TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 20..... KARAR NO : 20.... BAŞKAN : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının sigortalısı olan ......A.ş.nin poliçe üzerinde belirtile…
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20.....Esas - 20..... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 20..... KARAR NO : 20.... BAŞKAN : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının sigortalısı olan ......A.ş.nin poliçe üzerinde belirtilen riziko adresleri içinde yer alan "......" adresindeki fabrikasında 28.10.2023 günü çıkan yangın sonucu sigortalıya ait muheviyat, makineler, ekipmanlar, emtea, mamul ve hammaddeler vb.sigortalı malzemeler yanarak büyük hasara uğramış ve üretim de duraklamış,üretim hattı içinde bulunan madde taşmış ve evsafını yitirmiş ürün ve üretim kayıpları oluştuğunu, yangın sebebiyle meydana gelen hasar,zarar,hammadde ve mamul kaybı,ürün kaybı,üretimdeki duraklamalar ile ilgili iç yazışmalar,tutanaklar, hasar ödemesi nedeniyle oluşturulan ekspertiz raporları ve tüm bilgi ve belgeler ekte sunulmuştur, sigortalımızın fabrikasın'da çıkan yangının davalı tarafından sigortalımıza kiralanmış olan kompresörden kaynaklandığı tespit edildiğini, meydana gelen hasarın sigortalar tarafından karşılanması için sigortalı tarafından yapılan bildirim üzerine hasar ile ilgili olarak davacı şirkete açılan hasar dosyalarından dolayı ekspertiz incelemesi yapılmış ve düzenlenen raporda tüm sigorta şirketlerinin meydana gelen zarara göre ödemeleri gereken hasar miktarları belirlenmiştir.Buna göre davacı ......A.Ş.nin %20 lik koasürans oranına isabet eden 23.589,17 EURO tutarındaki ödeme 15.02.2024 tarihinde sigortalımıza yapıldığını, 23.589,17 EURO nun (hasar ödemesinin) "Euro olarak" veya fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden "TL olarak" ve ayrıca hasar ödemesi tarihi olan 15.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi ve de yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılmasının gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı yan kötüniyetli olup gerçek dışı beyan ve talepleriyle haksız kazanç sağlamak adına huzurda ki davayı açtığını, davalı şirket ile dava dışı .....A.Ş. arasında kompresör kiralama sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme ve teklifler kapsamında davalı şirket tarafından üzerine düşen edimler eksiksiz yerine getirildiğini, Yangının oluşumu ve kiralanan kompresörlerin özelliklerine ilişkin davalı şirket tarafından alınan uzman görüşünde "Vidalı Kompresörlerde yanmaların %90 Topraklama Eksikliğindne gerçekleştiği belirtilmiş olup, şirket tarafından dava dışı firma ile olan çalışma sistemi çerçevesinde bir önceki bakımda firmaya topraklamanın eksik yapıldığı belirtilmiş ve düzeltecekleri bilgisi alındığını, Elektrik panelindeki arıza statik elektrik arızasından yani topraklama eksikliğinden kaynaklıdır. Topraklama eksikliği sonucunda kompresör statik elektirik yüklendiği ve bu durumun kıvılcıma sebep olarak alev aldığı belirtilmiştir. Belirtilmesi gereken diğer husus, dava dışı firmanın sorumluluğunda olan diğer makine alev aldığı an yada kontaktörlerde ısınma olduğu an kompresöre gelen sigortanın atması hususu olduğunu, İş bu davanın öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddini, Yetkisiz Mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın usulden reddini, Davacı tarafın tüm haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli taleplerinin ve davanın reddini Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ........A.Ş.ile davalı şirket arasındaki kompresör kiralama sözleşmesine konu kompresörün sebep olduğu yangın kaynaklı zararın halefiyet kuralları gereği rücuen tazmini talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun TTK’nın 1472. maddesinin 1. fıkrasına göre; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücû ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarihli ve 37 E. 9 K. ve 17.01.1972 tarihli ve 1970/2 E.,1972/ 1 K. sayılı kararlarında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmakta iken, 31.03.1954 tarihli ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ise sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı belirtilmiştir. O hâlde bu tür davalarda görevli mahkeme sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/17-1088 Esas 2019/65 Karar) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi” başlıklı 4. maddesinde; dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk mahkemesi tarafından görüleceği düzenlenmiştir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Dava dışı sigortalı şirketin ve davalının tacir olduğu ve kira sözleşmesinin tarafların işletmesini ilgilendirmesi itibariyle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla birlikte kira ilişkisinden doğan eldeki bu ticari davaya HMK nun 4/1 maddesindeki açık düzenleme gereği Sulh Hukuk Mahkemesince bakılmalıdır. Somut uyuşmazlığın ticari olarak nitelendirilmesi tek başına Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu kabul için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan “Aksine hüküm bulunmadıkça" ifadesi ticari uyuşmazlık konusunda ayrı bir görev düzenlemesi olup olmadığının göz önünde bulundurulmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davanın konusu kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat talebine yönelik olduğundan mahkememiz görevli olmayıp sulh hukuk mahkemesi görevlidir. (emsal Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2022/1883 Esas 2022/1156 Karar sayılı kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/750 Esas 2023/5412 Karar sayılı kararı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2023/1803 Esas 2023/1819 Karar sayılı kararı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2023/932 Esas 2023/661 Karar sayılı kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2019 tarih ve 2017/8954 Esas 2019/5334 Karar sayılı kararı) Görev kamu düzenine ilişkin olup dava şartlarındandır. HMK nun 138/1 maddesindeki " Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." hükmü ile aynı yasanın 320/1 maddesindeki "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." düzenlemesi ve "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tensiple mahkememizin görevsizliğine sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliğine, davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, davacının mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde gönderme talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı hususunun İHTARINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek yada aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, tensiben karar verildi.09/01/2026 Katip E-imzalıdır. Hakim E-imzalıdır.