Başvuru, kanun ile öngörülen azami tutukluluk süresinin aşılması ve davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kanun ile öngörülen azami tutukluluk süresinin aşılması ve davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 16/1/2014 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 17/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 7/1/2016 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/320 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında 2/12/2007 tarihinde gözaltına alınmış ve Adana Ağır Ceza Mahkemesinin (4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mülga maddesi ile görevli) 5/12/2007 tarihli ve 2007/455 Değişik İş sayılı kararıylasuç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma ve nitelikli yağma suçlarından tutuklanmıştır. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının (5271 sayılı Kanun’un mülga maddesi ile görevli bölümü) 8/2/2008 tarihli ve E.2008/64 sayılı iddianamesiyle başvurucunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, hakkı olmayan yere tecavüz etme, nitelikli yağma ve suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucu ile birlikte toplam otuz bir sanık hakkında cezalandırma talep edilmiş olup dava konusu olaylara ilişkin on müştekiye yer verilmiştir. Davaya bakan Adana Ağır Ceza Mahkemesi, E.2008/35 sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamada 30/6/2008 tarihli celsede "dosyada kanıtların büyük ölçüde toplanmış olması, müştekilerle ilgili işlemlerin zaman alacağının anlaşılması ve sanıkların tutuklu kaldıkları süreye göre" başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 27/5/2010 tarihli ve E.2008/35, K.2010/90 sayılı kararı ile başvurucunun suç örgütü kurma ve yönetme, tehdit, hakkı olmayan yere tecavüz, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine ve "verilen sonuç cezalar itibarı ile kaçma kuşkusu bulun[duğu]" gerekçesiyle başvurucu hakkında yakalama emri çıkarılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, anılan yakalama emri uyarınca 15/6/2010 tarihinde yeniden tutuklanmıştır. Başvurucu, mahkûmiyet kararını temyiz etmiş; Yargıtay Ceza Dairesinin 29/6/2012 tarihli ve E.2012/12989, K.2012/15932 sayılı ilamı ile "hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın maddesi ile CMK’nın maddesine eklenen fıkra gereği, suç tarihinde 18 yaşından küçük oldukları anlaşılan sanıklar S.P., T., İ.Ş. ve A.G.U. yönünden görev konusunun değerlendirilmesi zorunluluğu, yüklenen yağma suçunun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından hükmün tefhim edildiği 2010 tarihli oturumda, sanıklar T. ve Y.G.’nin savunmanları hazır bulundurulmaksızın hükümlülük kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 150/3, 151/1, 188/1, 289/3-e maddelerine açıkca aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı sonrası dosya, Adana Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/365 sayılı numarasını almış ve yargılamaya bu dosya numarası üzerinden devam olunmuştur. Yargılama sonucunda Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2013 tarihli ve E.2012/365, K.2013/181 sayılı kararı ile başvurucunun; suç örgütü kurma ve yönetme suçundan 3 yıl 4 ay hapis, mağdurlar Z.K. ve A.K.ye yönelik tehdit suçundan 2 yıl 6 ay hapis, mağdurlar S. ve G.İ.ye yönelik hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 320 TL adli para, mağdur S.A.’a yönelik hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 320 TL adli para, mağdur N.K.ya yönelik tehdit suçundan 2 yıl 6 ay hapis, mağdur N.K.ya yönelik yağmaya teşebbüs suçundan 5 yıl hapis, mağdur H.B.’ye yönelik yağma suçundan 10 yıl hapis, mağdur A.ya yönelik yağma suçundan 10 yıl hapis, mağdur H.B.ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 8 ay hapis, mağdur Y.E.H.ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 8 ay hapis, mağdur E.Y.ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 8 ay hapis, mağdur A.ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme hüküm ile birlikte "verilen sonuç ceza miktarı, tutuklulukta kaldıkları süre dikkate alınarak" başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu 31/10/2013 tarihinde, hükümle birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz etmiş; Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 7/11/2013 tarihli ve 2013/39 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Anılan ret kararı, başvurucuya 19/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, hakkında verilen Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2013 tarihli mahkûmiyet kararını temyiz etmiştir. Başvurucu 10/1/2014 tarihinde, tutukluluğunun kanunda öngörülen azami süreyi aştığından bahisle tahliyesine karar verilmesi talebiyle Adana Ağır Ceza Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Mahkeme 15/1/2014 tarihli ek karar ile başvurucunun talebini reddetmiştir. Başvurucu 16/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesinin 11/2/2015 tarihli ve E.2014/7499, K.2015/10403 sayılı ilamı ile başvurucu hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, mağdurlar Z.K. ve A.K.ye yönelik tehdit, mağdur S.A.ya yönelik hakkı olmayan yere tecavüz, mağdur N.K.ya yönelik yağmaya teşebbüs, mağdurlar H.B., Y.E.H., E.Y. ve A.ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına; mağdurlar S. ve G.İ.ye yönelik hakkı olmayan yere tecavüz, mağdur N.K.ya yönelik tehdit, mağdurlar H.B. ve A.ya yönelik yağma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir. Dosya, Yargıtay ilamı ile bozulan suçlar yönünden Adana Ağır Ceza Mahkemesinin E.2015/157 sayısını almış olup inceleme tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesinde derdesttir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Tehdit" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "Tehdidin;... b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." 5237 sayılı Kanun’un "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." 5237 sayılı Kanun’un "Nitelikli yağma" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Yağma suçunun;a) Silahla, ...c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde, ...f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, ...İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." 5237 sayılı Kanun’un "Hakkı olmayan yere tecavüz" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "(Değişik: 25/2/2009-5841/1 md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir." 5237 sayılı Kanun’un "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir: "Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 5271 sayılı Kanun’un "Tutuklulukta geçecek süre" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez."