11. Ceza Dairesi 2021/28926 E. , 2025/3250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir
**11. Ceza Dairesi 2021/28926 E. , 2025/3250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık... 'in, olay tarihinde 82 yaşında olan amcası olan mağdur ...'e ait taşınmazları tapu müdürlüğünde görevli olan sanıklar ..., ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek kendi üzerine satışının yapılmasını sağladığı, olay günü mağdur tapuya gitmemesine rağmen sanık ...'in tapu satış senedine ilk bakışta anlaşılacak şekilde kendisinin ve mağdur ...'in yerine "okuDum" yazdığı ve mağdur adına imza attığının uzmanlık raporuyla belirlendiği, bu suretle sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve sanık ... hakkında ayrıca görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddia edilen olayda; Sanık... , olaya konu 03.09.2010 ve diğer 15.09.2010 tarihli tapu devirlerinin akrabaları ile fiilen sahip oldukları taşınmazlarla resmiyette ait görünen kişilerin düzeltilmesi amacıyla yapıldığını savunduğu, 15.09.2010 tarihli tapu devrinin buna karine oluşturacağı, ancak sanığın mağdurdan geniş yetkiler içeren 02.09.2010 tarihli vekaletname ve mağdurun oğlu olan katılan ...'in mağdurdan aldığı geniş yetkiler içeren 03.10.2011 tarihli vekaletnamelerde mağdurun imza atmayıp iki şahit huzurunda parmak bastığının görüldüğü, suça konu satış senedinde mağdurun hiç imzası veya parmak basması olmadığı gibi 15.09.2010 tarihli satış senedinde ise imzasının olduğunun görüldüğü, dosyada mağdurun ayrıca 15.04.2013 tarihli imza beyannamesinin olduğu, bu sebeple15.09.2010 tarihli satış senedindeki imzanın mağdura ait olup olmadığının tespit edilmediği, Sanık... müdafii, sanığın olaydan bir gün önce satış vekaletnamesi almasına rağmen olay günü mağduru tapuya götürmesinin suçu işlemediklerine karine olduğunu savunmasına rağmen tapuda satış işlemleri sırasında vekaletle dahi alıcı ve satıcının aynı kişi olmasının mümkün olmayacağı, Tapu sicil müdürlüklerince düzenlenen resmî senetlere ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik hükümlerine göre, resmî senet birden fazla sahifeden oluşuyor ise, resmî senedin her sahifesi akde katılan ve akit huzurunda yapılan kişiler tarafından ayrı ayrı imzalanacağı, ancak suça konu senedin üç sayfadan oluşmasına rağmen ikinci sayfanın imzalanmadığı gibi uzmanlık raporuna göre alıcı ve satıcı imzalarının sanık... tarafından atıldığının tespit edildiği, ayrıca başvuru belgesinde alıcı ve satıcı imzalarının da olmadığı, Dosyada bulunan 02.04.2013 tarihli Bulanık Tapu Müdürlüğü tarafından gelen yazı içeriğine göre, 2007/5 sayılı genelgeye aykırı olarak olay günü devredilen taşınmazlardan 219 ada 32 ve 34 numaralı parsellerde mağdurla hazinenin hissedar olduğu halde 2 hektarın altında kalmasına rağmen devir işleminin yapıldığının anlaşıldığı, Bulanık 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/102 esas sayılı dosyasının dava dilekçesi ve tensip zaptının dosyada bulunup diğer belgelerinin bulunmadığı, taraflar arasında iddia ettikleri gibi taşınmazları takasa konu ettiklerine dair başka davanın olup olmadığının belli olmadığı, Tanıklar ...,...,...,, ... ve ..., sanık...’in annesi tanık ... ve mağdurun oğlu şikayetçi ...'in olay günü orada olduğunu söylediği, ancak tanık ...'nin olayla ilgili hiçbir şey bilmediğini, oğlunun böyle bir satış sözleşmesi düzenlediğinden haberdar olmadığını, bunu başkalarından duyduğunu, gözüyle gördüğü bir şeyin olmadığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen ...'ın da tanıkların iddia ettiği şekilde konuyla alakalı beyanının alınmadığı, sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini söylemesine rağmen Mahkemece bu konuda karar verilmediği, Tanıklar ... ve ...'nin soruşturma beyanlarında olay günü sanık...'in çağırması üzerine tapuda şahit olarak imza attıklarını söylemelerine rağmen mahkemede buna dair beyanda bulunmadıkları gibi tapu senedinde de şahit imzalarının olmadığı, Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu gözetilerek, suça konu tapu senedinin duruşmada incelendiği, ancak iğfal yönünden olumlu veya olumsuz değerlendirme yapılmadığı ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulmadığı, Gerekçeli kararda suç tarihinin tapuda devir işleminin yapıldığı 03.09.2010 olması gerekir iken şikayet tarihi olan 28.03.2013 tarihinin yazıldığı, Anlaşılmakla, gerçekliğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, 1.15.09.2010 tarihli tapu senedindeki imzanın mağdur ...'e ait olup olmadığının tespit edilmesi, 2.Bulanık 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/102 esas sayılı dosyasının ve taraflar arasında iddia ettikleri gibi taşınmazları takasa konu ettiklerine dair başka dava var ise getirilip tüm belgelerin onaylı örneklerinin temin edilerek Yargıtay denetimine esas olacak şekilde dosyaya konulması, 3.Taraflar arasında taşınmazların takası ile ilgili dava yoksa gerektiği kadar mirasçının dinlenip bu şekilde bir durumun olup olmadığının sorulması, 4.Tanık olarak dinlenen ve suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi ...'ın duruşmaya davet edilerek şikayetçi/katılan olarak ifadesi alınmasından sonra olay günü tapuda olduğunu söyleyen tanıkların beyanları okunarak gerektiğinde yüzleştirilerek çelişkinin giderilmesi, 5.Suça konu tapu senedinin duruşmada incelenerek iğfal yönünden değerlendirme yapılması ve belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması, İle sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile beraat hükümleri tesisi Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.