T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/100 Esas KARAR NO : 2026/245 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/10/2014 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "Olay günü 27/12/2013 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Se…
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/100 Esas KARAR NO : 2026/245 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/10/2014 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "Olay günü 27/12/2013 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Sevk ve idaresindeki motosikletin ...'de trafik kazası yaptığını, motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin bu kazada yaralandığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında sürücünün kusurlu bulunduğunu, kazaya neden olan sürücünün kullandığı motosikletin sigortasız olduğunu, belirterek geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının HMK 107. Maddesine göre davalıdan tahsilini" talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Mahkememizin yetkisiz olduğunu, kısmi dava açılamayacağını davacının kazadan önce müvekkiline müracaat etmediğini, davanın kazaya karışan ... plakalı araç maliki ...Ltd. Şti ile sürücüsü ...'e ihbarını talep ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde ... nolu poliçe ile ... Sigorta nezdinde sigortalı olduğunu, bu sebeple kazaya karışan diğer araç olan tescilsiz motosikletten dolayı müvekkilinin tazminat sorumluluğunun olmadığını, tescilsiz motosikletlerin karıştığı kazalardan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının ve sürücünün ağır kusurları nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, hatır taşıması nedeniyle tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyet durumu ile aktüer hesabının tespitinin yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi, 6098 Sayılı TBK'nın 54. Maddesine göre ve sigorta sorumluluğuna dayalı iş göremezlik tazminatı talebidir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "1.Seçenekte; BAM kararından önceki hükme esas alınan 20.11.2017 tarihli hesap raporundaki maddi zarar tutarları aynen esas alınarak davacının ehliyetsiz sürücünün aracınabinmesi ve sürücü ile davacı arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunmaması nedeniyle BAM kararı doğrultusunda 9020 müterafik kusur indirimi ve 9620 hatır taşıması indirimi yapılması sonucu; Geçici ve Sürekli iş göremezlik dönemine ait %28 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının £ 129.976,55 TL. Olduğu, 2.Seçenekte; BAM kararından önceki hesap raporunda tespit edilen ve BAM kararı dışında kalarak kesinleşen hesap öğeleri aynen esas alınarak, davacı talebi doğrultusunda değişen ve ünümüze kadar bilinen asgari ücretlere göre yeniden belirlenen zarar tutarından BAM kararı doğrultusunda %20 müterafik kusur indirimi ve %20 hatır taşıması indirimi yapılması sonucu; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 4.644,22 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait %28 maluliyeti ile ilgili maddi zararının * 882.815.66 TL, TOPLAM - 887.459,88 TL olduğu, Davacının yukarıda belirlenen maddi zararlarının 1.seçenekte poliçe limitini aşmadığı, 2.seçenekte ise poliçe limitini aştığı, buna göre Sayın Mahkemece 2.seçeneğe itibar edilerek hüküm kurulması halinde davalının sorumluluğunun 250.000,00 TL'lık limit ile sınırlı olacağı, sayın Mahkemece ilk kararda 24.10.2014 dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olup, bu hususun BAM kararı dışında kalarak kesinleşmiş olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği makine mühendisi bilirkişisinden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Motor üreticisi ... Firması ile irtibata geçilmiş ve şase numarası verilerek motorun modeli ve tipi sorulmuştur. Ancak üretici firmada ilgili şase numarasına göre kayıtlar bulunamamıştır. Sonuç itibari ile dava dosyasında bulunan 18.11.2021 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davaya konu motorun 50 CC nin üzerinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Yine mahkememiz ara kararı gereği mali bilirkişiden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu ek raporda özetle: "1.Seçenekte; BAM kararından önceki hükme esas alınan 20.11.2017 tarihli hesap raporundaki maddi zarar tutarları aynen esas alınarak davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi ve sürücü ile davacı arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunmaması nedeniyle BAM kararı doğrultusunda 9620 müterafik kusur indirimi ve 9620 hatır taşıması indirimi yapılması sonucu; Geçici ve Sürekli iş göremezlik dönemine ait %28 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının * 129.976,55 TL. Olduğu, 2.Seçenekte; BAM kararından önceki hesap raporunda tespit edilen ve BAM kararı dışında kalarak kesinleşen hesap öğeleri aynen esas alınarak, davacı talebi doğrultusunda değişen ve günümüze kadar bilinen asgari ücretlere göre yeniden belirlenen zarar tutarından BAM kararı doğrultusunda %20 müterafik kusur indirimi ve %20 hatır taşıması indirimi yapılması sonucu; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 4.644,22 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait %28 maluliyeti ile ilgili maddi zararının * 2.148.681,86 TL, TOPLAM * 2.153.326,07 TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği Adli Tıp Kurumundan Başkanlığı'ndan rapor aldırıldığı ve Adli Tıp Kurumundan Başkanlığı'nın sunmuş olduğu raporda özetle: "Mevcut belgelere göre; .. ve ... oğlu, 15/12/1993 doğumlu, ...’un 27.12.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Sol taraf için; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Alt ekstremitenin uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite engellilik oranı %10, Kas-İskelet Sistemi, Ayak bileğinin plantar fleksiyon-dorsofleksiyonda ankilozuna bağlı özürlülük, Tablo 3.23’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %52, Balthazard formülüne göre: %58,96 olup Tablo 3.2’ye göre; %30, II.Sağ taraf için; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %7 olup Tablo 3.2’ye göre; %4, III.Deri, hipertrofik skar ve keloid, hafif, engel oranı %5, Balthazard formülüne göre; %36,1, 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %36 (yüzdeotuzaltı) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" şeklinde rapor hazırlanmıştır. Yine mahkememiz ara kararı gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan rapor istendiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "1. ... ve ... oğlu, 15/12/1993 doğumlu, ...’un 27.12.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII(27 Aa……….15)A %19,Gr1 XII (32a......1) A %5,Gr1 XII (22ia.....10) A %14, Baltahazard formülüne göre: % 33,82, E cetveline göre %28.0 (yüzdeyirmisekiznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" şeklinde rapor hazırlanmıştır. Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş ve mahkememizce verilen karar sadece davalı vekilince istinaf edilmiştir. Mahkememiz kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin ... E...K sayılı ilamı ile istinaf incelemesi yapılmış ve özetle; "2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9.maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK.nın 3.maddesinde de, silindir hacmi 50cm³ küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Buna göre, davalı ... Hesabının sorumluluğunun doğabilmesi için kazaya karışan sigortasız araç silindir hacminin, 50cm³ üzerinde olması zorunludur. Davada öncelikle çözümlenmesi gereken bu mesele hakkında herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kazaya karışan aracın tescil kaydının bulunmaması, aracın tescile tabi olmadığı bir araç olduğuna dair bir karine teşkil eder. Kaza tespit tutanağında aracın motosiklet olarak işaretlenmiş olması bu karinenin aksinin ispatı bakımından yeterli olmayıp, buna ilişkin ispat yükü davacı tarafa ait olmaktadır. Bu itibarla, kaza yapan araç faturası var ise davacı taraftan temin edilip ibrazının istenilmesi, motor ve marka bilgileri üzerinden aracın silindir hacminin ilgili üretici veyahut ithalatçı kuruluştan sorulması ve özellikle, tescilsiz ve plakasız aracın temini hususunda davacı tarafa süre verilerek temin edilmesi durumunda üzerinde keşif yapılıp 50cm³ altında olup olmadığı araştırılıp, ... Hesabının sorumluluğunun varlığı halinde davalı tarafın ehliyetsizlik, istiap haddinin aşılmasından mütevellit müterafik kusur ve maluliyet raporunun geçerli yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmediğine ilişkin itirazları hakkında bir değerlendirme yapılmak ve aynı kazaya ilişkin motosiklet sürücüsünün, mirasçıları tarafından açılan İstanbul BAM 9. HD'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararıyla kaldırılan İstanbul 6. Ticaret Mahkemesinin ... Esas -...Karar sayılı dava dosyasında yapılan tahkikat işlemleri de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; "Araç Motor silindir hacminin belirlenmesi bakımından Makine Mühendisi bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. 28/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında yapılan inceleme ve tespitler sonucunda, dava konusu kaza raporlarında ifade edilmiş olduğu gibi tespitine konu motosikletin kaza sırasında ön kısımlarının ağır hasara maruz kaldığı, konu motosikletin motor şasi bilgilerine kaza sırasında yok olduğu, trafik tescil kayıtlarının da olmadığı dikkate alınarak, sağlam kalan ve tanımlanabilecek durumda olan parçalar üzerinden (arka tekerlek, arka çamurluk, oturak, arka stop, egzoz gibi parçalar) yapmış olduğu çalışmalar sonucunda, tespitine konu motosikletin Mondial agk 125 tipi (125 cc) bir motosiklet olduğu, Mondial motosiklet teknik servislerine başvurmak suretiyle hasarlı motosiklete ait görüntüler ile kimlik tespiti için görüş alması sonucunda, tepitlerine konu motosikletin Mondial agk 125 tipinde bir motosiklet olduğu, silindir hacminin ise 125 cc (125 cc) olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. (..) Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; 27/12/2013 tarihinde dava dışı ... yönetimindeki... plakalı araç ile ... yönetimindeki motosikletin çarpışması sonucunda davacıların oğlu ...'nın vefat ettiği, tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'nın olayda %100 oranında kusurlu bulunduğu, olay tarihi itibarıyla motosikletin tescilsiz olduğu, silindir hacminin ise 125 cc olduğu ve zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi bulunmadığından, zararın davalı kurum tarafından karşılanması gerektiği belirlenmiştir. Davacılar ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil desteğinden yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeni ile doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı kabul edilmiştir. Olay tarihi itibariyle sigorta teminat limiti ölüm halinde kişi başına 250.000,00.