4. Hukuk Dairesi 2022/3961 E. , 2022/10742 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın s…
**4. Hukuk Dairesi 2022/3961 E. , 2022/10742 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, müvekkillerinin aile fertlerinin kurmuş oldukları ...Keşan Un Sanayi Tic. A.Ş.'nin yöneticilerinin vefatından sonra sahipsiz ve atıl durumda bırakıldığını, çalışan işçilerin işçi alacakları için icra takibi başlattıklarını, bu nedenle icradan gelen tebligatların sonuçlarını bilmeyen müvekkillerinin borçlu duruma düştüklerini öğrendiklerini, müvekkillerine haksız yere yapılan haciz ihbarnamelerinin, köy ve şehir arasında yerleşim yaptıklarından bir şekilde cevapsız bırakıldığını ileri sürerek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, borcun kesinleştiğini, davacıların süresinde itiraz etmediği gibi İİK 65 maddesi ile tanımlanan gecikmiş itiraz hakkından da yararlanmadıklarını, işlemler üzerinden yaklaşık 6 yıl gibi bir süre geçtikten sonra açılan iş bu davanın kötü niyetli olduğunu, yasayı bilmemenin mazeret sayılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacılar vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davanın İİK'nın 89. maddesinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, davacılara 1. 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin tebliğ edilmesine rağmen ihbarnamelere itiraz edilmediği, 3. haciz ihbarnamesinin davacılara 07.12.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ve davanın 22.06.2017 tarihinde hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açılmış olduğu gerekçesiye davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.