8. Hukuk Dairesi 2020/3430 E. , 2021/1818 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... Keskin vekili, evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönem içerisind…
**8. Hukuk Dairesi 2020/3430 E. , 2021/1818 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... Keskin vekili, evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönem içerisinde davalı erkek adına kayıtlı olup, katılma alacağını azaltmak amacıyla davalı tarafından devredilen tüm malvarlığının (davalının ortağı olduğu şirket yada kendi adına kayıtlı taşınmaz, para, araç, şirket hisssesi, şirket kar payı) tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL katılma alacağının faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.04.2016 tarihli harcını yatırmak suretiyle sundukları dilekçe ile talep miktarını 694.820,51 TL'ye arttırmıştır. Davalı ... vekili, davacının ev hanımı olduğunu, edinilen mal varlığına katkısı bulunmadığını, şirket hissesi ve şirketin kar payının davalının babasından bağış yolu ile geçen mallardan oluştuğunu ve kişisel mal olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kabulüne, 694.820,51 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Dairenin 2016/14327 Esas ve 2018/9252 Karar sayılı ilamıyla, şirketin değer belirleme yöntemi ve davalının esas alınan hisse oranının, kanuni düzenlemelere, Dairenin ilke ve esaslarına uygun düşmediğine işaret edilerek davalının 1997 ile 2007'de devraldığı hisselerin kişisel malı olduğu gözetilip, Daire uygulamasına uygun şekilde şirketin değeri belirlenerek davacının katılma alacağı hesaplanmak ve temyiz edenin müktesep hakkı da dikkate alınarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hüküm bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 13.152,77 TL'nin karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde esasa yönelik olarak davacı vekili ve yargılama gideri-vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava hakkında verilen karar bozulmuş, Yerel Mahkeme tarafından Daire bozmasına uyulmuşsa da dosya kapsamı incelendiğinde bozmanın gereğinin tam yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında hangi hisselerin kişisel mal olduğunun kabulü ve şirketin değerinin nasıl hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.