Başvuru, hukuka aykırı yakalama ve gözaltı tedbiri nedeniyle açılan davada ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; hukuka aykırı yakalama ve gözaltı tedbiri nedeniyle açılan davada ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu sendika üyesi olması nedeniyle kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılma işlemini protesto etmek amacıyla İstanbul'da gerçekleştirilen protestolara katılmış ve 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçundan 8/4/2017 tarihinde yakalanıp gözaltına alınmış, 9/4/2017 tarihinde ise serbest bırakılmıştır. Başvurucu hakkında müsnet suçtan yürütülen yargılama sonucunda Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi 3/2/2020 tarihinde eylemin atılı suçun tanımına uymadığı gerekçesiyle başvurucunun beraatine karar vermiştir. Gerekçede "sanıkların KHK ile ihraçlara karşı seslerini duyurabilmek gayesiyle Bakırköy Cumhuriyet Meydanında basın açıklaması yapmak üzere geldikleri, kolluğun dağılmaları yönünde ikazda bulunduğu, sanıkların toplanma amaçları ile ilgili slogan attıkları, gözaltına alınırken kol kola girip kenetlendikleri kabul edilse de; eylemlerinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı kapsamı haricinde, kamu düzenini bozan, şiddet- cebir içerir unsurun da bulunmadığı, sanıkların demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhiriyeti’nin Anayasası ile tanınan ve koruma altına alınan, yine AİHS ile düzenlenen demokratik haklarını kullandıkları, suç teşkil eden eylemleri bulunmadığı" belirtilmiştir. Karara karşı kanun yoluna başvurulmamış ve karar kesinleşmiştir. Beraat kararının kesinleşmesi sonrasında başvurucu hukuka aykırı olarak yakalanıp gözaltında tutulduğunu belirterek 000 TL manevi tazminatın ödenmesi talebiyle dava açmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi ( Ağır Ceza Mahkemesi) 26/11/2020 tarihinde başvurucunun manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, başvurucu hakkında uygulanan bir gün gözaltı tedbiri nedeniyle 500 TL manevi tazminatın ödenmesine karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi "... yargılama sonunda beraatına karar verildiği, soruşturma aşamasında davacının 2017-2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, ..." gerekçesine dayanmıştır. Tarafların istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 27/5/2021 tarihinde esastan kesin olarak reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 2/7/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 9/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun ifade özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddiaları 24/1/2022 tarihli kararla Komisyonca bu iddialar bakımından başvuruda süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulunmuş, başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin ise Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.