-TL olarak kabul edilmiştir. Düzenlenen trafik kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda sürücü ...'nın tamamen kusurlu bulunduğu belirtilmiştir ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma, ... karar sayılı kararı ile "kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin" karar verilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, desteğin ölümünden önce destekten yoksun kalanın sosyal ve ekonomik durumunun, desteğin ölmesinden sonra da aynı düzeyde kalmasını sağlamaktır. TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi gerektiği, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına dair Yargıtay 17.Hukuk Dairesi kararları gereği (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, ... E. – ... K. sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih ... E. – ... K. sayılı ilamı) desteğin yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi, progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması bakımından ve zararlandırıcı trafik kazası olayında destek tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması zorunlu olduğu ve asgari ücretin kamu düzenine yönelik olduğundan hakimin bu hususu re'sen nazara almakla yükümlü olduğu anlaşılmakla Yerleşmiş Yargıtay içtihatları doğrultusunda, (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi ... esas ve... karar sayılı ilamı) Aktüerya uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucunda, davac...'nın poliçe limiti ile sınırlı olarak talep edilebilir zarar tutarının 166.851,93.-TL, davacı ...'nın poliçe limiti ile sınırlı olarak talep edilebilir zarar tutarının 83.148,17.-TL olmak üzere toplam 250.000,00.-TL ödenmesi gerektiği tesbit edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ve üçüncü kişi sıfatıyla davayı açan davacıların gerçekleşen trafik kazasında tamamen kusurlu olan desteklerinin sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmadığından, belirlenen toplam 250.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın davalıdan tahsili gerektiği, aracın niteliği ve davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü dikkate alınarak dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi, gerektiği, sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin 05/11/2021 havale tarihli talep artırım dilekçesi ile talep edilen tutar üzerinden davanın kabulüne, davacı ...için 166.851,83.-TL, davacı ... için 83.148,17.-TL olmak üzere toplam 250,000,00.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davacılar yararına davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kabul kararının davalının istinafı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ...E...K sayılı dosyası ile istinafen incelenmiş ve özetle; "Dava, HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin... E.ve ... K.sayılı kararı). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.02.2022 tarih, ... Esas ve... K. sayılı kararında "Kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyecektir. Bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişiklikler de usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunup aynı davada ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.01.2004 tarihli, ...E.,...K. sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarih ... E., ... K. sayılı kararında da belirtilmiştir. Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Bu karar ışığında somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararından sonra alınan ek raporda rapor tarihine kadar güncellenerek yapılan hesaplamadaki tazminat miktarlarına göre hüküm kurulmuştur. Oysa mahkemenin önceki kararına karşı yalnızca davalı istinaf talebinde bulunmuş olduğundan tazminat miktarları bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu doğrultuda hesaplanan tazminat miktarı ile hesaplamaya esas alınan verilere karşı istinaf talebi bulunmayan davacılar lehine olacak şekilde ek rapor tarihine kadar yapılan hesaplamaya göre belirlenen tazminata hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin 02/11/2017 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararındaki tazminat miktarları esas alınarak kararın düzeltilmesi gerekmiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile ... 6. ATM'nin kararı kaldırılarak kesin olmak üzere yeniden hüküm tesis edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; 27/12/2013 tarihinde dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile ... yönetimindeki motosikletin çarpışması sonucunda davacı ...'un yaralandığı ve ...'nın vefat ettiği, tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'nın olayda %100 oranında kusurlu bulunduğu, olay tarihi itibarıyla motosikletin tescilsiz olduğu, silindir hacminin ise 125 cc olduğu ve zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi bulunmadığından, zararın davalı kurum tarafından karşılanması gerektiği belirlenmiştir. Nitekim kazanın meydana gelişinde ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, olay tarihi itibariyle motosikletin tescilsiz olduğu ve silindir hacminin ise 125 cc olduğuna ilişkin tespitler ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce de tespit edilmiş ve istinaf incelemesinden geçerek bu hususlar kesinleşmiştir. Dolayısıyla dava dışı ...'nın %100 oranında kusurlu olması, olay tarihi itibariyle motosikletin tescilsiz olması, motosiklet silindir hacminin ise 125 cc olması ve zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi bulunmadığı hususları mahkememiz açısından çekişmeli olmaktan çıkmıştır. Ayrıca istinaf kaldırma ilamında doğru yönetmeliğe göre davacının maluliyet raporu alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı doğrultusunda kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ayrıca çocuklar için 20.