Başvuru, vazife malulü aylığı ödenmesi istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiası hakkındadır.
Başvuru, vazife malulü aylığı ödenmesi istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiası hakkındadır. Başvuru, 5/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Batman ili Gercüş İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma er olarak askerlik görevini yapmakta iken 22/3/1994 tarihinde operasyon dönüşü içinde bulunduğu aracın bölücü terör örgütü mensuplarınca döşenen mayına çarpması sonucu yaralanmıştır. Başvurucuya, Gülhane Askerî Tıp Akademisinde (GATA) devam eden tedavi sürecinde toplam dokuz ay hava değişimi ve istirahat verildikten sonra 14/3/1995 tarihli raporla başvurucu hakkında “A/59 F1, Askerliğe devam eder, mevcut yaralanma nedeni ile 90 gün iş ve gücünden kalır, uzuv kaybı ve zaafı yoktur, kıt'asına taburcu” kararı verilmiş; başvurucu, bir süre askerlik hizmetini yaptıktan sonra 31/8/1995 tarihinde terhis edilmiştir. Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 15/8/1994 tarihli ve 3/3/1996 tarihli kararlarıyla başvurucuya, 90 gün iş ve güç kaybı karşılığı toplam 000 (eski) TL nakdî tazminat ödemesi yapılmıştır. Başvurucu, daha sonra yeniden GATA'da yatarak tedavi görmüş ve 5/3/1998 tarihli raporla hakkında “Sağ femurinter frokanterik kırık oplusu” tanısıyla “A/59 F1 askerliğe elverişlidir. 90 gün iş ve gücünden kalır, % 10 çalışma gücü kayıp oranı mevcuttur.” kararı verilmiştir. Başvurucu bir süre sonra yeniden GATA'ya sevkedilmiş, 12/4/1999 tarihli raporla hakkında “Eski mandibula fraktürü” tanısı ile “Hayati önemi haizdir. 90 gün iş ve gücünden kalmıştır. Uzuv tatili yoktur. Minimal uzuv zafiyeti mevcuttur... Durumu A/59 F1 , A58/ F1, A/27 F1'e uyar. Yedek askerlik görevini yapar.” kararı verilmiştir. Başvurucunun, 12/4/1999 tarihli rapora dayanarak vazife malulü aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemiyle açtığı dava, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Birinci Dairesinin 11/7/2000 tarihli ve E.2000/160, K.2000/775 sayılı kararıyla reddedilmiştir. 4/10/2012 tarihinde, Samsun Gazi Devlet Hastanesinin Özürlü Sağlık Kurulu raporuyla “Oper sol el scopoid + sağ femur opere kırığı” teşhisi konularak tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %15 olarak belirlenmesi üzerine başvurucu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü aylığı bağlanması istemiyle Millî Savunma Bakanlığına tekrar başvuruda bulunmuş ve başvuru cevap verilmeyerek reddedilmiştir. Başvurucu tarafından zımni ret işleminin iptali istemiyle açılan dava AYİM Üçüncü Dairesinin 30/5/2013 tarihli ve E.2013/587, K.2013/792 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “AYİM 1’nci Dairesinin 2000 gün ve 2000/160-775 E. ve K. sayılı kararında; davacı tarafın davacının vazife malulü kabul edilmesini talep ettiği, 5434 sayılı Kanun’un 44, 45 ve 56’ncı maddelerinden bahsedilmek suretiyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmaması işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiği görülmektedir. İkinci davaya ait talep sonucu, 3713 ve 2330 sayılı kanunlar kapsamında vazife malulü sayılmama işleminin iptaline yöneliktir. Ayrıca dava konusunu teşkil eden olayın, Samsun Gazi Devlet Hastanesince verilmiş 2012 tarihli raporla değiştiği, daha doğrusu dava konusu olayın maddi sebebinin değiştiği, bunlara göre davalı idarenin kesin hüküm sebebiyle davanın reddi gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır… … Davacının, bölücü terör örgütü mensuplarının döşediği mayının patlaması üzerine yaralandığı maddi bir vakıadır. Esasen bu konu hakkında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. AYİM 1’nci Dairesinin 2000/160-775 E. ve K. sayılı kararında davacının düzenlenen raporlara göre askerliğe elverişli bulunduğu, vücut fonksiyon kayıp oranının %10 olduğu belirtilmek suretiyle karara gidilmiştir. Davacı hakkında askeri hastaneler tarafından düzenlenmiş son sağlık raporu 1999 yılında alınmış ve bu raporda davacının askerliğe elverişli olduğu belirtilmiştir. Hâlbuki 5434 sayılı Kanunun Vazife Maluliyetini tanımlayan 44’üncü maddesinde malullük şartı olarak ‘vazifelerini yapamayacak duruma gelmek’ şartı aranmaktadır. Asker şahısların askerliğe elverişli olup olmadıkları ise ancak askeri hastanelerden alacakları raporla belgelenmektedir. Davacı tarafından Samsun Gazi Devlet Hastanesinden alınan 4/10/2012 tarih ve 2314 sayılı Özürlü Sağlık Kurulu Raporu önceki teşhislerden bahsetmekle beraber özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kayıp oranının % 15 olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından Samsun Gazi Devlet Hastanesinden alınan rapor, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında askerliğe elverişli olup olmadığı yönünde resmi bir sonuç doğurma[ma]ktadır. Davacının askerliğe elverişsiz olduğuna yani görevini yapamayacak derecede malul olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığından, bu koşulun oluşmadığı gözetilerek, buna uygun oluşturulan idari işlemin iptaline yönelik davanın reddine karar verilmiştir.” Bu karara karşı yapılan karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 14/11/2013 tarihli ve E.2013/1420, K.2013/1338 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar başvurucuya 29/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 5/12/2013 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır.B. İlgili Hukuk 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül) denir ve haklarında bu kanunun malüllüğe ait hükümleri uygulanır.” 5434 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: “44 üncü maddede yazılı malüllük;a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle);ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (Vazife malüllüğü) ve bunlara uğrıyanlara da (Vazife malülü) denir.” 5434 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i üzerinden aylık bağlanır.”