T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 05/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : 1 -... VEKİLLERİ : Av. .…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 05/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : 1 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İHBAR OLUNAN : 2 -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... nolu ... Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... Mağazacılık Tic. Ve A.Ş. tarafından Endonezya'da yerleşik .... firmasından satın alınan olduğu ... sigortalıya ait ... adresine davalıların sorumluluğunda yapılan nakliye sırasında hasar gördüğünü, 02.03.2023 tarihinde sigortalının ...'de yerleşik tesisine ulaşan emtia üzerinde yapılan incelemede muhtelif hasarlar tespit edildiği, yapılan eksper çalışması sonrası belirlenen sigortalının zararı 22/05/2023 tarihinde 959.181,30 TL olarak ödendiğini, yapılan ödeme ile TTK m. 1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalıların TTK'dan kaynaklı sorumlulukları nedeniyle ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve davalıların itirazı ile icra takibi durarak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirtilerek hasar miktarına ve kusur oranlarının belirlenmesi ile davalıların kusurlu olmaları nedeniyle sigortalıya ait emtialar da oluşan zararın davalılardan tazminini ve itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Lojistik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan hasar tutanağı ile emtiada meydana gelen hasarın ancak emtianın antrepoya alınması sonrasında, yani şirketin sorumluluğunun bulunmadığı esnada meydana geldiğini, şirketin yüke ilişkin sorumluluğunun yükün boşaltma limanına tahliyesi ile sona erdiğini, şirketin ayrıca kara taşımasının gerçekleşmesinde de görev almadığını, yüklerin muhafazasına ilişkin antrepo ile yapılan anlaşma sigortalı tarafından yapılmış olup, emtianın antrepoda hasarlanmış olması ihtimalinde şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğini, taşıyan sıfatına haiz olmadıkları ve hasarın meydana geldiği an itibariyle hiçbir şekilde sorumluluk atfedilemeyecek olması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan hasar tutanağında taşıyanın veya temsilcisinin imzası bulunmadığını, sigortalı tarafından poliçe kapsamındaki yükümlülüğü yerine getirilmediğini, emtianın eksik ambalajlanmasından dolayı hasarın meydana gelmesine ilişkin yapılan ödeme teminat dışı olduğu, lütuf ödemesi (“ex gratıa”) niteliğinde olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetine haiz olmadığını, davacı tarafın sigortalayan sıfatıyla rücu isteminde bulunabilmesi için öngörülen 90 günlük hak düşürücü süre geçtiğini, sunulan eksper raporuna dayanak incelemenin taşıyanın huzurunda gerçekleştirilmediğini, raporun yargılamaya esas alınamayacağını, TTK madde 1185 kapsamında hasar ihbarında bulunma yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmediğini, emtianın deniz taşıma senedinde yazdığı gibi hasarsız olarak teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, hasar tutanağının davacı tarafın iddialarının aksine hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelmediğini ispatladığını, konteyner hasarına ilişkin herhangi bir tutanak bulunmaması itibari ile hasarın konteynerin gemiden tahliye edilerek taşıyan sorumluluk alanından çıkması sonrasında kara taşıması (iç taşıma) esnasında ve/veya davacı sigortalısı adresinde gerçekleştiğini, şirketin meydana gelen hasarda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, husumete yönelik itirazlar saklı kalmak kaydı ile, şirketin TTK 917. madde uyarınca “taşıma işleri komisyoncusu” olarak hareket ettiğinin ve sadece “aracıdan” ibaret olarak taşıma işinin organizasyonunu gereği gibi sağlayarak üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ekspertiz raporunda hasar hesaplamasına 9620 oranında “ilave bedel” şeklinde bir kalemin de ekli olduğunu, davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısı ile arasındaki sözleşme kapsamında yaptığı ilave ödemelerin rücu hakkı kapsamında talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini, davanın ...Ltd.'ye ihbarını ve davacıya kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... Lojistik Dağıtım Hiz. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle TTK'nın 1472/1 .maddesi gereğince, davacının sigortalısının haklarına halef olabilmesi davacı tarafından yapılan ödemenin taraflar arasında imzalanan sigorta sözleşmesi kapsamında bir ödeme olması gerektiğini, davacı ile sigortalısı arasında imzalanan sigorta sözleşmesinin 18.maddesine rağmen sigortalı tarafından hasara ilişkin tutanak dava dışı sigortalının çalışanı tarafından tek taraflı tutulduğunu, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin sigorta poliçesi dışında olduğunu, bu nedenle davacı tarafın aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafından sigortalısına 22/05/2023 tarihinde ödeme yapıldığını, davaya dayanak icra takibinin 15/08/2023 tarihinde başlatıldığını, ödeme yapılan tarih ile icra takibinin