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik” hükümleri dikkate alınarak maluliyet hesaplamasının yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu meyanda kaldırma kararı evvel alınan ATK raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre alındığı yani bir başka deyişle yanlış yönetmelik hükümlerinin değerlendirmeye alındığı anlaşılmıştır. Bu sebeple mahkememizce kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi için dosya ATK'ya tevdii edilmiştir. ATK tarafından düzenlenen raporda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre davacının %28 oranında sürekli iş göremezliğinin ve 9 aya kadar uzayan geçici iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. ATK tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmıştır. Mahkememizce daha evvel verilen kararın kaldırılması sebeplerinden birisi de dava dışı ...'nın geçerli ve yeterli ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması idi. Bu bağlamda mahkememizce yapılan araştırmada dava dışı ...'nın kaza tarihi itibariyle B sınıfı ehliyeti bulunduğu ve yine aynı tarih itibariyle B sınıfı ehliyetlerin motosiklet kullanmaya yeterli olmadığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından mahkememize bildirilmiştir. Bu doğrultuda yapılan incelemede davacının ehliyeti olmadığını bildiği arkadaşının kullanmış olduğu motosiklete binmek ile %20 oranında kazanın oluşmasında müterafik kusurunun bulunduğu ve davacı ile dava dışı sürücü arasında yakın akrabalık bağı da bulunmaması sebebiyle %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Her ne kadar mahkememizce davacı vekilinin talebi doğrultusunda güncellenen asgari ücret tutarları göz önüne alınarak rapor hazırlanması için dosya aktüerya bilirkişisine tevdii edilmiş olsa da aynı trafik kazası ile ilgili olarak ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen kararı istinaf incelemesi ile inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da belirtildiği üzere mahkememizin önceki kararına karşı yalnızca davalı istinaf talebinde bulunmuş olduğundan tazminat miktarları bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu doğrultuda hesaplanan tazminat miktarı ile hesaplamaya esas alınan verilere karşı istinaf talebi bulunmayan davacılar lehine olacak şekilde ek rapor tarihine kadar yapılan hesaplamaya göre belirlenen tazminata hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğuracağından bilirkişi tarafından istinaf kaldırma ilamından önceki hükme esas alınan 20/11/2017 tarihli hesap raporundaki maddi zarar tutarları aynen esas alınarak davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi ve sürücü ile davacı arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunmaması nedeniyle istinaf kaldırma kararı doğrultusunda %20 müterafik kusur indirimi ve %20 hatır taşıması indirimi yapılması sonucu yapılan hesaplamada davacının bakiye maddi zararının 129.976,55 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak hükümleri de dikkate alınarak 129.976,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı tarafından faiz başlangıcı hususu istinaf sebebi yapılmış olmasına rağmen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nce bu hususta kaldırma kararı verilmemiş olduğu, davacı tarafça da bu yönüyle herhangi bir istinaf itirazı ileri sürülmemiş olduğu da gözetilerek temerrüt başlangıç tarihini bakımından mahkememizin önceki kararının kesinleştiği kanaatiyle) davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. . HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-129.976,55 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 24/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.878,70 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 1.614,27 TL'nin mahsup edilerek bakiye 7.264,42 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.614,27 TL peşin ve tamamlama harcı, 25,20 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.639,47 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen (dava %52,00 oranında kabul edilmiştir) 129.976,55 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen (dava %48,00 oranında red edilmiştir) 120.023,45 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.808,00 TL tebligat, posta gideri, 9.000,00 ATK masrafı ile 9.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.408,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 10.612,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL tebligat, posta masrafının kabul ve red durumuna göre 48,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/04/2026 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır