10. Hukuk Dairesi 2009/4716 E. , 2010/13747 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacıya ait olduğu halde başka şahıslar adına kaydedilen çalışmaların davacının sigorta sicil numarasına aktarılması istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra …
**10. Hukuk Dairesi 2009/4716 E. , 2010/13747 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacıya ait olduğu halde başka şahıslar adına kaydedilen çalışmaların davacının sigorta sicil numarasına aktarılması istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Davacı, 01.08.1978 tarihinden itibaren ..... sigorta sicil numarası ile çalıştığını, çalışmalarının ...... sicil numaralı...... adına kaydolunduğu, 1978-1993 yılları arasında ....... ait ...... sicil no.lu işyerinde geçen çalışmalarının ...... adına kaydolunduğu iddiasıyla kendisine ait olduğu halde başka şahıslar adına kaydedilen çalışmaların kendi sigorta sicil numarasına aktarılmasını talep etmiş, Mahkemece, davacının çalışmalarının ...... çalışmalarının ise; .... ... Müdürlüğü’nde işlem gören ve davacının çalışmalarının işyerlerinden farklı işyerlerinde geçtiği, ...... sicil numaralı işyerine ait dönem bordrolarında ....... adının bulunmadığı, davacının muhtelif işyerlerinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirilenlerden ibaret olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının kimlik bilgilerinin “....oğlu 03.02.1960 ..... doğumlu” şeklinde olduğu, 15505132 sigorta sicil numaralı ...... ait özlük dosyasından; adı geçene 14.05.1984-31.12.1996 tarihleri arasında ve ..... ilinde bulunan işyerlerinden geçen 2885 günlük çalışmaları ile askerlik borçlanması toplamı olan 3601 gün üzerinden 01.12.1997 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, 6677 sigorta sicil numaralı ...... adına kayıtlı işyerinin 19.02.1979 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınıp 28.10.1987 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, 01.10.1984 ve 01.11.1985 başlama tarihli işe giriş bildirgeleri verilen davacının bu işyerinden 01.10.1984-03.05.1985 tarihleri arası 137 gün, 01.11.1985-14.03.1986 tarihleri arasında 72 gün olmak üzere toplam 209 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, dönem bordrolarında ..... adına rastlanmadığı, ayrıca bu işyerine ilişkin zabıta araştırması ile;..... nezaretinde .... adı ile .....’da 1975-1990 yılları arasında faaliyette bulunduğu, adresinin ...Müdürlüğünden temin edilebileceği bilgisine ulaşıldığı, ...... kimlik bilgileri olmadığından özlük dosyasının davalı Kurumdan temin edilemediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle davacıya hangi tarihler arasında, hangi işyerlerinden bildirilen hizmetlerinin kimler adına davalı Kuruma bildirildiği, hangi şahıslar adına kaydedilen hizmetlerin kendisine ait olduğunu iddia ettiği hususları açıklattırılarak; talebinin dava dilekçesinde isimleri geçen .....sınırlı olması halinde; hangi tarihler arasında ve hangi işyerlerinden bildirilen hizmetlerinin bu şahıslar adına Kuruma bildirildiği hususları açıklattırılarak; 6677 sicil numaralı işyerine ait dönem bordrolarında ..... adına rastlanmadığı üzerinde durulmalı, böyle bir şahsın bulunup bulunmadığı araştırılmalı, başka şahıslar adına Kuruma bildirildiği halde davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği şahıslara ait özlük dosyaları bütün işyerlerinden verilen işe giriş bildirgesi ve bildirimleri içerir şekilde tüm içeriğiyle getirtilmeli; özlük dosyalarında yer alan farklı isimlerdeki şahıslar ile davacının kimlik bilgilerine sahip bir kişinin bulunup bulunmadığı konusunda ilgili nüfus idarelerinden bilgi istenmelidir. Gelen kayıtlar ve davacının açıklamaları ışığında, ..... varsa başkaca hatalı kayıt sahiplerinin bilgisine başvurulmalı, verilecek kararın hatalı kayıt sahiplerinin sosyal güvenlik hakkı üzerinde etkide bulunacağı gözetilerek, yöntemince davaya katılımı sağlanmalıdır. Mahkemece, davacıyla farklı isimler üzerinden yapılan bildirimler konusunda, davacının bu işyerlerinde çalışıp çalışmadığını ortaya koyma yönünde herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik davaların kamu düzenine ilişkin niteliği göz önünde bulundurularak; yukarıda sıralanan eksiklikler giderilerek konuya ilişkin tüm belge ve bilgiler dosyada toplandıktan sonra, her iki sigorta sicil numarası üzerinden bildirilen çalışmaların davacıya ait olup olmadığının, tarafların sunduğu kanıtların yeterli bulunmaması halinde, re’sen yapılacak araştırmadan elde edilecek her tür kanıtın değerlendirilmesi, tesbite konu çalışmalara ilişkin olarak –varsa- işveren nezdindeki belgeler getirtilmeli; işbu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanmalı; öngörülen nitelikte yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden ise, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişilerin somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, ortaya çıkacak sonuç ışığında başka şahıslar adına bildirilen çalışmaların davacıya ait olup olmadığının belirlenmelidir. Davacının talebi sadece..... adına bildirilen hizmetlerin adiyetine ilişkin olması halinde ile yukarıda belirtilen şekilde araştırmanın sadece bu şahıslara ait sicil dosyaları üzerinden yapılan hizmet bildirimlerine ilişkin olarak yapılarak sonuca varılması gerektiği gözetilmeksizin , yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla sonuca varılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.