yapıldığı tarih arasında TTK m. 1188/3'e göre yasa hükmüne belirtilen doksan günlük sürenin geçtiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Firmanın A tipi genel ANTREPO işletmeciliği yaptığını, sigortalıya ait emtialar 22-23/02/2023 tarihlerinde ... Lojistik'e ait gümrüklü antrepoya giriş yaptığı ve denetlenen bir ortamda muhafaza edildiğini, emtiaların firma sorumluluğunda iken herhangi bir zarar görmediği Emtiaların antrepodan çıkışı esnasında tutulan tutanaklarla sabit olduğunu, emtiaların tamamının 01.03.2023 tarihinde sigortalı tarafından temin edilen dava dışı taşıyıcı firmalara "Eşyayı sağlam ve orijinal olarak teslim aldım" şeklinde tutanak tutularak, sağlam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, 01/03/2023 tarihi itibariyle de emtiaların şirket ile ilişiği sonlandırıldığı, firmanın kara taşımacılığına hiçbir şekilde katılmadığını, sigortalı tarafından emtialar teslim alındığında taşıyıcı ile herhangi bir tutanak tutulmadığını, aradan 14 gün geçtikten sonra dava dışı sigortalı tarafından 16/03/2023 tarihinde tek taraflı bir tutanak tutularak emtiaların hasarlı teslim alındığını iddia edildiğini, sigortalı tarafından üç günlük yasal bildirim süresinde ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğini, teslim sırasında emtiaların hasarlı teslim alındığına ilişkin tutanak tutulmadığından emtiaların hasarsız bir şekilde alıcısına teslim edildiğinin, emtiaların dava dışı sigortalının hakimiyet alanındayken zarar gördüğünün kabulü gerektiğini, emtiaların antrepodan dava dışı sigortalı tarafından temin edilen dava dışı şirketlere ait araçlara sağlam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiği, sigorta şirketi tarafından ödendiği belirtilen *620 ilave bedel sadece sigorta sözleşmesinin tarafları olan sigortacı ve sigortalıyı bağlayacağından ilave tutarların talep edilmesinin mümkün olmadığını, icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya kapsamındaki deliller, Mahkememizce alınan heyet bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu olan emtiadaki hasarın 02/03/2023 tarihinde dava dışı sigortalı tarafından tek taraflı olarak tutulan hasar tespit tutanağı ile tespit edilerek önce mail yoluyla daha sonra ... Noterliğinin 21/03/2023 tarihli noter ihtarıyla ihbar edildiği ve emtiada meydana gelen hasara ilişkin fotoğrafların ve davacı sigorta şirketi tarafından giderilen hasara ve yapılan ödemeye ilişkin dekont suretinin dosyada mevcut olduğu anlaşılmış ise de, Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi, davacının sigortalısına halef olarak sorumlulara rücu hakkını sahip olduğu ancak davalı ... firması tarafından organize edilen deniz taşıması süreci sonunda ve geçici depolamada hasarın mevcut olduğuna yani hasarın bu aşamada gerçekleştiğine dair somut bir delil bulunmadığı, dolayısıyla emtianın boşaltma limanına teslimi ile sona eren taşımanın davalı ... firmasının sorumluluğunda olan ilk kısmında hasar oluştuğuna dair bir tutanak ve tespit bulunmadığından davalı ... firmasının sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... Lojistik firmasının ise somut olayda geçici depolama-saklama ve ardiye hizmeti verdiği, limandan yapılan yüklemeleri organize ettiği, yükü iç taşımaya verirken hasarsız notu ile yükleri taşımaya verdiği, buna göre davalı ... Lojistik firmasının sorumluluk alanında hasarın gerçekleştiğine dair de bir delil bulunmadığı, dolayısıyla meydana gelen hasardan ... Lojistik firmasının da sorumluluğunun bulunmadığı, hasarın hangi taşıma sürecinde meydana geldiği sabit olmadığından davalıların sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmış, davacının davasının reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davalıların ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali davasında, davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafından dava dışı ... Mağazacılık Ticaret ve Anonim Şirketi'ne ait emtialar ... nolu ... ... Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, poliçe dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, sigortalı ... Mağazacılık Tic. ve A.Ş., Endonezya'da yerleşik ... firmasından satın almış olduğu emtiaların sigortalıya ait ... adresine davalıların sorumluluğunda yapılan nakliye sırasında hasar gördüğünü, 02.03.2023 tarihinde sigortalının ...’de yerleşik tesisine ulaşan emtia üzerinde yapılan incelemede muhtelif hasarlar tespit edildiğini, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu kendi içinde çelişkiler ve bariz hatalar barındırdığı gibi eksper raporuyla da arasında çelişki bulunduğunu, karara dayanak yapılmasının mümkün olmadığını, raporda yer alan ifadelerden "Durum böyle olmakla birlikte, sorumlu olması muhtemel taşımacı veya depo sahibine süresi içinde gönderilen bir hasar ihbarı bulunmamaktadır" tespitinin hatalı olduğunu, sigortalı tarafından derhal hasar ihbarında bulunulduğunu, kaldı ki davalının ihbarda bulunulmadığı gibi bir iddiası da bulunmadığını, taşıma sürecinin başından itibaren 02/03/2023 tarihindeki hasar ihbarı ve devamına dair mail yazışmaları ile ihtarname dava dosyası arasında olduğunu, bu durum bilirkişiler tarafından dosya yeterince incelenmeksizin rapor tanzim edildiğinin en basit ispatı olduğunu, sigortalı tarafından yapılan taşıma sözleşmesi kapsamında emtianın hasarsız teslim borcunun davalılara ait olduğunu, sigortalıya kapıda teslim taşımaların hiçbir aşamasında davacının dahiliyetinin olmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği sigortalı ve sigortalısının haklarına halef sıfatıyla davacı açısından değil, davacının zararı karşılandıktan sonra taraflar arasındaki iç ilişkide ispatı gereken bir husus olduğunu, zira TTK madde 875 vd gereği davalıların davacıya karşı sorumluluğunun müşterek ve müteselsilen olduğunu beyan ederek açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla tehiri icra ve istinaf istemlerinin kabul edilerek ...Asliye ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen kararının kaldırılmasına; davalıların ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu borca itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların itirazı haksız ve kötü niyetli olmakla %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, ...Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... Mağazacılık Ticaret ve AŞ arasında, 27/02/2023 başlangıç tarihli 90 gün süreli "... Sigorta Poliçesi" sözleşmesi imzalandığı, başlangıç yerinin Samearang- Endonezya bitiş yerinin ...-... olduğu, deniz yolu taşıma teminatı başlığı altında 1.C.C A klozlarını içerdiği, söz konusu teminatların hem kara taşıması hem deniz taşıması aşamalarını teminat kapsamı içine aldığı görülmüştür. Davaya konu nakliye hizmetinin poliçe teminat dönemini kapsayan tarihlerde gerçekleştiği, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya 22/05/2023 tarihinde 959.181,30 TL tazminat ödediği, ödediği bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından deniz yolu taşımacılığının ... Lojistik tarafından yapıldığı, davalılardan ... Lojistik firmasının geçici depolama - saklama- ardiye hizmeti verdiği, davalı ... Lojistik firmasının antreposundan yapılan yüklemede emtianın sağlam yüklenip teslim edildiğine dair belgeler bulunduğu, karayolu taşımasının sigortalı firma tarafından dava dışı ... Nakliyata yaptırıldığı ve bu firma tarafından teslim edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda yapılan uluslararası bir taşıma olduğu için uyuşmazlığın özellikle taşıyıcının sorumluluğu bakımından CMR Konvansiyonu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taşıma sözleşmelerinin CMR hükümlerine göre herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp sözleşmenin sözlü olarak dahi yapılabilmesinin mümkün olduğu, ancak CMR hükümlerine tabi bir taşıma senedi -sevk mektubu düzenlenmiş ise CMR hükümlerine göre taraflar arası sözleşmenin varlığı, malın taşıyıcıya sözleşmeye uygun teslimi ve taraflar arası sözleşme şartları bakımından temel ispat belgesi CMR taşıma senedi olduğu, ayrıca açıkça görülen hasar durumunda en geç derhal bildirim şartının CMR m. 30 gereği olduğu, açık olmayan hasarlarda ise 7 İş gününde ihbar şartı olduğu, yine CMR Konvansiyonu m. 17/1’ e göre “ Taşımacı yükü teslim aldığı andan,teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından doğacak hasardan sorumludur”, hükmünün getirildiği, CMR'nin 17/2 maddesine göre ise taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen borcu tazmin borcu altında olduğu, bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğunun karine olarak kabul edildiği, sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesinin zorunlu olduğu, bu düzenlemeye karşılık taşıyıcının CMR Konvansiyonu 17/2 uyarınca eğer kayıp, hasar ve gecikme, ” istek sahibinin ihmalinden “,” istek sahibinin verdiği talimattan, “yüke has bir kusurdan“, ”taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamayacağı, CMR m. 17/4-b ) hiç ambalajlama ve ambalaj kusuru, aktarma- yükleme- boşaltma - istifleme, kırılma gibi eşyanın özel niteliği gibi bir takım hususları da taşıyıcının sorumluluktan kurtulması özel sebepleri olarak saydığını, CMR 18/2.maddede açıkça CMR m. 17/4’te sayılı sebeplerden birine dayanan taşıyıcının bunu ortaya koyduğunda zararın bu sebeplerle meydana geldiğinin varsayılacağını belirttiği, yani bu sebeplerden birine dayanan taşıyıcının üstündeki ispat külfetinin yer değiştireceği anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında somut olayın tetkikinde; bilirkişi raporuna göre hasar tespit tarihi 02/03/2023 olup ihtarnamenin keşide edildiği tarihinin 21/03/2023 olduğu, davacı tarafça mail bildiriminde bulunulduğu ileri sürülmüş ise de; karinenin aksinin tutanaklarla ispatlandığı, bu suretle hasarın hangi aşamada meydana geldiği tespit edilemediği gibi, bilirkişi raporuna göre hasarın eşyanın doğal niteliğinden kaynaklanabileceğine ilişkin tespitlerin bulunduğu anlaşılmakla; davanın reddine ilişkin mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih,...Esas,....Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, 5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.