1. Hukuk Dairesi 2026/887 E. , 2026/2230 K. "" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1825 E., 2025/146 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çüngüş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/272 E., 2022/196 K. Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki dava konusu 1 28... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ekonomik yarar sağlanması mümkü…
1. Hukuk Dairesi 2026/887 E. , 2026/2230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1825 E., 2025/146 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çüngüş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/272 E., 2022/196 K. Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki dava konusu 1 28... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olması, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmaması nedeniyle ham toprak vasfıyla tespit edildiği, tespitin itiraz edilmeksizin 31.01.2011 tarihinde kesinleştiği, dava sırasında Mera Komisyonunun 09.03.2020 tarihli ve 5 sıralı kararı ile Mera Kanunu'nun 5/b. maddesi uyarınca mera olarak değerlendirilmesine karar verildiği, 10.07.2020 tarihli ve 397 yevmiye sayılı işlem ile 165.928,19 metrekare yüz ölçümlü mera parseline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Davacı; dava konusu parseldeki yaklaşık 15 dönüm hakkında kadastro öncesi irsen intikâl, hibe ve eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenlerine dayanıp, taşınmazın öncesinde bağ, sonrasında uzun yıllar tarla vasfıyla kullanıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, dava sırasında ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesini davaya dahil etmiştir. Davalı Hazine ve dahili davalılar; hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmaz bölümünde davacı lehine zilyetlik ile edinme koşullarının oluşmadığı, keşifte taşınmazın boş olduğunun gözlemlendiği, ziraat bilirkişisinin raporu ve ekindeki fotoğraflara göre taşınmazın taşlık yapıda olduğu, tarım arazisi niteliğinde olmadığı, imar-ihya edilmediği, 2002 tarihli hava fotoğrafında dahi tarımsal faaliyete rastlanmadığı, %50-60 eğime sahip olduğu, mera özellikleri taşıdığı, meraların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği gibi, davacının da iktisaba elverişli zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kadastro çalışmaları sırasında ham toprak olarak tespit ve tescil edilen, dava sırasında mera olarak tahsis edilen dava konusu taşınmazın 1984, 19 94... tarihli hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet yapılmayan yerlerden olduğu, %50-60 civarında eğimli olduğu, mera özellikleri taşıdığı, davacının iktisaba elverişli zilyetliğinin de bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının dava konusu taşınmaza ilişkin eski tapu ve vergi kayıtları olduğuna dair yargılama sırasında ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında da ileri sürülemeyeceğine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.