başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu yağlı boya ve boyama malzemeleri alanında kullanılan ve dünyaca bilinen bob roos markasının sahibi ve amerika birleşik devletlerinde mukim olan bir şirkettir bob ross markası ayrıca türk patent enstitüsünde tpe de tescillidir başvuru numarası karar tarihi başvurucu davalı şirketin bob roos markasını taşıyan ürün ve eğitim programlarını taklit ederek ya da başka ülkelerden hukuka aykırı şekilde ithal ederek yurt
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu yağlı boya ve boyama malzemeleri alanında kullanılan ve dünyaca bilinen bob roos markasının sahibi ve amerika birleşik devletlerinde mukim olan bir şirkettir bob ross markası ayrıca türk patent enstitüsünde tpe de tescillidir başvuru numarası karar tarihi başvurucu davalı şirketin bob roos markasını taşıyan ürün ve eğitim programlarını taklit ederek ya da başka ülkelerden hukuka aykırı şekilde ithal ederek yurt içinde satışa sunduğunu ileri sürmüş ve markaya yönelik tecavüzün önlenmesi markayı taşıyan ürünlerin imha edilmesi ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesi talebiyle dava açmıştır fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi tarihli karar ile davalı şirketin herhangi bir hakkı bulunmamasına rağmen başvurucuya ait markayı taşıyan ürünler ile başvurucuya ait eğitim ticari amaçlı olarak işyerinde kullanarak markaya tecavüzde bulunduğu ve haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiği saptamasında bulunmuştur mahkeme bu saptamadan hareketle bilirkişi raporu doğrultusunda davalının markayı kullanmasının menine bu markayı taşıyan ürünlerinin imhasına başvurucuya tl maddi ve tl manevi tazminat ödemesine karar vermiş bob ibareli markanın tanınmış marka olduğunun tespitini ise reddetmiştir karar başvurucu ve davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir yargıtay hukuk dairesi tarihinde hükmün onanmasına karar vermiştir başvurucu ve davalı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur başvurucu tarihli karar düzeltme isteğinde özellikle eser üzerinde mali hak sahibi olması nedeniyle manevi tazminat hakkı bulunmadığı yönündeki kabulünün yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya içeriği ile bağdaşmayan afaki yorumlardan ibaret olduğunu anılan hususların temyiz dilekçesinde açıkça belirtilmesine rağmen dikkate alınmadığını ileri sürmüştür yargıtay hukuk dairesi tarihinde onama kararına karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteğinde bulunduğunu belirterek koşulları bulunmadığından isteğin reddine karar vermiş buna karşılık başvurucunun karar düzeltme isteği hususunda herhangi bir değerlendirme yapmamıştır nihai karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk karar düzeltme isteği incelemesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan tarihli ve sayılı mülga hukuk usulü muhakemeleri maddesinin ilgili kısımları şöyledir kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir değişik md temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması başvuru numarası karar tarihi b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin ilgili kısmı şöyledir herkes davasının esası konusunda karar verecek olan bir mahkeme tarafından görülmesini isteme hakkına sahiptir avrupa hakları mahkemesi sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasında ifade edilen hakkın kurucu unsurlarından birinin mahkemeye erişim hakkı olduğunu belirtmiştir b no mahkemeye erişim hakkı sözleşmenin maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir parçası olup partners b no bu kapsamda numaralı fıkra herkesin kişisel hakları ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını bir mahkeme veya bir yargı yeri önüne çıkarma hakkını güvence altına alır krallık mahkemeye erişim hakkı niteliği gereği devlet tarafından düzenleme yapılmayı gerektirdiğinden mutlak bir hak olmayıp sınırlamalara tabidir göre bu hak sözleşmenin tanımlamaksızın kabul ettiği bir hak olduğundan bir hakkın kapsamını belirleyen çerçevesini çizen sınırlardan başka sınırlamalara da tabi olabilir ancak hiçbir durumda bu sınırlamalar hakkın özünü zedelememelidir krallık v