3. Ceza Dairesi 2017/15631 E. , 2018/10136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Katılan hakkında Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 14.03.2012 tarihli sağlık kurulu raporunda katılanın yaralanmasının yüzde sabit ize neden olduğu belirtildiği halde; yaş küçüklüğü
**3. Ceza Dairesi 2017/15631 E. , 2018/10136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Katılan hakkında Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 14.03.2012 tarihli sağlık kurulu raporunda katılanın yaralanmasının yüzde sabit ize neden olduğu belirtildiği halde; yaş küçüklüğü nedeniyle dosyası tefrik edilen suça sürüklenen çocuk ...'in aynı olaya ilişkin yargılandığı dosyada, aynı katılan hakkında Gaziantep Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 28.06.2013 tarihli tek hekim raporunda, katılanın yaralanmasının yüzde sabit ize neden olmadığının belirtildiği, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında raporlar arasındaki çelişki fark edilerek, çelişkinin giderilmesi için Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinden rapor aldırıldığı, 25.02.2016 tarihli söz konusu sağlık kurulu raporunda yaralanmanın yüzde sabit ize neden olduğu belirtilmiş ise de; Adli Tıp Kanununun 16/1-c maddesi gereğince raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınacak raporla giderilmesi gerektiği gözetilmeden, çelişkiye neden olan raporlardan birini düzenleyen yerden tekrar rapor aldırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2) Katılan hakkında düzenlenen adli raporlara göre; sanığın eylemi nedeniyle katılanın, yüzünde sabit ize ve hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Katılan hakkında düzenlenen adli raporlara göre; sanığın eylemi nedeniyle katılanın, yüzünde sabit ize ve hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, fikri içtima kuralları gereğince sanık hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nin 87/1-c maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK'nin 87/3. maddesi gereğince de ayrıca artırım yapılması, 4) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/4) oranında artırım yapılması, 5) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 30.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.