11. Ceza Dairesi 2011/10953 E. , 2012/22381 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı beraatlerine dair 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ... ve ...'e yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve …
**11. Ceza Dairesi 2011/10953 E. , 2012/22381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı beraatlerine dair 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ... ve ...'e yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, adı geçen sanıklar hakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Katılan vekilinin "dolandırıcılık" suçu yönünden sanık ... ve memurun resmi belgede sahtecilik suçlarından tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyizine gelince: Sahte çalışma gücü kaybına ilişkin raporları düzenledikleri iddia olunan doktor sanıklarla bu raporlarla malulen emeklilik hakkına sahip olan sanıklar hakkında açılan davada; doktor sanıklar ile çalışma gücü kaybının belirlenmesi amacıyla sevk edilen kişilere bu hususun belirlenmesi açısından gerekli tetkikler yaptırılıp sonuçlar değerlendirilmek suretiyle çalışma gücü kaybı olup olmadığı, varsa oranının belirlendiği, raporlarda çalışabilir ibaresinin bulunduğu, amacın çalışma gücü kaybına denk işlerde çalıştırılmalarının sağlanması olup düzenlenen bu raporların Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu tarafından denetlendiğini, bu kurulun raporlarda belirtilen oranlarla bağlı kalmadıklarının da denetleme sonucu verilen oranlardan anlaşılması sanıkların, atılı suçu kabul etmediklerini savunmaları,malulen emeklilik hakkı kazanan diğer sanıkların ise rahatsızlanmaları nedeniyle işyerinin talebi üzerine hastaneye gidip prosedür gereği yapılması zorunlu olan tüm tetkikler sonucu verilen raporlar doğrultusunda malulen emekli olduklarını, tedavi sonucu hastalıklarının gerilemiş olabileceğini bu nedenle sonraki raporlarda oranların düşük veya hastalığın olmadığı şeklinde çıktığını belirtmeleri ve yapılan tetkiklerin sahteliği konusunda bir iddianın bulunmaması karşısında; raporlardaki teşhis konusu hastalıkların şeker ve hipertansiyon hastalıkları olup tedavi edilebilir hastalıklar olmaları nedeniyle, bu tür hastalıkların tedavileri sonucu hastadaki iyileşme oranının, iyileşmenin çalışma gücü kaybındaki oranına etkisinin ve tetkiklerin değerlendirilmesinde meydana gelen farklılığın sebebinin saptanması için sanıkların suça konu rapor tarihlerinden önce bu tür hastalıklar nedeniyle tedavi görüp görmedikleri, suç tarihinden sonra da tedaviye yönelik yapılan işlemler ve ilaç alımlarına ilişkin tüm belgelerin getirtilip bu konuda uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetinden görüş alınıp suça konu raporu denetleyerek malulen emekliliğe esas alınan oranları belirleyen ve haklarında dava açılmadığı anlaşılan Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu doktorlarının da dinlenerek, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.