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2000/1190, K.2001/703 sayılı kararı ile feshedildiğini, buna rağmen davalıların, müteahhit H.Ö.'den, taşınmaz üzerine yapılan yapıdan haricen yer satın alarak, işgalci durumuna düştüklerini belirtmiş, müdahalenin men'ini ve ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında dava dosyası Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesine, bu Mahkemenin kapatılması üzerine Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesinin de kapatılması üzerine Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine devredilmiştir. Anılan dava dosyası, aynı Mahkemede görülmekte olan ve aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan E.2010/301 sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir. Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2010/301 sayılı dava dosyasında ise çeşitli tarihlerde açılmış bulunan, aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle bu dosyada birleştirilen altı dava dosyası daha bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılan yargılamanın sonunda, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi, 29/4/2014 tarih ve E.2010/301, K.2014/214 sayılı kararı ile başvurucunun müdahalenin men'i davasının kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, başvurucu ve davanın diğer tarafları temyiz talebinde bulunmuşlardır. Temyiz incelemesi halen devam etmektedir. Başvurucu, 24/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 11/1/2011 tarih ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.”