7. Ceza Dairesi 2008/652 E. , 2011/17713 K. "İçtihat Metni" 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun'un 30, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 50/3, 50/1-a ve 52/2.maddeleri uyarınca 375 ve 1.500 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Üsküdar 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 05.03.2007 tarihli ve 2006/900 esas, 2007/231 sayılı kararının infazı sırasında, hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen adli para
**7. Ceza Dairesi 2008/652 E. , 2011/17713 K.** **"İçtihat Metni"** 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun'un 30, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 50/3, 50/1-a ve 52/2.maddeleri uyarınca 375 ve 1.500 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Üsküdar 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 05.03.2007 tarihli ve 2006/900 esas, 2007/231 sayılı kararının infazı sırasında, hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen adli para cezasının ilk taksidinin kanuni süresinde ödenmemesi sebebiyle, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2007 tarihli ve 2007/1-3385 sayılı yazısı ile ödenmeyen adli para cezasının aynen veya kısmen infazına karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, süresi içerisinde ödenmeyen 1.500 Yeni Türk lirası adli para cezasının 2 ay 15 gün hapis cezası olarak aynen infazına dair, aynı Mahkemenin 05.09.2007 tarihli ve 2006/900 esas, 2007/231 sayılı ek kararından sonra, hükümlü vekilinin adli para cezasını ödemesi sebebiyle, cezanın infaz edilmiş sayılıp sayılmayacağı yönünde karar verilmesi talebi üzerine, hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen adli para cezasının kanuni süresi geçtikten sonra ödenmiş olması sebebiyle cezanın infaz edilmiş sayılamayacağına ilişkin, adı geçen mahkemenin 08.10.2007 gün ve 2006/900 esas, 2007/231 sayılı ek kararına vaki itirazın kabulü ile hükümlünün cezasının infaz edilmiş sayılmasına ilişkin, Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2007 tarihli ve 2007/234 değişik iş sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20.11.2007 gün ve 58822 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2007 gün ve KYB. 2007-261554 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-a ve 52.maddelerinde düzenlenen adli para cezalarının infazının farklı usullere tabi olduğu; zira 52.madde gereğince doğrudan hükmolunan adli para cezası ödenmediği takdirde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 106/3.maddesi gereğince ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapse çevrileceği ve 106/9.maddesine göre de cezanın bihakkın infaz edileceği, ancak 106/8.maddeye göre hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılacağı, buna karşılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-a maddesine göre, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmolunan para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Kanun'un 109.maddesine dayanılarak çıkarılan 20.03.2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilerek 06.04.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza infaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün "Seçenekli yaptırımlarda uygulanacak rejim" başlıklı 51.maddesi birinci fıkra ve alt bentlerine göre mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilerek, bu kararın derhal infaz edileceği ve bu cezanın infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanacağı, ancak 5275 sayılı Kanun'un 106/8.maddesine göre hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılamayacağı gözetildiğinde, somut olayda, 1618 sayılı Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'nu ihlal eden sanık hakkında verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 50.maddesinde belirtildiği üzere, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlendiği özelliklere göre seçenek yaptırım olarak para cezasına çevrilmesini müteakip, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan adli para cezası ödeme emrinin tebliğine rağmen, para cezasının tamamını veya ilk taksidini kanuni süresi içerisinde ödememesi üzerine, 5237 sayılı Kanun'un 50.maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilmesi gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.06.2007 tarihli ve 2007/8-113 esas, 2007/127 sayılı kararında da ifade edildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 50.maddesi gereğince hükmedilen para cezasının ödenmemesi nedeniyle, hapsin infazına karar verilmesi halinde, artık 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 5.maddesindeki gibi bir "tazyik hapsinin " söz konusu olmayacağı, bu durumda, hükümlüye yapılmış olan iyiliğin geri alındığı, o iyilikten hükümlünün olumsuz davranışı nedeniyle vazgeçildiği, o nedenle geri alma işleminin ardından hükümlünün "ben parayı ödeyeceğim" demesi veya parayı ödemesinin artık hapis cezasının infaz edilmesini engellemeyeceği, bu nedenle süresinde ödenmemiş olan hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilmiş olan adli para cezası ile ilgili olarak hapis cezasının aynen infazına karar verilmesinden sonra, hükümlü vekili tarafından ödenmesi durumunda aynen infazına karar verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın derhal infaz edilmesi gerektiği gözetilmek suretiyle vaki itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Üsküdar 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.10.2007 gün ve 2007/234 D. iş sayılı kararının CMK'nun 309/4.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 17.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.