KARAKOÇ AND OTHERS v. TURKEY - [Turkish Translation] by the Turkish Ministry of Justice
.s800EAC49 { font-size:12pt } .s94C7D24D { margin-top:0pt; margin-bottom:12pt; text-align:center; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-size:14pt } .sBB9EE52A { font-family:Arial } .s29100277 { font-family:Arial; font-weight:bold } .s1C46A22D { margin-top:0pt; margin-bottom:12pt; text-align:center; line-height:150% } .s9793A85B { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt } .s32563E28 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt } .s3FA57B17 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:left; line-height:150% } .sB9D5CABB { width:28.35pt; display:inline-block } .sA36B60A1 { font-family:Arial; font-style:italic } .sF5265FA3 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt; line-height:150% } .s453A74FB { margin-top:36pt; margin-bottom:12pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-size:14pt } .s957C8C12 { margin-top:18pt; margin-left:29.2pt; margin-bottom:12pt; text-indent:-17.6pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150% } .sB8363B0C { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt; text-align:center; line-height:150% } .s6DB91820 { text-align:center } .sD0B5C7A1 { margin-right:auto; margin-left:auto; border:0.75pt solid #000000; border-collapse:collapse } .s4E34B50A { border-right-style:solid; border-right-width:0.75pt; border-bottom-style:solid; border-bottom-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .sAC65E6E9 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center; line-height:150%; font-size:9pt } .s1C2B10C2 { border-right-style:solid; border-right-width:0.75pt; border-left-style:solid; border-left-width:0.75pt; border-bottom-style:solid; border-bottom-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .s23CD0580 { border-left-style:solid; border-left-width:0.75pt; border-bottom-style:solid; border-bottom-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .s88A4DB4E { border-top-style:solid; border-top-width:0.75pt; border-right-style:solid; border-right-width:0.75pt; border-bottom-style:solid; border-bottom-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .s3146BFFB { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center; line-height:150%; font-size:10pt } .sDD8F0D07 { border-style:solid; border-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .s6A269875 { border-top-style:solid; border-top-width:0.75pt; border-left-style:solid; border-left-width:0.75pt; border-bottom-style:solid; border-bottom-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .s11BEB50D { border-top-style:solid; border-top-width:0.75pt; border-right-style:solid; border-right-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .sEAD70FA9 { border-top-style:solid; border-top-width:0.75pt; border-right-style:solid; border-right-width:0.75pt; border-left-style:solid; border-left-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .s241BF43A { border-top-style:solid; border-top-width:0.75pt; border-left-style:solid; border-left-width:0.75pt; padding-right:5.03pt; padding-left:5.03pt; vertical-align:middle } .s71F1CEF1 { margin-top:6pt; margin-left:21.25pt; margin-bottom:6pt; text-indent:7.1pt; line-height:150%; font-size:10pt } .s1E95FD3E { margin-top:12pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150% } .s99FB75D8 { margin-top:12pt; margin-left:14.2pt; margin-bottom:0pt; line-height:150% } .s2F08EF01 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt; line-height:150%; font-size:1pt } .s7BF69E08 { margin-top:36pt; margin-bottom:0pt; text-align:left; line-height:150% } .sE73E36CB { width:184.3pt; display:inline-block } .s4069191B { width:149.63pt; display:inline-block }   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM   KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR Başvuru no. 30729/05 Resul KARAKOÇ ve Diğerleri / Türkiye           Başkan ,   Ksenija Turković,   Yargıçlar ,   Jon Fridrik Kjølbro,   Georges Ravarani, ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 8 Kasım 2016 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 8 Ağustos 2005 tarihinde gerçekleştirilen yukarıda belirtilen başvuruyu ve davalı Hükümet tarafından sunulan görüşler ile başvuranların bunlara yanıt olarak ilettikleri görüşleri dikkate alarak gerçekleştirdiği müzakerenin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:   OLAYLAR 1.     Başvuranlar Resul Karakoç, Mehmet Karakoç ve Mehmet Ali Şimşek sırasıyla 1937, 1930 ve 1933 doğumlu Türk vatandaşlarıdır. Tamamı Elazığ’da ikamet etmekte olup, Mahkeme önünde A.H. Altan tarafından temsil edilmişlerdir. 2.     Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir. A.     Davanın koşulları 3.     Taraflarca bildirildiği şekliyle davanın olayları aşağıdaki gibi özetlenebilir. 4.     Başvuranlar Elazığ’ın Alacakaya İlçesinin Çataklı köyünde arazi sahipleridir. Kralkızı barajının inşası nedeniyle 1999 yılının Mart ayında söz konusu arazileri su basmıştır. 5.     Başvuranlar 11 Temmuz 2002 tarihinde Alacakaya Asliye Hukuk Mahkemesi önünde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (“DSİ”) aleyhine dava açmışlardır ve arazilerinin fiili olarak kamulaştırılması nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşlardır. 6.     İlk derece mahkemesi 20 Kasım 2002 tarihinde başvuranlar lehine tespitte bulunarak, yasal faiz oranı ile birlikte tazminat ödenmesine hükmetmiştir. DSİ itirazda bulunmuştur. Sonrasında ise Yargıtay ilk derece mahkemesi kararını onamış ve kararlar 12 Haziran 2003 tarihinde kesinleşmiştir. 7.     Başvuranlar sırasıyla 16 Eylül 2003 ve 19 Temmuz 2004 tarihlerinde kesin kararların nüshalarını Elazığ İcra Dairesine sunmuş ve icra işlemlerini başlatmışlardır. Ayrıca Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca icra dairesinin hükmedilen tazminat miktarına en yüksek faiz oranını uygulamasını talep etmişlerdir. 8.     DSİ 4 Ağustos 2004 tarihinde başvuranlara kısmi olarak ödeme yapmıştır. 9.     DSİ 12 Ağustos 2004 tarihinde, başvuranların Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına en yüksek faiz oranı uygulanması talebine karşı itirazda bulunmuştur. 10.     Elazığ İcra Mahkemesi 23 Kasım 2004 tarihinde DSİ’nin itirazını kabul etmiş ve ilgili tazminat miktarlarına yasal faiz oranının uygulanacağına karar vermiştir. Bu karar 15 Mart 2005 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. 11.   Sonrasında DSİ tazminat miktarlarını, yasal faizle birlikte tamamen ödemiştir. 12.     Başvuruların detayları aşağıdaki tabloda görülebilir.   Başvuranın ismi ve arazisine ilişkin bilgiler İlk derece mahkemesinin ödenmesine hükmettiği tazminat miktarı İcra müdürlüğü tarafından çıkarılan icra emri tarihi DSİ tarafından yapılan ilk ödeme miktarı DSİ tarafından yapılan ikinci ödemenin tarihi ve miktarı Resul Karakoç, pafta no. 132, parsel no 45 ve 46 19.077   TL (11.757   avro) 19 Temmuz 2004 59.281     TL (33.028   avro) 8 Haziran 2007, 7.053     TL (3.928   avro) Mehmet Karakoç, pafta no. 132, parsel no 43 8.878     TL (5.471   avro) 19 Temmuz 2004 27.668     TL (15.415 avro) 8 Haziran 2007, 4.355     TL (2.425   avro) Mehmet Ali Şimşek, pafta no 103, parsel no. 21 ve 25 89.640     TL (55.244   avro) 16 Eylül 2003 ve 19 Temmuz 2004 293.938     TL (163.768   avro) 24 Temmuz 2007, 34.882     TL (20.101   avro) B.     İlgili iç hukuk kuralları ve uygulamalar 13.     3 Ekim 2001 tarihinde değiştirildiği şekliyle Anayasa’nın 46. maddesinin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir: “Madde 46: ... Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir... ... ... herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” 14.     2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 32(1) maddesine göre, para borcuna dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Aynı maddede ayrıca, mahkeme kararıyla belirlenen miktarın icra emrinde belirtileceği de öngörülmektedir. ŞİKÂYET 15.     Başvuranlar Sözleşme’ye ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, yerel mahkemelerin, Anayasa’nın 46. maddesinde öngörüldüğü şekilde kamu borçlarına uygulanabilen en yüksek faiz yerine, yasal gecikme faizi uygulama kararlarının, mülkiyetin korunması haklarının ihlal edilmesine neden olduğu hususunda şikâyette bulunmuşlardır. Bu uygulamanın, kendilerine ödenebilecek olan tazminat miktarlarında düşüş yaşanmasına neden olduğunu iddia etmişlerdir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME 16.   Başvuranlar, yerel mahkemelerin, Anayasa’nın 46. maddesinde öngörüldüğü şekilde kamu borçlarına uygulanabilen en yüksek faiz yerine, yasal gecikme faizi uygulama kararları nedeniyle Sözleşme’ye ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği hususunda şikâyette bulunmuşlardır. Başvuranlar söz konusu yerel mahkeme kararlarının, maddi kayıp yaşamalarına neden olduğunu iddia etmişlerdir. 17.     Hükümet bu görüşe karşı çıkmıştır. 18.     Mahkeme Sözleşme’nin 35 § 1 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmesi sürecinde, kesin kararın verildiği tarihten itibaren altı ay içerisinde gerçekleştirilmesi durumunda bir başvuruyu inceleyebileceğini yineler. Mahkeme Hükümet’in bu konuda bir itirazda bulunmaması durumunda dahi, altı ay kuralının uygulanmasını bertaraf edememektedir (bk. Belaousof ve Diğerleri / Yunanistan , no.   66296/01, §   38, 27   Mayıs 2004; Miroshnik / Ukrayna , no.   75804/01, §   55, 27   Kasım 2008; ve Toner / Birleşik Krallık (k.k.), no.   8195/08, 15   Şubat 2011). 19.     Mevcut davada başvuranlar tazminat miktarlarına uygulanan düşük faiz oranından dolayı şikâyetçi olmuşlardır. Mahkeme, başvuranların mülklerinin fiili olarak kamulaştırılması nedeniyle tazminat miktarlarına uygulanabilecek faiz oranının Alacakaya Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirlendiğini ve bu mahkeme önündeki işlemlerin, Yargıtay’ın 12 Haziran 2003 tarihli kararlarıyla sona erdiğini gözlemlemektedir. Bu nedenle Mahkeme başvuranların şikâyetine ilişkin kesin kararın 12 Haziran 2003 tarihinde Yargıtay tarafından verildiği sonucuna varmıştır (bk. bu davaya uygulandığı ölçüde , Sarıca ve Dilaver / Türkiye , no.   11765/05, §§   31-32, 27   Mayıs 2010). 20.     Mahkeme ayrıca, Yargıtay’ın 12 Haziran 2003 tarihli kesin kararlarının ardından, başvuranların sırasıyla 16 Eylül 2003 ve 19 Temmuz 2004 tarihlerinde icra işlemlerini başlattıklarını gözlemlemektedir. Bu nedenle başvuranların en geç 19 Temmuz 2004 tarihinde Sözleşme kapsamındaki şikâyetlerine ilişkin kesin kararların farkında olmaları gerekirdi. Ancak mevcut başvuru, söz konusu tarihten itibaren değerlendirildiğinde altı aydan daha uzun bir süre sonra, 8 Ağustos 2005 tarihinde Mahkeme önünde gerçekleştirilmiştir (bk. Şat / Türkiye , no.   34993/05, §§   16-18, 14 Haziran 2011, ve Gerçek ve Diğerleri / Türkiye , no.   54223/08, §§   16-18, 13 Aralık 2011). 21.   Mahkeme yukarıdakiler ışığında, başvurunun süresi dışında gerçekleştirilmiş olduğu ve Sözleşme’nin 35 §§   1 ve 4. maddeleri uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. İşbu gerekçelerle Mahkeme oy birliğiyle, Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.   İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 1 Aralık 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.        Hasan Bakırcı   Ksenija Turković Yazı İşleri Müdür Yardımcısı   Başkan