12. Ceza Dairesi 2023/1692 E. , 2023/4497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/699 E., 2016/48 K. SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar t
**12. Ceza Dairesi 2023/1692 E. , 2023/4497 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/699 E., 2016/48 K. SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/699 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.03.2021 tarihli ve 18-2016/120748 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan ile sanık arasında sanığın katılanı sürekli takip ederek rahatsız etmesinden dolayı husumet bulunduğu, 02.05.2015 tarihinde sanığın katılanın iş yeri civarında dolaşmaya başladığı ve aynı şekilde katılanı ısrarla takip ederek huzur ve sükununu bozmak suretiyle sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Mahkemece; sanığın suçlamayı kabul etmediği, tanıklar ... ve ...'in sanığın katılanın huzur ve sükununu bozmasına ilişkin her hangi bir bilgi ve görgü sahibi olmadıkları, katılanın eşi olan tanık ...'nın mahkemedeki beyanında sanığı katılanın işyerinin yanında gördüğünü belirttiği, soruşturma aşamasındaki beyanında da benzer doğrultuda beyanda bulunduğu, katılanın mahkemedeki beyanında sanığın sürekli kendisini takip edip rahatsız etmesinden bahsettiği, dava konusu olayda da işyerinin etrafında dolaşıp kendisini takip ettiğini belirttiği, katılanın soruşturma aşamasındaki 02/05/2015 tarihli beyanında sanığın başkaca olaylarından sanık hakkında alınan tedbir kararlarından sanığın 04/03/2015 tarihinde işyerinin köşesinde kendisini 1 saat gözetlemesinden bahsedip 02/05/2015 tarihinde ise eşinin kendisini arayarak sanığın işyeri civarında olduğunu söylediğinin görüldüğü, bu haliyle iddianameye ve katılanın şikayetine konu olan 02/05/2015 tarihinde katılanın sanığın kendisini takip edip rahatsız ettiğine dair her hangi bir görgüye dayalı iddia ve beyanının olmadığı, eşi tanık ...'den duyduklarına dayanarak beyanda bulunduğu, katılanın tarafsız tanık beyanlarıyla desteklenen hükme esas almaya elverişli 02/05/2015 tarihinde sanık tarafından takip edildiğine rahatsız edildiğine huzur ve sükununun bozulduğuna dair beyanlarının söz konusu olmadığı, taraflar arasında başkaca olaylar ve davalar bulunmasının sanık hakkında tedbir kararı verilmesinin sonuca etkili durumlar olmadığı, sanığın cezalandırılmasına elverişli, her türlü kuşkudan uzak, inandırıcı, somut, yeterli ve kesin delil elde edilemeyip, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine verilmiştir. 3. Sanık aşamalardaki beyanlarında, "Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Benzer nitelikli iddialarla hakkımda soruşturmalar açılmıştır. Bir tanesinde hakkımda takipsizlik kararı verildi, bir suretini ibraz ediyorum. Herkesin gelip geçtiği kalabalık olan esnafların bulunduğu bir yerde benim böyle bir suçu işlemem imkansızdır. Tanık ...'in aleyhe beyanlarını kabul etmiyorum, diğer tanıkların beyanlarına bir diyeceğim yoktur. Ben olay tarihinde kesinlikle ..'ı görmedim, iddianamede belirtilen olay kesinlikle olmadı, beraatimi istiyorum. Daha önce de bu tür iftiralara maruz kaldım, eşim ile birlikte aynı pazarda alışveriş yaparken aynı şekilde iftiraya uğradım." demiştir. 4. Katılan aşamalardaki beyanlarında "Sanık hakkında benzer nitelikli çok sayıda dava bulunmaktadır. Sanık 2011 yılından beri sürekli beni takip edip rahatsız etmektedir. Yine dava konusu olayda da iş yerimin etrafında dolaşmış ve beni takip etmiştir. Ayrıca hakkındaki tedbir kararlarına da uymamaktadır. Sanık hakkında şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum. Tanıkların beyanlarına bir diyeceğim yoktur. Sanığın bana yaptıklarını herkesin görecek hali yok, benim de herkese söyleyecek halim yok. Kendimi rezil edemem." demiştir. 5.Tanık ... Beyanında: "02/05/2015 tarihinde Cumartesi günü eşimin Sebze hali civarında bulunan iş yerine gitmiştim. Huzurdaki sanık ...'i iş yerinin kapısının hemen yanında gördüm. Bende bunun üzerine o dönemde sanık hakkında koruma kararı olmasını da dikkate alarak polisi aradım. Polis gelerek sanığı karakola götürdü. Olaya ilişkin görgüm bilgim bundan ibarettir." demiştir. 6. Tanık ... Beyanında: "Ben Meydan Mahallesinde bulunan semt pazarında pazarcılık yapmaktayım. Pazar günleri dışında her gün çalışmaktayız. Huzurdaki sanığı ve müştekiyi tanımaktayım. Bizim pazarın civarında bir erkeğin bir bayanı rahatsız etmesi imkansızdır, biz pazar esnafı olarak böyle bir şeye asla müsaade etmeyiz. Sanığın, müştekiyi rahatsız ettiğini, takip ettiğine dair herhangi bir şey duymadım, görmedim. 02/05/2015 tarihinde Cumartesi günü sanığın müştekiyi rahatsız edip etmediğini, takip edip etmediğini bilemiyorum. Cumartesi günleri bizim pazar çok kalabalık olduğu için işten başımızı kaldıramıyoruz. Olaya ilişkin görgüm bilgim bundan ibarettir." demiştir. 7.Tanık... Beyanında: "Ben pazarcılık yapmaktayım. Huzurdaki Mecit'i müşterim olması nedeniyle tanırım. Müşteki bayanı tanımıyorum. Ben ...'in huzurdaki bayanı takip edip etmediğini, rahatsız edip etmediğine dair hiçbir şey bilmiyorum. Bizim pazarda erkeklerin bayanları rahatsız etmesine biz kesinlikle müsaade etmeyiz. Ben 02/05/2015 Cumartesi günü sanığın müştekiyi rahatsız edip etmediğini bilemiyorum. Ancak bir tarihte benden alışveriş yaparken polisler gelerek Mecit'i götürdü. Tarihini ve sebebini bilemiyorum. Olaya ilişkin görgüm bilgim bundan ibarettir." demiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/699 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.